Author Archives: Editör

Eyl 29

Aldın eline kalemi ya da geçtin klavyenin başına. Başladın yazmaya. Yaz yaz bitmiyor. Mevzu derin, önemli, anlatacakların sonsuz…

Uzun uzun anlattın. Daha da bitmedi ya, neyse… Sundun okura. Peki, okuyabilecek mi? Yoksa görür görmez korkup kaçacak mı başka bir sayfaya? Gitti mi boşa o kadar emek!

Merak etme, bana da oluyor. Hayko’yu,  konseri mesela, o kadar uzun anlatmak isterdim ki… Bütün şarkı sözlerini döşemek sayfalara…

“İyi de ne yapalım yani?” Haklısın, birkaç önerim var: (daha&helliip;)

Eyl 27

B, Bira

Posted by Editör in okuryatar

Tom Robbins, Parfümün Dansı ile sevdiğim bir yazar. Pek çok romanı var. Bu kez farklı bir kitapla çıktı karşıma. B, Bira (nedense “bi bira” diyorum), hem çocuklar hem de yetişkinler için. Ne kadar yetişkinsem! Okurken çocuklar gibi şendim.

Kitap çok eğlenceli. Kahramanlar birbirinden komik. “Çocuk” kahramanımız Gracie anlatıyor birayla macerasını. En sevdiğim kahraman, çılgın amcası Moe. Kendisi bir bira filozofu. Tam bir çocuk aslında! (daha&helliip;)

Eyl 22

Zeki Müren’in bu nihavent bestesi ilhamım olmuştur çoğu zaman. İlk adının da payı var: “Beklenen Şarkı”. Şimdi onu dinleyerek yazıyorum. “Ruhuma” iyi geliyor.

Yok, bu bir “aşk” yazısı değil.  Düşüncelerim bambaşka… Sözcükler, onlara verdiğimiz anlamlar… Doğrusunu ararken kayboluşumuz.

O kadar çok sözcük var ki yeni bir anlam yükleyip benimsediğimiz. “Umarsız” mesela. “Umursamaz” demek olduğuna bahse girebilir pek çok kişi. Oysa umar “çare”dir, umarsız “çaresiz”. (daha&helliip;)

Eyl 20

Şu cep meselesi canımı sıkıyor son yıllarda. Eskiden cepsiz pantolon, ceket düşünülemezdi. Şimdi ara ki bulasın. Peki, biz mendilimizi (artık kenarı işlemeli değil, bildiğin kâğıt) nereye koyacağız? Bir de utanmadan cep mendili üretiyorlar.

Bazen takıyorum kafayı böyle ayrıntılara ama ayrıntılar önemli. Bir yazar, binlerce maddelik “Teferruatlar Ansiklopedisi” yazdığını söylemişti. Arada bir göz atıp yazarken kullanıyormuş. Benden olsa olsa bu cep meselesi çıkar herhâlde. (daha&helliip;)

Eyl 19

Behiç Ak’ı Cumhuriyet gazetesindeki karikatürlerinden tanıyorum. Kaleminin kuvvetli olduğunu biliyordum. Bu kitabıyla neşeli dilini ve çizimlerini yeniden keşfetmek çok güzel. Üstelik on iki kitabı daha var. Daha önce Pat Karikatür Okulu’nu okumuş, onu da çok sevmiştim. Sırada diğer kitapları var.

Galata’yı görmediyseniz bile bildiğinizi düşüneceksiniz. Bu güzel kulenin çevresinde birbirinden renkli insanlar ve kuşlar yaşıyormuş meğer. Fizikçi Rafet Bey, hayvanlarla anlaşabilen Hülya, teknoloji canavarı Emre, veteriner Sevgi Hanım, esrarengiz tuhaf adam, neşeli Oktay Bey, tembel martı Murteza, ebabiller, ilginç masallarıyla Melahat Hanım… (daha&helliip;)

yazı çizi