Author Archives: Editör

Şub 20

Osmanbey hiç olmadığı kadar sıcak bu kış. Ilık havanın en büyük kanıtı, semtin asıl sakinleri olan kedilerin, araba altları ya da bir palasın kuytusundan medet ummadan, sağa sola aheste yürüyüşleri. Sırtımdaki gitarın telleri hiç gerilmedi nemrut soğuktan sebep. Güneşin yeni bir günü başlatmasına birkaç saat kalmasına rağmen, ıssız değil güngörmüş sokağım. Her gece olduğu gibi, kulağımda çaldığım son şarkının notaları, gün doğmadan yatağa uzanma telaşındaki bacaklarıma yetişmeye çalışıyorum. (daha&helliip;)

Şub 09

“Benim gibi insanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim.

Yeni atölye grubu, mart ayında başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca cumartesileri 14.30-16.30 arası sürecek.

Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

(daha&helliip;)

Şub 04

Ah şu insanlar, h harfimi yuttular. “Naif” deyip duruyorlar. Kelimenin tam anlamıyla “acemice yapılan” bir davranış; “saf, deneyimsiz” insanlara özgü. Bir kere naif Fransızcadan geliyor, benim kökenimse Arapça. Ayrı dillerin kelimeleriyiz vesselam.

Beni yaralıyor bu h’sizlik. “İnce, duygulu, hassas” tabiatıma iyi gelmiyor. Bin yıllık deneyim bir anda yok olur mu?

Ey konuşanlar! Beni incitmeyin, h’mi unutmayın. Biraz nahif olun…

Şub 02

Kumkurdu

Posted by Editör in okuryatar

Asa Lind’in çocuklara yazdığı “Kumkurdu” serisi üç kitaptan oluşuyor: “Kumkurdu”, “Daha Fazla Kumkurdu”, “Daha da Fazla Kumkurdu”. Keşke dahası olsa!

Kristina Digman’ın sade çizgileri serinin sade anlatımını yansıtıyor. Ali Arda’nın İsveççeden çevirisi gayet akıcı. Pegasus Yayınlarının ciltli bastığı kitapları kimseye vermeye kıyamam. Hep benimle ve yeğenimle kalsın istediğim nadir kitaplardan.

Zackarina deniz kıyısında yaşayan akıllı bir kız. Sahilde Kumkurdu ile tanışıyor. Kumlardan ayırt etmesi zor, parlak tüylü bu kahraman kim bilir kaç yaşında. Pek rahat, neşeli, yaşama bakışı engin… Tıpkı Zackarina gibi. Bu ikilinin sohbetleri doyumsuz. (daha&helliip;)

Şub 01

Telef

Posted by Editör in okuryatar

Bir öğrencimin önerisiyle elime aldığım “Telef”i tek seferde okudum. Birbirine bağlanan şiirimsi masallar.  Attilâ Şenkon, anlatımın nasıl hem sade hem de çarpıcı olabileceğini gösteriyor.

Adı korkutmasın, “acıklı” bir kitap değil. Yazar, kayıp hikâyelerini dramatize etmeden, olduğu gibi, masalın büyülü diliyle aktarıyor. Kim bilir kaçıncı cumartesi, yan yana gelen kayıp yakınları sözü birbirlerinden alıyorlar.

“Herfene’nin masalı” bölümünden:

“Önüne katıp getirirdi onları

Uzaklardan yorgun bir rüzgâr.

Tütün,

sabun, (daha&helliip;)

Oca 31

Kral eşini kaybettikten bir yıl sonra yeniden evlenmiş. Geçen yılı aratmayan bir kar örtüsü varmış ülkesinin topraklarında. Eski kraliçenin aksine yeni kraliçe giyimine ve saçına çok dikkat edermiş. Öyle ki saraya geldiği gün yüzlerce ayna getirtmiş. Tüm koridorlara, odalara hatta bahçeye bile bu aynaları koydurtmuş.

Sarayın büyüklüğü karşısında hayranlığını gizleyemeyen kraliçe prensesin odasını görünce hayal kırıklığına uğramış. Prensesin dadısına dönerek “Neden bu odada ayna yok?” demiş. (daha&helliip;)

Ara 14

Kız kardeşim ve 2,5 yaşındaki yeğenimle birlikte kitaplardan yılbaşı ağacı yaptık. Tam 4 raf kitap kullandık. Çok eğlendik. Birkaç süs ve ışıklarla da donatınca seyre değer hale geldi.

Siz de benim gibi gerçek çamlara kıymıyor, plastikleri de sevmiyorsanız deneyebilirsiniz. Google’dan pek çok fotoğraf bulabilirsiniz. Ben pek kavrayamadım önce ama kardeşimin tasarım zekâsı sayesinde kolaylıkla sonuca ulaştık. Yeğenimin heyecanı bize cesaret verdi.

Bolca umuda ve neşeye ihtiyacımız var. Bu ağaç bir vesile… Baktıkça ve yanında bir araya geldikçe umut saklandığı yerden çıkıyor.

yazı çizi