Eki 10

Geçenki oteldeydi buluşmamız. Lisenin sınıf yemeklerine giderken hep olurdu bu; şairin unutulmaz dizeleri,  gençliğin kaygısızlığından çıkıp gelir, Hümeyra’nın hüzünlü sesiyle yankılanırdı kulaklarımda. Beynim şarkıyı mırıldanırken adımlarım yavaşlamıştı. Günleri aylara, ayları yıllara eklemiştim. Tam otuz beş yıl önce çalmıştı ilk dersin zili.

Saat yediye doğru döner kapıyı itekledim. Vestiyere yürüdüm. Önce paltomu, sonra yüzümdeki hüzünlü maskeyi sıyırıp çıkardım. Devamı

Eyl 27

Bir ağacın dallarında dans ediyordum. Birden kendimi yerde buldum. Çok güçsüzdüm, üşüyordum. Neredeyse ağlamak üzereydim. Sesim de çıkmıyordu. Oracıkta ölüp gideceğime öylesine inanmıştım ki… Çaresizdim ve korkuyordum. Kaç saat sonra bilmiyorum, birden yanı başımda çok güzel bir kadın belirdi. Oğluyla doğa yürüyüşüne çıkmıştı. Bana baktı ve beni yavaşça yerden kaldırdı. Elleri sıcacıktı ve gülümseyen gözleri çok güzeldi. Korkum geçmişti. Devamı

Eyl 16

“Benim gibi yazanlarla buluşsam, yazıp çizsem, konuşsam, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazsam…” diyorsanız atölyeme beklerim.

Ocaktan temmuza kadar üç grupla çalışmıştık. Yeni cumartesi grubu 14 Eylül’de başladı.

Yeni çarşamba grubu 23 Ekim’de başlayacak ve bu programla 8 hafta sürecek.

Katılmayı düşünüyorsanız yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com Devamı

Ağu 22

“Benim gibi yazanlarla buluşsam, yazıp çizsem, konuşsam, ipuçlarını kapıp daha iyi yazsam…” diyorsanız atölyeme beklerim.

Ocaktan beri üç grupla çalıştık. Yeni cumartesi grubu, 14 Eylül’de başlayacak ( 14.00-16.00) ve 8 hafta sürecek. Katılmayı düşünüyorsanız yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Yerimiz Kızılay Konur Sokak’ta. Devamı

Tem 17

− Kapı açık Serin, gir içeri. Ha yalnız değilsin öyle mi? Buyur kızım, kusuruna bakmayacaksın bu koca ihtiyarın.

− Çok havasız kalmış burası yine dedem.

− Dinine yandığımın kolları tutmuyor ki açayım pencereyi! Vatan dedik, savaş dedik; kanımızı, canımızı vermeye hazır siper ettik göğsümüzü. Öleydik de vatanın bu hallerini görmeyeydik.

− Başlama ahretlik konuşmalara yine ay dedem; bak oğlun, kızın, torunların… Ölüp de bizi yetim mi koyacaktın a dedem! Devamı

yazı çizi