Ara 18

Yoga

Yazan Editör Kategori her şey

Aslı sağ olsun, yogaya başladık küçük bir grup olarak. Zamanını bekliyordu, karşıma çıkıyordu epeydir.

Yoga deyip geçmeyin. Sadece fiziksel değil, zihinsel, ruhsal dengeyi de sağlıyor. Yaşamla uyumunuzu artırıyor, negatif etkilerden arındırıyor, huzura vardırıyor.

Son çalışmamızda kök çakramızı açtık ve mumla meditasyon yaptık. Aslı, aura renklerimizi gördü. Ben yeşil ve maviymişim. Yeşil şifa, uyum, merhamet (kalp çakrası), mavi de iletişim (boğaz çakrası) demekmiş. Oh ne güzel!

Derin nefes alıp yaşamı içinize çekmeyi hep hatırlayın. Yüreğinizden geçirin yogayı, onunla karşılaşacak ve çok mutlu olacaksınız.

Kas 27

Beni hayatta tutanların belki de en önemlisi keşfetme heyecanı. “Ar-Ge mühendisi olsan iyi olurmuş” demişti Nurhayatçığım. Önceleri makineler, araçlar, uzay, evren, her türlü bilinmeyendi beni heyecanlandıran. Büyüdükçe yeni duygular keşfetmenin coşkusunu fark ettim.

Ne sonsuz duygu var yaşayabileceğimiz, adı olmayan, ada ihtiyacı olmayan… Sürekli yeni duygular bulup seviniyorum. Belki de şimdiye kadar dinlemediğim yüreğimin sesini duyuyorum. Kalbimi açtım evrene… Şahane duygularla doldurdu içimi.

Büyümenin keyfine varıyorum. Demek doğruymuş, 35-40 kendini keşfetmeye başladığın yaşlarmış. Keşfettikçe şaşıyorum kendime, neler varmış içimde. Hayat bu yüzden sürüyor işte…

Kas 26

Neşe

Yazan Editör Kategori her şey

Havalar soğudukça neşeleniyorum. Tamamen delirdim mi acaba? Böyle delilik daim olsun.

Hep sıkılmak, hep daralmak, hep olumsuzluğun içinde boğulmak pompalanıyor. Biraz da neşe pompalasak, bu karanlığı dağıtamasak da iyi hissedip sevinebiliriz.

Derin nefes alıp gökyüzünü görmenin hazzını yaşamak, bir an…

Neşeyi çağırın, hemen geliyor.

Kas 22

Bir Acayip…

Yazan Editör Kategori her şey

güneşsiz, puslu günler. yine de içimde patlayan güneşler… neyin sevinci olduğunu bilmeye ihtiyacı olmayan kıpırtılar.

gözlerimde çakan şimşekler, yağmursuz, duru… ışık ışık gözlerim, kime ışıldadığını sorgulamayan…

tanımsızlığın özgürlüğünde yaşayan anlar, insanlar, rüzgârlar, kokular, sıcaklık, serinlik, pus-suz…

Kas 06

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu balıklarıyla sevdim. Bedri Rahmi Koyu’ndaki (Fethiye) kayaya işlediği bu balığı da görme şansım oldu. Daha da çok sevdim onu. 101. Yıl Sergisi‘ni duyunca çok sevindim. Deniz’le birlikte heyecanla gittik Arete Sanat Galerisi’ne. Kendimize yazma üzerine basılmış balıklarından aldık.

Sergi, 1920’lerden başlıyor, 1970’lere kadar geliyor. Her on yılda kendini nasıl yenilediğini, aynı zamanda yüreğini nasıl koruduğunu gördük. Resimlerinin yanı sıra seramik ve tahta çalışmalarından birkaç örnek de var.

Seviyorsanız gidip yaşayın onu… Balıklarından da alın ki neşe getirsin size ve denizin kokusunu…

Eki 22

Geçenlerde Blogcu Anne yazdı: “Çocuklarımın herhangi bir yeri -kolu, bacağı, yanağı…- kazara ağzımın 10 santim yakınına gelirse öpmeden duramıyorum”.

Aynı annem! Demek ki bu bir anne refleksi. Kolunu uzatırsın çeşmeye, “hop” öpücük! Yanından geçersin “hop muck”! Gelen topa vuran sporcu gibi…

Bu anne milletinin en sevdiğim hareketlerinden biridir bu. Hem şaşırır hem de annenin “kuzusu” gibi hissedersin kendini, ne güzel!

Eki 12

Son…

Yazan Editör Kategori her şey

Bu sonbaharın adındaki son mu bizi yıldıran? Korkuyla dolduran, kış korkusuyla. Korumaya aldıran bedeni ve ruhu…

Her algıya ne kadar hızlı tepki veriyoruz ve ne kadar çok şey algılıyoruz. Baş etmek kolay değil, at bilinçaltına. Sonra da silmek için uğraş rüyalarda.

Sistem kendini yeniliyor.

 

yazı çizi