Author Archives: Editör

Eki 31

Depremin ertesi günü umut verici bir haber aldık. Rock müzisyenleri birleşip konser yapmayı planlıyordu. Çok hızlı hareket ettiler, hemen duyurdular konseri: Van İçin Rock. Twitter ve Facebook sayfalarını derhal oluşturup an be an bilgilendirdiler bizi. Gidemeyeceksek bile bilet almamızı istediler ve böylece 12.500 bilet hızla tükendi.

Konsere binlerce kişi katılırken binlercesi de Dream TV’nin canlı yayını sayesinde ekrana kilitlendi. İzlerken her an o kadar gurur duydum ki katılan 41 müzisyen ve rock grubuyla (isimleri aşağıdaki afişte)… Barış, kardeşlik ve dayanışma mesajlarıyla hak edenlere en iyi cevabı verdiler her biri. İşte onlardan ikisi:

“Silahlar sussun, kahrolsun faşizm, yaşasın halkların kardeşliği!” Marsis

“Burada sadece Van’a yardım için toplanmadık. Bütün ırkçı ve ayrılıkçı söylemlere cevap veriyor 12500 kişi: BİZ KARDEŞİZ!” Aylin Aslım (Fotoğrafı da ondan aldım.) (daha&helliip;)
Eki 25

İçim susmuştu ya, bugün konuşmaya başladı. Bu karmaşada, bu acı deryasında bana umut veren insanlar var. Van depreminde enkaz altında kalan, yaralanan, evi sokağa dönüşen insanlar için “insanca” çaba sarf edenler var.

Ceketini çıkarıp koliye ekleyen taksi şoförleri var. Bir anda organize olup, herkesi yönlendirip birbirini destekleyen Yalnız Değilsin Van ve Van’la Dayanışma var. Can kurtaran AKUT var. Sosyal medya aracılığıyla ihtiyaçları ortaya koyup yardımı organize eden kitle örgütleri, sendikalar, odalar, partiler var. Evindeki dolapları boşaltıp yollayan anneler var. Bazıları sosyal medya baskısıyla da olsa elini taşın altına koyan üreticiler var.

Ya diğerleri? Onları anmayarak yok sayıyorum. “Onlar aslında yoklar.”

Eki 24

Kifayetsiz

Posted by Editör in her şey

Öyle yorgun, öyle suskun ki içim… Yaşama dair kelimeler sessiz, kifayetsiz*…

Savaş, kan, deprem… Hep savaş, hep ölüm isteyenler ve istemeyen bir avuç ben…

* Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel / Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu / Bu derde düşmeden önce Orhan Veli Kanık

 

Eki 20

ON8, yepyeni ve heyecanlı bir yayınevi. Var mısın? Yok musun? ilk üç kitaplarından biri. Gençler için sıradışı kitaplar yayımlıyorlar. Her yaştayım ya, bu kitabı 16 yaşımla okuduk ve çok sevdik.

İki kahramanımız, Gabri ve Franco’nun komik, hüzünlü, eğlenceli yolculuk öyküsündeyiz. 16 yaşımla ben, bir de bizim iki “kanka”. Onlar da 16 yaşında! Macerayı Franco anlatıyor. Ben Gabri oldum çoğunlukla. Deli dolu, neşeli, inatçı, şeytan tüylü serserinin, çılgının teki… Bazen de Franco olup mantıklı düşündüm, duygularımı da anlattım bambaşka bir dilde… (daha&helliip;)

Eki 18

Yazarken düşünmeyeceksin. “Haydaa! Bu da ne demek şimdi!” deme. Düşünmeyeceksin işte. Tabii beynin işleyecek, düşünceler hızla akacak. Kendini o akışa teslim edeceksin. Her sözcükte durup düşünmeden, hesaplamadan.

Seni sürükleyen sevdayı yaşar gibi yazacaksın. Sevdalanınca düşünüyor musun? Sorup duruyor musun: nasıl oldu, neden, oldu mu, olmadı mı… (daha&helliip;)

Eki 17

Ne güzel, eyvallah gibi birden fazla mana içeren bir söz: “Yeter ki sen iste!”, “Öyle olsun”, “Varım”, hatta “Eyvallah!”… “Önemlisin sen, değerlisin, kırmam seni…”

Kırıp dökmek ne kolaydır oysa… Tek bakış yeter, söz bile gereksiz.

Bunları neden yazıyorum, bilmem. Kazım Koyuncu, “Dido Nana” derken dökülüverdi kelimeler. Dökülemeyen gözyaşlarının yerine… (daha&helliip;)

Eki 12

Yazar ve editörlerinden biri olmaktan gurur duyduğum okuryatar, güzel bir çağrı yaptı:

“Bu barış başyapıtlarını kazanmak için etkiliblog sayfamızı beğenip paylaşmanız yeterli.”

Böylece etkiliblog’la okuryatar’ı barış kitaplarında buluşturduk. Hediye kitapları görmek ve çekilişe katılmak için okuryatar’a buyurun:

 

http://www.okuryatar.com/baris-kitaplari-etkiliblog-cekilisi/

Kitaplardan birini okumaya başladım bile. Yakında yazacağım ikisini de!

yazı çizi