Author Archives: Editör

Şub 13

Kediler şahit olmuştu o gün olanlara. Bahar’ın, çaresizliğine merhem olmasını umduğu Yoldaş ve Ararat… Biri uysal, diğeri hırçın… Kendini ait hissetmediği bu şehre, bu sokağa ve bu eve onu bağlayacak bir şey ararken bulmuştu onları, sokağın köhne bir köşesinde. Sarıp sarmalarsa yaralarını, kendi yaraları da kabuk bağlar diye ummuştu. Gecenin karanlığı belki ona dost olurdu böylece. Bunca zulme ve acımasızlığa rağmen nefes alıyor olmanın keyfine varabilirdi, kediler arsızca oynaşırken ayaklarının dibinde. (daha&helliip;)

Şub 12

Atölyemiz heyecan ve neşeyle devam ediyor. Yeni katılımlarla zenginleşiyor. Siz de bizimle olmak isterseniz beklerim. (daha&helliip;)

Şub 12

Dünyanın müziği denince Havana gelir akıllara… Bütün dünyada bilinir eşsiz Küba ritimleri. İnsanlığın karma mirası olup uyum içinde tınlayan bu hoş ezgiler, Afrika davuluyla İspanyol gitarının büyük aşkı değil midir?

Kendimizi ritmine kaptırdığımız salsalar, bangolar gibi, hemen her şey bir karışım değil midir Havana’da? Köle sahiplerinin konakları Hıristiyan-Müslüman geleneğiyle harmanlanıp adanın eşsiz mimarisini yaratmamış mıdır? Eski Havana sokaklarında yorulup Katedral meydanında oturulan masalarda garsona sorulan yemekler, Afrika’yla İspanyol mutfaklarının kaynaşması değil midir? (daha&helliip;)

Şub 11

Mayıs akşamüzerleri çok yorucu olurdu. Sessiz, insanı geçmişi düşünmeye iten gün batımları. Çok sevdiği adamları hatırlardı insan, hatırlanacak onca şeyin arasından. Güneşin bulutlar arasından sıyrılıp da suyun üzerine düşen çizgileri gibi, geçmiş günler açık seçik düşüverirdi hatıra. O geniş ufuk bırakıp sadece güneşin aydınlattığı kısımlara bakılır ya böyle manzaralarda, geçmişin de sadece o adamlarla ilgili anları düşünülürdü. Durduğun yerden uzaklaşmaya başlardı ruhun. Şimdinin sakinliğini yüreğinin dalgalarıyla dağıtır, oradan oraya savururdun benliğini. (daha&helliip;)

Şub 08

Menekşeler soldu. O gideli on gün oldu. Gitmeye karar vereli on ay. Saksılara baktı. Gözleri doldu. Tam düşerken sağ gözünden damlacık, Cin kucağına zıpladı. Dikkati dağıldı. Tonik dizlerine sürtünmeye başladı. Hep Cin’i kıskanırdı. İkisini de kucağına alıp okşadı. Eli, sesi, ruhu titriyor, içi kanıyordu. Kanadı. Kediler şahidi oldu.

Kadife koltukta uyuyakaldı. “O”nun koltuğunda. (daha&helliip;)

yazı çizi