Nis 19

Her yolculukta, otobüsün camından akıp giderken görüntüler, şairleri hayal ederim. Hep yoldayken yazdıklarını düşünürüm. O kadar tahta masa, sandalye fotoğrafı varken zihnimde… Yine de bana inanıyorum.

Yalnız yolculuk etmeyi pek sevmez bazı insanlar. Oysa tam bana göredir, özgür hissederim kendimi. İstediğimi düşünür, yazar çizerim. Etrafa bakar, okudukça okurum. Yanımda alabildiğim kadar şiir kitabı, kafamda alabildiğince mısra… Tam yeridir yollar, vururum kendimi şiire!

Yaşamanın ne garip bir hal olduğunu düşünürüm. Nâzım gelir aklıma, Genco Erkal’ın sesiyle konuşur benimle. Devamı

Şub 21

Kolay

Yazan Editör Kategori her şey

Ne kadar kolay şansının farkında olmayıp yitirivermek onu… Bir iki lafla herkesi kandırabileceğini sanmak. İnsanları küçümseyivermek. Hâlâ çıkarına uygun beklentilere kapılmak. Egonun esiri olmak ne kolay…

Sabun sanki, “kalıp haber cümleleri” ile yargılamadan mahkûm edivermek ne kadar kolay. Duyarlılık derken düşünmeden tüketmek…

Her şeye rağmen umuda tutunmak zor mu? O da kolay… Derin bir nefes alıp göğe bakmak, yaşamın bunlardan ibaret olmadığını hatırlamak. Yorulsan da yaşadığını fark etmek. Bakıştığın çam ağacının seni anladığını bilmek…

Oca 11

Bu işlerden pek anlamam, ama takip ediyorum zaman zaman. Özellikle Juno‘yu keşfettiğimden beri. Sağ olsun, her hâlimden anlıyor.

Bugün yazısını okurken daha ayrıntılı bilgi alabileceğim bir adres verdiğini gördüm. Girdim baktım ki ne göreyim. 40 yıldır yay sandığım yükselen burcum oğlakmış! Panik içinde Juno’ya yazdım, sağ olsun hemen yanıtladı. “Buzzz gibi oğlak”mış yükselenim. Oldu mu sana oğlak üstü oğlak! “Ben öyle sıkıcı bir insan mıyım” diye kimlik bunalımına giriyordum ki Juno, “uçan kaçan her şey”in haritamda olduğunu yazıp beni kurtardı.

“Beş dakikada değişir bütün işler” demiş MFÖ.

Oca 01

Seninle…

Yazan Editör Kategori her şey

Ah Nurhayat’çığım,

Özlemi anlatmak mümkün değil, bilirsin sen. Gideli bir yıl oldu, özlemin azalmadı, azalmaz.

Sezen’i dinliyordum, ne dinlerdik beraber, ne severdik. Senin de gözlerin dolardı, ağlamazdın ama… Ağlamayı öğrendim sayende, tutmuyorum artık hiçbir şeyi. Sen gittikten sonra her şeyin gidebileceğini anladım, hayatın geçiciliğini, anlamsız anlamını…

Yüreğimde birlikteyiz, sözler o kadar kifayetsiz ki…

Sezen’den bu parça, ikimiz için. Büyüyorum bak…

 

Ara 18

Yoga

Yazan Editör Kategori her şey

Aslı sağ olsun, yogaya başladık küçük bir grup olarak. Zamanını bekliyordu, karşıma çıkıyordu epeydir.

Yoga deyip geçmeyin. Sadece fiziksel değil, zihinsel, ruhsal dengeyi de sağlıyor. Yaşamla uyumunuzu artırıyor, negatif etkilerden arındırıyor, huzura vardırıyor.

Son çalışmamızda kök çakramızı açtık ve mumla meditasyon yaptık. Aslı, aura renklerimizi gördü. Ben yeşil ve maviymişim. Yeşil şifa, uyum, merhamet (kalp çakrası), mavi de iletişim (boğaz çakrası) demekmiş. Oh ne güzel!

Derin nefes alıp yaşamı içinize çekmeyi hep hatırlayın. Yüreğinizden geçirin yogayı, onunla karşılaşacak ve çok mutlu olacaksınız.

yazı çizi