Author Archives: Editör

May 05
Resim: Gözde Yüksel

Her zaman yaptığı gibi Kuğulu Park’ta otobüsten inip Libya Caddesi’ndeki evinin yoluna düştü. Şu zenginliğin ışıldadığı Tunalı’nın sonunda vardığı cadde, İncesu’ya bakan apartman. Gecekonduları gören teras. Gökyüzüne o denli yakın ki maviliğin göbeğindeki tekne. Yıkık dökük ama motoru çok kereler çalışmış, savaşlar görmüş ve fırtınalarda, kavgalarda yıkılmamış, ayakta. Sevdiceği bu evi teras olduğu için tutmuştu. Binaların arasında nefes alamaz Ali. (daha&helliip;)

May 04

Bul Beni Ziba”, İranlı yazar Farhad Hassanzadeh’in dilimize çevrilen ilk kitabı (Genç Timaş). Çocuklara ve gençlere yazdığı 80 kitabı (öykü, şiir, roman) ve 30 ödülü olduğunu öğrendim.

Ziba, doğum gününü epeydir görmediği babasıyla geçiriyor. Tahran’ın caddelerinde, parklarında, çeşit çeşit dükkânlarında geziniyorlar. Renkleri, kokuları, tatları, sesleri, duyguları hissettirerek…

“Ben öyle bir yerden geliyorum ki, insanın kafası orada çok önemlidir. Bu yüzden kafaya çok önem veririm. İşte bu yüzden diyorum ki, kafana çok çok dikkat etmelisin. Eğer kafanı rüzgâra verirsen, hayatını da rüzgâra vermiş olursun.” diyor babası.

Akıl hastanesinden kaçış macerası bu. Geçmişe gidip geldikleri ve anı yerinde tutmaya çalıştıkları… Hikâyeyi Ziba’dan dinliyoruz: (daha&helliip;)

May 01

Dev bir ağacın gölgesinde, sabahın ışıkları gözüne vurmaktaydı. Sabah güneşi bildiği bir saatte doğmamıştı tabii. Sessiz bir rüzgâr tüm bedenini yalayıp çoktan yola koyulmuş, Derya ise arkasından bakakalmıştı. Hışırtılara kulak verdi. Giraffe ailesi ağaçların körpecik dallarını mideye indirmekle meşguldü. Her biri boyuna göre bir dala uzanmış, kopardıklarını küçükçe bir sürüngen gibi gözüken siyah dilleri ile evirip çeviriyor, öğütücü dişlerini bir o yana bir bu yana çalıştırıyorlardı. (daha&helliip;)

Nis 30

Tren günlerdir yol alıyordu. SS subayları tarafından evlerimizden silah zoruyla çıkartılıp bu hayvan katarlarına tıkılalı kaç gün olmuştu hatırlamıyordum. Nereye götürüldüğümüz hakkında hiçbirimizin fikri yoktu. İkizlerim Lila ve Ezra benimle beraberdi, ancak eşim Benjamin’i başka bir vagona koymuşlardı. Yanımıza aldığımız yiyeceğimiz ve suyumuz çoktan bitmiş, insanlar bitap düşmüştü. (daha&helliip;)

Nis 27

Annesi halıları topladı diye öfkelenmişti. Kendini bildi bileli geçirdiği bu nöbetler Suat dahil herkesi çok korkuturdu. Bir daha asla sakinleşmeyecek gibi olur, boynundaki damarlar her an şiddetle patlayacakmışçasına şişer, iner, şişer. Annesi halıları tekrar serse, ayaklarına kapanıp ağlasa da sakinleştiremez Suat’ı. (daha&helliip;)

yazı çizi