Kas 30

Araba Ulus Hali’nin girişinde durdu. Deniz kapıyı kapatırken eğilip “Yarın kaleye keşkül yemeğe gidelim” dedi. Arabadaki olur anlamında başını salladı. İş arkadaşı Ayşe ile haftanın iki günü gittikleri, tren garına yakın spor merkezinden dönüyorlardı. Bütün gün işte yorulduktan sonra bir de spor yapmak akıl karı değilse de 8 senedir bundan vazgeçemiyorlardı. Yürüme bandına çıktıktan sonra, salgılanan mutluluk hormonundan dolayı, insan kendini alakasız bir sürü şey üzerine umut etmeye, birçok şeyi yapabilecekmiş gibi hissetmeye başlıyordu. Devamı

Kas 20

Ünlü bir tur şirketi ile Kapadokya’ya gidecektik. Taşlardan örülü bu tarihi mekân oldum olası gizemli gelmiştir bana. Grupta sevmediğim kişiler olsa da bahara orada “merhaba” diyecek olmak içimi titretmeye yetmişti.

Hafta sonu olduğu için kendime rahat birkaç kıyafet aldım. Küçük not defterleri, renkli fularlar, iyi çekim yapabileceğim bir fotoğraf makinesi ve güzel iç çamaşırları… Evet, artık hazırdım. Kapadokya yolcusu kalmasın! Devamı

Haz 12

— Şu dergideki yazıya bak Öykü, Allah aşkına: “İnsanlar ürüyorlar. Mütemadiyen, istemenin spiral yamaçlarından coşku içinde kaya kıvrıla çoğalıyorlar hem de.” Lafügüzaf! Bu insanlar uçmuş.

— Nesi garip bunun Selim? Sen ki çoğu zaman yargısız yaklaşırsın! Birden tepki verdiğine bakılırsa kendince bir analizin oluşmasına bile olanak vermiyorsun. Bu seni sığlaştırıyor. Haklı tarafları olabilir elbet.

Belli ki çocuk sahibi olma/olmama çekişmemiz onu yıpratıyor. Hazır değilim. Ne desem suç! Devamı

Haz 08

Ciro tutturamama stresi üzerimdeyken, gene Handan teyze reyonda belirdi. Armağan oğlum seni çok özledim, diye bana sarıldı. O zamanlar anlam veremiyordum neden bana Armağan dediğine. Reyonda çalışan personel bana gülümsemeler ve şakalaşmalarla Armağan şef diye hitap etmeye başlamışlardı. Tabiri caizse adım Armağan’a çıkmıştı.

Handan teyze iki sene önce bizden mutfak seramikleri almış, özellikle benim onunla ilgilenmemi istemişti. Dikkatimi çeken bana hasret ve özlemle bakışıydı. Alışveriş yapsa da yapmasa da beni ziyaret edip hediyeler veriyordu. Devamı

Haz 05

Uzun zaman oldu görüşmeyeli.  Öyle uzun ki Dudu kuşu çoktan susmuş.

Bir davet aldım sonra, düştüm peşine, hem davetin öngördüğümü sandığım ışıltısı hem de merakı var içimde. Siyahlar içinde buldum seni kocaman bir sahnede; başın göğe gururla ererken, ellerin toprağa kök salarcasına dirayetli, iki yanda. Tanrı-insan hükmediyor ışıklar altında. Sesin gür, coşkun, cesur, varlığımdan duygulanımsız hareketlerin…  Önünde insandan kalabalık. Devamı

yazı çizi