Author Archives: Editör

Haz 25

Aynanın ne suçu var ki suret burada, siret nereden? Aynadaki yansımasına bakıp bakıp saydırıyordu yine. Küçücük yaşında terk edip gitmiş anasından başladı sövüp saymaya. Bakkalın çırağı ne güzel saçların var, demiş de kocası bir gün sevmemiş saçlarını da, bunun için evlat bırakılıp gidilir mi. Ne oldu! Mısır püskülüne döndüyse saçların, erkenden kel kaldıysan yahut, düşünmedin mi bir gün beni. Kimlere bıraktım ben oğlumu diye. (daha&helliip;)

Haz 23

Ahmet Büke’nin yeni çocuk kitabı “Paspas Tepemde Kapiş Paçamda” çok eğlenceli bir öykü.

Zeyno, evin kedisi Paspas’ı şapka yapmış sokağa çıkıyor. Mahallenin köpeği Kapiş’le karşılaşınca macera başlıyor. Kimler yok ki bu öyküde… Kargalar, cevizler, Nurhayat Teyze, Berber Ali Amca ve Zeyno’nun anne babası.

Yazarın “Annemle Uzayda” adlı kitabı da harikaydı. 5 yaşındaki yeğenimin de en sevdiklerinden. Astronotun anne olması çok hoşuma gitmişti. Bu sefer de baba dikiş yaparak gözüme girdi. Cinsiyetçi kalıpları kıran kitapları tercih ediyorum.

Merve Atılgan’ın canlı resimleriyle renklenen kitap her yaştan okura göre…

Haz 11

Sevdiğim çocuk kitaplarından bahsetmeye devam ediyorum. Bu kez neşeyle okuduğum resimli kitaplar var. Hepsi bana umut veriyor. Elbette her yaşa lazım.

Uçan Kaya / Taze Kitap

Duygu Dalgakıran’ın yazdığı, özgürlük ve hayallere dair kanatlı bir öykü.

Kaya Kızılkuyruk kuş olduğuna inanıyor. Gülmeyin hemen. Kuşların çeşitli özelliklerini taşıyor. Şarkı söylüyor, ağaçlara tünüyor, hatta havalanıyor. (daha&helliip;)

Haz 11

Kocaman gülümseyişim renklerimin capcanlı oluşundan. Kanadımın sol yamacı mavi, en sevdiğim. Ustamın ellerine sağlık, “mavi huydur bende” demiş boyamıştı sol yamacımı.

Kuyruğumu uzun olandan taksın istedim, en uzunundan. Boy boydu kuyruklar. Upuzun, en renkli kuyruğu gözüme kestirdim ve gözlerimi kapatıp bekledim. Bir cesaretle baktım ki istediğim takılmış. Yuppppii… Sessizce bağırdım sevinçle. (daha&helliip;)

Haz 04
Resim: Gözde Yüksel

“Para ve statü kazanmak çok çalışmakla doğru orantılı olarak artan bir durum değil,” dedi Ayşe. Gözlerini Başak’ın son tablosuna dikmiş konuşurken. “Stratejik düşünme, politik davranma, oyun kurma, bunlar kurumsal iş yaşamının başarı için olmazsa olmazları ve maalesef oyun böyle kurulduğu için kuralına göre hareket etmediğinde rahatlıkla dışında kalabiliyorsun. Tabii her kurumun kültürü ya da stratejisi kendine göre.” Bu cümleleri kurarken derin bir nefesle içini çekti ve ilgiyle Başak’ın tablosuna bakmaya devam etti. “Ve fakat hepsi bullshit neticede,” diyerek Bengü’ye hınzırca bir bakış attı. Yıllarca plaza İngilizcesiyle konuşulan bir şirkette çalıştıktan sonra oradan kaçarcasına uzaklaşan Bengü için bu bakış yeterliydi. Bilmez miyim, dercesine gülümsedi.

“Sahi” diye sordu Ayşe. “Ne kadar zamandır profesyonel olarak resimle uğraşıyorsun?” (daha&helliip;)

yazı çizi