Author Archives: Editör

Ara 20

Sevim Ak’ın yazdığı bu şahane kitabı Edebiyat Haber‘de anlattım. Okuyun, özgürlüğün tadına varın.

Ara 18

Yoga

Posted by Editör in her şey

Aslı sağ olsun, yogaya başladık küçük bir grup olarak. Zamanını bekliyordu, karşıma çıkıyordu epeydir.

Yoga deyip geçmeyin. Sadece fiziksel değil, zihinsel, ruhsal dengeyi de sağlıyor. Yaşamla uyumunuzu artırıyor, negatif etkilerden arındırıyor, huzura vardırıyor.

Son çalışmamızda kök çakramızı açtık ve mumla meditasyon yaptık. Aslı, aura renklerimizi gördü. Ben yeşil ve maviymişim. Yeşil şifa, uyum, merhamet (kalp çakrası), mavi de iletişim (boğaz çakrası) demekmiş. Oh ne güzel!

Derin nefes alıp yaşamı içinize çekmeyi hep hatırlayın. Yüreğinizden geçirin yogayı, onunla karşılaşacak ve çok mutlu olacaksınız.

Ara 09

Gazeteci Seda Akgül’ü severim, benim kafadan, harbi kadın. Aklına geleni söyler, sakınmaz. Kalemi de aynı sözü gibi, doğru ve duru.

Dişilik mi Kişilik mi? her kadına lazım. Ne kadar gençken okunursa o kadar yararlı. Erken okursan, benim gibi yaptığın yanlışların listesine göz atıyormuş gibi hissetmezsin. Bu listeyi sunduğu için Seda’ya sonsuz teşekkürler. Bir daha “Ben nere(ler)de yanlış yaptım?” dememeyi umuyorum.

Erkek tiplerini anlatışına bayıldım, bu kadar acıklı bir mevzuyu böyle güldürerek anlatmak büyük beceri! Kadın tipleri de son derece aydınlatıcı, hem kendini tanıyorsun hem de diğer kadınları. (daha&helliip;)

Ara 07

Kutular

Posted by Editör in okuryatar

okuryatar yazarı Aylin Saraç’ın da rol aldığı, Tiyatro 1112 Garaj tarafından sergilenen Kutular, çarpıcı bir oyun. Yaşamın yüzümüze çarptığı ama bizim görmekten kaçındığımız anlar var bu oyunda. Yüzleşmeyi göze alanlar için birebir!

Oyun bir saat sürüyor, çok hareketli, bir an bile sahneden ayıramıyorsunuz gözünüzü. Ben böyle oyunları seviyorum, temposu yüksek ve akılda kalıcı. Daha doğrusu ruhta iz yapıcı. İzlere bürünsün ki ruh, kendi haritasını görebilsin.

Oyunun iki de ödülü var. “Canlandırma Bütünlük” ve “En İyi Erkek Oyuncu” (Hakan Salınmış). Fazlasıyla hak edilmiş ödüller. (daha&helliip;)

Ara 06

Geçen gece rüyamda Ahmet Ümit’i gördüm. Sultanı Öldürmek‘i çok uzun yazdığı için kızıyordum ona. “Tarihi roman yazacaksan orada anlat fethi methi, polisiyeyi polisiye gibi yaz!” O her zamanki sakinliğiyle açıklıyordu fethin de önemli olduğunu, romanı uzun tutması gerektiğini falan. İkna olmadım tabii, ne de olsa hayal kırıklığına saplanmış bir okuruydum.

Nasıl takılmışsa bu mesele kafama, bilinçaltımın nerelerine atmışsam çıkıverdi işte. Yazayım da bir daha uğraşmayayım, dedim. Sevip her kitabını heyecanla beklediğiniz yazarın bu kadar yorucu hale gelmesi üzüyor insanı. Üstelik fazla sözcükler konusunda takıntılıyım ben. Bu romanınsa yarısı fazlalık, anlayın halimi!

Umarım yeni romanlarında polisiye yazarına dönüşür Ahmet Ümit. Bir ümit…

 

yazı çizi