Mar 14

Sabah gün doğmadan uyandı. Yataktan kalkmaya mecali yoktu. Şu an tatilde olmak isterdi. Bayram namazı için abdest aldı. Babası mutfakta onu bekliyordu. Allah’tan daha çok babasından korkardı. “Allah çocukları sever” derdi annesi, babası sever miydi sevmez miydi bilinmez. Hiç öpmezdi Ömer’i. Sena’yı da öptüğünü hiç görmemişti. Babasıyla annesinin elini öptü, bayramlaşıp çıktılar. Ahmet Bey önde Ömer arkada, üst sokaktaki camiye doğru yürüdüler. Bakkal Mehmet amca temizlik yapıyordu. Ömer’e göz kırptı, dönüşte uğramadan geçme, der gibiydi. Çok güzel toplar gelmişti dükkânın önüne renk renk. Karpuz diye kesip yiyesi geliyordu insanın. Devamı

Mar 12

Salihli Ticaret Lisesi’ni bitirip Ankara’daki Manisa Kız Yurdu’na yerleşince babama verdiğim sözü tutmuş, bir yıl kadar kimseyle samimi olmamıştım. Kasabanın boğucu havası ancak hazırlık sınıfından sonra dağılmaya başlamıştı.  Artık odayı paylaştığım dört arkadaşın yanı sıra şehirde doğup büyümüş, rahat,  gözü pek birçok arkadaşım vardı.

Akşam yemekleri sonrası çekildiğimiz odalarda en çok konuşulup tartışılan konu erkekler oluyor,  peş peşe yakılan sigaralara bazen gizlice içeri sokulan kutu biralar eşlik ediyordu. Devamı

Mar 07

Dudaklarına yakın öpüyor onu. Bu ilk değil üstelik. Daha önce de biraz fark etmişti ama… Gittikçe yanakla dudak arasındaki mesafe kısalıyor gibiydi. Neyse ki bu kez bir sergide karşılaşmışlardı, kalabalıkta…

Ya yalnız olsaydık, diye geçirdi içinden, dehşetle. Üzerinden birkaç saatin geçmiş olması, hiç de azaltmışa benzemiyordu olayın etkisini. Şimdi aklında hep o sahne vardı. Onu bu kadar uğraştıran, içindeki kıpırtılar mıydı? Belki… Bu küçük olay bütün benliğini kaplamış, başka şey düşünemez olmuştu.  Devamı

Mar 06

İki tane yumurta kırdı, ıspanak yemeğine yumurta çok yakışırdı. Tam da kocasının sevdiği yemekler vardı bu akşam. Nermin, örnek bir ev kadını olarak evi temiz tutmak, giysileri yıkamak ve ütülemek, her öğün taze yemek hazır etmek görevlerini hiç aksatmazdı. Dolapta eksik mi var, markete gidilirdi. Bir tanıdığa ziyarete mi gidilecek, pasta börek hazırlanırdı. Kocası iş gezisine mi gidecek, valiz hazırlanırdı.

Menekşeler soldu diye sabahtan çiçekçiye gitmiş, yeni toprak almıştı. Saksıları değiştirmiş, çiçekleriyle konuşmuştu. Devamı

Mar 01

Gece saat tam dördü yirmi geçe korkunç bir baş ağrısı ile uyandı. Mutfakta lambayı dahi yakmadan, antreden gelen loş ışıkta dolabı açtı. Bir ağrı kesici içti. Isıtıcının düğmesine basıp mutfak masasına geçti. Üzerinde hâlâ dün akşamki kavganın yorgunluğunu taşıyordu. Başını ellerinin arasına alıp masaya eğildi. Saçlarını diplerinden tutup hafifçe çekti iki eliyle. Bu, hem ağrıya hem de ayılmasına yardımcı oluyordu. Dayak yemekten beter bir hâldeydi, tam da yılbaşı gecesi nasıl böyle bir kavgaya tutuşmuşlardı. Devamı

yazı çizi