Author Archives: Editör

Şub 22

− Ne yaptınız evladım?

− …

− Yanlış Evren Tozu torbalarını almışsınız! Daha onların içine Ş’leri eklememiştim. A’yla K bir arada olsa da yetmez, biliyorsunuz. Kaç defa anlattım. Ş’siz tozları yiyen insanoğlu bir daha hayatı boyunca aşkı bulamaz. Hadi bari koşun da Ş torbalarını da gariplere saçıp gelin, öğleden sonra derse devam ederiz. Bazı Ş’ler yerini bulur, birileri Ş’siz kalmamış olur. Böylece belki “Aşka inanmıyorum” diyenlerin sayısı azalır, “Aşk vardır” diyenler artar. (daha&helliip;)

Şub 21

Kolay

Posted by Editör in her şey

Ne kadar kolay şansının farkında olmayıp yitirivermek onu… Bir iki lafla herkesi kandırabileceğini sanmak. İnsanları küçümseyivermek. Hâlâ çıkarına uygun beklentilere kapılmak. Egonun esiri olmak ne kolay…

Sabun sanki, “kalıp haber cümleleri” ile yargılamadan mahkûm edivermek ne kadar kolay. Duyarlılık derken düşünmeden tüketmek…

Her şeye rağmen umuda tutunmak zor mu? O da kolay… Derin bir nefes alıp göğe bakmak, yaşamın bunlardan ibaret olmadığını hatırlamak. Yorulsan da yaşadığını fark etmek. Bakıştığın çam ağacının seni anladığını bilmek…

Şub 20

Atölyede hep konuşuyoruz, yazmanın faydalarını saya saya bitiremiyoruz. Aslında yazmanın tek bir amacı var: Varoluşumuzu yaşamak, belki de gerçeğe aktarmak. Kendimizi sözcük sözcük var etmek, görünür kılmak.

Bedensel olarak görünmeyi istemeyen yazarlar olmuştur hep. Bedenleriyle çıkmak istemezler okurun karşısına. “Somutlaşmamak” için belki. “Sözcük beden”leriyle bilinmek isterler. Şimdi anlıyorum onları, anlayabildiğim kadar…

Şub 20

Ilık kış gününün bulutlu öğle sonrasıydı. Kentin kalabalığında kendi içlerine çekilmiş insanlar hızlı hızlı yürüyordu. Bu kadar çok köpek, gündüz vakti bu sokakta hiç görülmezdi. Tek tek yürüyenler, oturan adamın çevresini sarmış, köpek çetesine meraklı bir bakış atıp kaçar gibi uzaklaşıyordu. Sırtını kitapçıya verip bekleyen gençler, kaçamak gözlerle onlara bakıp kimin ne kadar korktuğunu ölçmeye çalışıyordu.

Derken bir sokak fotoğrafçısı, elindeki makineyi oturan adama doğrultup art arda deklanşöre basınca ortalık birden aydınlanıverdi. (daha&helliip;)

Şub 19

Bakmayın öyle yüzüme. Ne dememi bekliyorsunuz? Çocuktuk, ne yaptığımızı bilemiyorduk mu demeliyim? Üzgünüm, kendimi kandırmayı bırakalı uzun zaman oluyor, farkında değil miydiniz? Siz zaten hiçbir şeyin farkında değilsiniz ki. Olmadınız hiçbir zaman. Olamadınız. Benimse o günden beri kulaklarım yalnızca bir sözcüğü duyuyor. Neden?

Ne şu ağaçta cilveleşen kuşların ne de rüzgârın sesini duyuyorum. (daha&helliip;)

yazı çizi