Şub 09

Çılgınlar Sınıfı dizisinin ilk iki kitabını okudum: Çıldıran Kasaba ve Korsan Takımı. Bir an önce yenileri gelsin diye bekliyorum, heyecanla!

Mavisel Yener, sıcak üslubuyla o kadar neşeli bir sınıf kurgulamış ki… Fatoş Öğretmen ve çılgın öğrencileri keyifli maceralar yaratıyor birlikte. Fatoş Öğretmen’in gizemli hazine sandığından neler çıkıyor neler…

Çıldıran Kasaba’da, sınıfın Zombi Takımı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni keşfediyor. Müzeyi gezmekle kalmıyorlar. Yüz yıllar öncesinde bir kasabada ve bugün müzede geçen acayip olayları da ortaya çıkarıyorlar. O kadar şaşırdım ki okurken, yazarın hayal gücüne hayran kaldım. Devamı

Oca 16

İletişim Yayınları’nın, çocuklar için yayımladığı Yunan Mitolojisi, hepimiz için eğlenceli bir kaynak.

Şu tanrı milletini birbirine mi karıştırıyorsunuz? Zeus, Hera, Poseidon, Demeter, Hades… Hangisi ne yapıyor? Neler yapmıyorlar ki… Hikâyeleriyle, efsaneleriyle, illüstrasyonlarıyla tanıyabilirsiniz onları.

Sadece tanrılar mı var kitapta? Elbette hayır. Pandora’dan Odysseus’a, tez gözlü devlerden uçan atlara, perilerden Pan’a kadar herkes var. Hepsinin maceralarını heyecanla okudum. Devamı

Ara 27

“Vaktim yok, fazla okuyamıyorum” ya da “Romana başlıyorum, zamansızlıktan okuyamıyorum, ne olduğunu unutuyorum” diyenler için bir kitap listesi yaptım. Öykü, kısa roman ve deneme kitaplarından oluşuyor liste:

Ara 26

Yıldız Cinayetleri adlı polisiye romanın kahramanı Metin Çakır,  bir “pezevenk”. Kitabın arkasında kibarca kadın satıcısı olarak tanımlanmışsa da ilk sayfalarda,  kendisini pezevenkliği bırakıp namuslu bir iş yapmak isteyen, daha doğrusu sermayelerini devretmek zorunda kalmış bir adam olarak anlatıyor.

Pek çok polisiye roman okudum. Kahramanlar genellikle polis ya da dedektifti. Bazılarında kahraman, amatör dedektif, gazeteci, kitapçı, hırsız-kitapçı hatta katilin kendisi olarak karşıma çıktı. İlk kez kahramanı pezevenk olan bir polisiyeye rastlıyorum. Devamı

Ara 19

Murathan’ı (ona böyle hitap ettim hep), yıllardır okuyorum. Şiirleriyle çarptı önce beni, öyküleri ve romanlarıyla sonra… Onu anlatmak zordur, öyle iki satır alıntıyla tanıtamazsınız. Her yazdığı sözcükle giderek daha fazla büyüler okuru.

Şairin Romanı’nı beş yılda yazmış Murathan. “Yazmış” demek yetmiyor, işlemiş sözcük sözcük. Uzun bir şiir gibi dökülüyor kelimeler… Her cümlesinin altını çizmek istiyor insan okurken. Yaşamın derinliği daha başka nasıl anlatılır? Devamı

yazı çizi