Şub 19

Bakmayın öyle yüzüme. Ne dememi bekliyorsunuz? Çocuktuk, ne yaptığımızı bilemiyorduk mu demeliyim? Üzgünüm, kendimi kandırmayı bırakalı uzun zaman oluyor, farkında değil miydiniz? Siz zaten hiçbir şeyin farkında değilsiniz ki. Olmadınız hiçbir zaman. Olamadınız. Benimse o günden beri kulaklarım yalnızca bir sözcüğü duyuyor. Neden?

Ne şu ağaçta cilveleşen kuşların ne de rüzgârın sesini duyuyorum. Devamı

Şub 18

Sadece sen ve ben kalalım ne çıkar.

İşimiz gücümüz olmasın, günlük telaşlar yok. Tanıdık insanlar uzak.

Birlikte uyuyup uyanmanın verdiği mutluluk yetmez mi insana?

Kurulan o büyük hayaller yok, zaten gerçekleşmiş ya en büyüğü, kalmışız baş başa bu koca şehirde, daha ne olsun.

Cemal Süreya okuduğun günler olsun, “Kapı aralığında öptüm / Soluğundan öptüm seni”. Devamı

Şub 15

Küçücük minicik Zeyno’suydu onun.

Daha 18’indeydi.

Onlarınki eski, çok eski hikâyeydi.

Top oynayarak büyümüşler,

Bisiklete binerek âşık olmuşlardı.

Herkes bunu bilirdi.

Ali’yle Zeynep’ti onlar.

Zeynep’le Ali… Devamı

Şub 14

Sabahın ilk ışıkları gökyüzüne yeni umutlar dağıtana kadar içti. Müdavimi olduğu meyhaneden yalpalayarak çıktı. Meyhaneci Agop geçmiş yılların hatırına onu beklemiş, dinlemişti. Sessiz çığlıklarından yine hiçbir şey anlamamıştı. Arkasından bağırdı. “Remzi kardeş, bir taksi tut, bu hâlinle tomofil kullanmayasin, bak doğri olmasss.” Elini güçlükle onaylar gibi salladı, köşeyi döndü; düştü. Başı sonsuz bir vida… Birden midesi bulandı, doğruldu; kustu. Kusmuk kokusu genzini yakmış, söyleniyordu annesi… “Geberesice, seni doğuracağıma taş doğursaymışım. 13 yıllık kocam bana bu eziyeti çektirmedi. Şu hâle bak, her yer kusmuk içinde…” Kocası babalıktı. Devamı

Şub 13

Kediler şahit olmuştu o gün olanlara. Bahar’ın, çaresizliğine merhem olmasını umduğu Yoldaş ve Ararat… Biri uysal, diğeri hırçın… Kendini ait hissetmediği bu şehre, bu sokağa ve bu eve onu bağlayacak bir şey ararken bulmuştu onları, sokağın köhne bir köşesinde. Sarıp sarmalarsa yaralarını, kendi yaraları da kabuk bağlar diye ummuştu. Gecenin karanlığı belki ona dost olurdu böylece. Bunca zulme ve acımasızlığa rağmen nefes alıyor olmanın keyfine varabilirdi, kediler arsızca oynaşırken ayaklarının dibinde. Devamı

Şub 12

Atölyemiz heyecan ve neşeyle devam ediyor. Yeni katılımlarla zenginleşiyor. Siz de bizimle olmak isterseniz beklerim. Devamı

Şub 12

Dünyanın müziği denince Havana gelir akıllara… Bütün dünyada bilinir eşsiz Küba ritimleri. İnsanlığın karma mirası olup uyum içinde tınlayan bu hoş ezgiler, Afrika davuluyla İspanyol gitarının büyük aşkı değil midir?

Kendimizi ritmine kaptırdığımız salsalar, bangolar gibi, hemen her şey bir karışım değil midir Havana’da? Köle sahiplerinin konakları Hıristiyan-Müslüman geleneğiyle harmanlanıp adanın eşsiz mimarisini yaratmamış mıdır? Eski Havana sokaklarında yorulup Katedral meydanında oturulan masalarda garsona sorulan yemekler, Afrika’yla İspanyol mutfaklarının kaynaşması değil midir? Devamı

yazı çizi