Author Archives: Editör

Eki 11

Ah Şiir Ah! adlı yazımı okuyan Tutkunun Şairi ile Twitter’da biraz sohbet ettik. Şiirle internet ilişkisini sordu bana. Ben de topu ona attım. Beni kırmayıp düşüncelerini yazdı ve sizinle paylaşmama izin verdi. Buyurun, bir şairin gözünden okuyun:

Malumunuz, eskiden şiire ulaşmanın yolu kitaplar ve az sayıdaki dergilerdi. Şimdi ise şiire ulaşmak için sanal ortam tercih edilir oldu. Bunun artı ve eksileri zaman zaman aklıma takılıyor. Yazınızı okuyunca yine aklıma geldi ve bunu da yazmanız gerektiğini düşündüm.

Ben bir şiirseverim. Yazıyorum da hatta. Şiirle ilgili olunca sanal dünyada yer alan birçok şiir oluşumunda yer aldım. Gözlemlerim: (daha&helliip;)

Eki 10

Kepçee!

Posted by Editör in her şey

Çocukken zar zor elde edebildiğim bir plastik arabam vardı. Üstüne bağlı teliyle yürütürdüm onu. O zaman böyle arabalar, kepçeler, kamyonlar pek yoktu.  Hele de kızların öyle oyuncakları olmazdı. Artık bir kepçem var. Sarı ve turuncu, çok güzel bir oyuncak!

İçimde kalmış, her gördüğüm yerde “Kepçee!” diye bağırırım. Ne kadar çok istemişim ki şimdi bahçede çalışıyor. Ne müthiş bir araç! Budanmış dalları kavrayıp kaldırışı ve kenara bırakışı, toprakta bıraktığı iz… O ne güç! O ne ihtişam! Yaşamın bütün anlamını bir kepçeye yükledim. Ne yapayım, seviyorum! (daha&helliip;)

Eki 06

Ateş!

Posted by Editör in okuryatar

“Üç, ikiii, birr, Ateş!”  Kaçmayın, kaçmayın! Bu Ateş o ateş değil (mi acaba?), kahramanımız Ateş.  “Merhaba millet” diye başlıyor kitap, Ateş’in selamıyla. Hayatının on yılını bizimle paylaşmaya karar vermiş arkadaş.

Aslı Tohumcu, çocuk kitabı yazmayı da bildiğini gösterdi. Taş Uykusu ve Abis’ten sonra neşeli bir kitapla karşımda.

Ateş’i resminden tanıyıp sevdim. Reha Barış, o kadar güzel çizmiş ki canlı gibi. Gözlerinden enerji fışkırıyor. Adı gibi heyecanlı, 10 yaşında bir genç!

Ailesini, özellikle kardeşini çok komik anlatıyor:

Kardeşim bir köpek olabilir mi? (daha&helliip;)

Eki 04

Eyvallah!” demiştim. Pek çok anlamı barındıran sözcüklerdendi. Bu kez “mana” diyorum. Anlam mı mana mı derseniz “Aynı ama başka” derim. Mananın söylenişinde bile farklı bir “mana” var, sondaki –a’nın incelişi katıyor belki de bu derinliği…

Mananın da eyvallah gibi “sufice” bir yanı var. “Mana âlemi” deyince engin bir inanç, huzur evreni canlanıyor gönlümüzde. Anlamın derin olanı mı desek ona, ne desek?

Gönül gibi zengin, gönülle bütünleşen bir ifade mana. Tek bir sözcükten ziyade ifade demeyi hak ediyor. (daha&helliip;)

Eki 03

Aşk son zamanlarda, her daim olduğundan daha mı fazla gündemde, yoksa bana mı öyle geliyor?

Önce ilahi aşk. Herkeste bir Mevlana sevgisi, “Şems neler yaşamış, neler!” hüznü. Kitaplar, yazılar, twitler, paylaşımlar… Acaba kaç kişi Mesnevi’yi okuyor? Yıllardır anlamaya, sindirmeye çalışıyor?

“Nerede o eski aşklar mirim?” Hülya’lı Türkan’lı Türk filmlerini seyredip seyredip ağlıyor kadınlar. Nerede o Ediz Hunlar, Ayhan Işıklar, Tarık Akanlar… Aah, ah! (daha&helliip;)

Eyl 29

Aldın eline kalemi ya da geçtin klavyenin başına. Başladın yazmaya. Yaz yaz bitmiyor. Mevzu derin, önemli, anlatacakların sonsuz…

Uzun uzun anlattın. Daha da bitmedi ya, neyse… Sundun okura. Peki, okuyabilecek mi? Yoksa görür görmez korkup kaçacak mı başka bir sayfaya? Gitti mi boşa o kadar emek!

Merak etme, bana da oluyor. Hayko’yu,  konseri mesela, o kadar uzun anlatmak isterdim ki… Bütün şarkı sözlerini döşemek sayfalara…

“İyi de ne yapalım yani?” Haklısın, birkaç önerim var: (daha&helliip;)

Eyl 27

B, Bira

Posted by Editör in okuryatar

Tom Robbins, Parfümün Dansı ile sevdiğim bir yazar. Pek çok romanı var. Bu kez farklı bir kitapla çıktı karşıma. B, Bira (nedense “bi bira” diyorum), hem çocuklar hem de yetişkinler için. Ne kadar yetişkinsem! Okurken çocuklar gibi şendim.

Kitap çok eğlenceli. Kahramanlar birbirinden komik. “Çocuk” kahramanımız Gracie anlatıyor birayla macerasını. En sevdiğim kahraman, çılgın amcası Moe. Kendisi bir bira filozofu. Tam bir çocuk aslında! (daha&helliip;)

yazı çizi