Author Archives: Editör

Ara 09

Gazeteci Seda Akgül’ü severim, benim kafadan, harbi kadın. Aklına geleni söyler, sakınmaz. Kalemi de aynı sözü gibi, doğru ve duru.

Dişilik mi Kişilik mi? her kadına lazım. Ne kadar gençken okunursa o kadar yararlı. Erken okursan, benim gibi yaptığın yanlışların listesine göz atıyormuş gibi hissetmezsin. Bu listeyi sunduğu için Seda’ya sonsuz teşekkürler. Bir daha “Ben nere(ler)de yanlış yaptım?” dememeyi umuyorum.

Erkek tiplerini anlatışına bayıldım, bu kadar acıklı bir mevzuyu böyle güldürerek anlatmak büyük beceri! Kadın tipleri de son derece aydınlatıcı, hem kendini tanıyorsun hem de diğer kadınları. (daha&helliip;)

Ara 07

Kutular

Posted by Editör in okuryatar

okuryatar yazarı Aylin Saraç’ın da rol aldığı, Tiyatro 1112 Garaj tarafından sergilenen Kutular, çarpıcı bir oyun. Yaşamın yüzümüze çarptığı ama bizim görmekten kaçındığımız anlar var bu oyunda. Yüzleşmeyi göze alanlar için birebir!

Oyun bir saat sürüyor, çok hareketli, bir an bile sahneden ayıramıyorsunuz gözünüzü. Ben böyle oyunları seviyorum, temposu yüksek ve akılda kalıcı. Daha doğrusu ruhta iz yapıcı. İzlere bürünsün ki ruh, kendi haritasını görebilsin.

Oyunun iki de ödülü var. “Canlandırma Bütünlük” ve “En İyi Erkek Oyuncu” (Hakan Salınmış). Fazlasıyla hak edilmiş ödüller. (daha&helliip;)

Ara 06

Geçen gece rüyamda Ahmet Ümit’i gördüm. Sultanı Öldürmek‘i çok uzun yazdığı için kızıyordum ona. “Tarihi roman yazacaksan orada anlat fethi methi, polisiyeyi polisiye gibi yaz!” O her zamanki sakinliğiyle açıklıyordu fethin de önemli olduğunu, romanı uzun tutması gerektiğini falan. İkna olmadım tabii, ne de olsa hayal kırıklığına saplanmış bir okuruydum.

Nasıl takılmışsa bu mesele kafama, bilinçaltımın nerelerine atmışsam çıkıverdi işte. Yazayım da bir daha uğraşmayayım, dedim. Sevip her kitabını heyecanla beklediğiniz yazarın bu kadar yorucu hale gelmesi üzüyor insanı. Üstelik fazla sözcükler konusunda takıntılıyım ben. Bu romanınsa yarısı fazlalık, anlayın halimi!

Umarım yeni romanlarında polisiye yazarına dönüşür Ahmet Ümit. Bir ümit…

 

Kas 28

Şiddet ve Şiddetsizlik, her gün okuyup şiddetsizliğin mümkün olduğunu hatırlamamız için harika bir kitap. Günışığı Kitaplığı’nın dilimize kazandırdığı “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisinden. Edebiyat Haber‘de yazdım.

Kas 27

Beni hayatta tutanların belki de en önemlisi keşfetme heyecanı. “Ar-Ge mühendisi olsan iyi olurmuş” demişti Nurhayatçığım. Önceleri makineler, araçlar, uzay, evren, her türlü bilinmeyendi beni heyecanlandıran. Büyüdükçe yeni duygular keşfetmenin coşkusunu fark ettim.

Ne sonsuz duygu var yaşayabileceğimiz, adı olmayan, ada ihtiyacı olmayan… Sürekli yeni duygular bulup seviniyorum. Belki de şimdiye kadar dinlemediğim yüreğimin sesini duyuyorum. Kalbimi açtım evrene… Şahane duygularla doldurdu içimi.

Büyümenin keyfine varıyorum. Demek doğruymuş, 35-40 kendini keşfetmeye başladığın yaşlarmış. Keşfettikçe şaşıyorum kendime, neler varmış içimde. Hayat bu yüzden sürüyor işte…

yazı çizi