Haz 26

Aslı yazmış, sabah ilk iş okudum: “Bu aralar yazarken başıma gelen bir durum var, sizinle de paylaşmak istedim. Daha farklı bir üslup kullanmayı planlarken her defasında hikayeler ve/veya karakterler kendi seslerini belirliyor. Kendi kendilerine konuşmaya başlıyorlar, ben de o şekilde devam ediyorum.”

Ne güzel! Kelimelerin kendiliğinden özgürce akıp gidivermesi… Yazan için en değerlisi bu. Düşünmeden yazabilmek, akışa bırakmak

Aslı, daha kontrollü olmanın gerekip gerekmediğini soruyor. Kontrol, yazanı yorar, kelimelerini kısıtlar, karakterlerini hapseder. Zaten akışın içinde gizlidir kontrol, akışa varırken düşünceler birikir, elekten geçer ve özgür kelimelere yol verir.  Bırakın kaleminiz yolunu bulsun…

 

May 21

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Nasıl geliştirmeliyim?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz.

Neler yapacağız?

Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz.

Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım.

Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin…

Devamı…

 

 

Nis 16

Yazarlar nasıl yazıyor? Bu soruya yanıt olabilecek cümleleri, anasayfanın sol altında yayınlıyorum sürekli. Faydalı öneriler hepsi de. Başka yazarlardan önerileri de Notos toplamış, Edebiyat Haber’de görünce keyifle okudum.

Okurken çok eğlendim, özellikle de Margaret Atwood’un bu önerisinde: “Kitabınızı, okuyup fikirlerini söylemeleri için bir ya da iki arkadaşınıza verin. Asla, duygusal ilişki yaşadığınız kişiye vermeyin, tabii ayrılmayı planlamıyorsanız.”

Buyurun: http://www.edebiyathaber.net/yazarken-nelere-dikkat-etmeli/

Mar 21

Kadim

Yazan Editör Kategori yazma ipuçları

Kadim… Başlangıcı olmayan, öncesiz, ezelî.

Ursula K. Le Guin’in romanlarında karşılaşmıştım bu derin manalı kelimeyle. Ejderhaların konuştuğu dilden bahsediyordu, “kadim lisan”. Ejderhalar da kadimdi elbette. Yerdeniz Büyücüsü ile başlayan Yerdeniz üçlemesinde vardı ejderhalar. Keşke yaşasalardı, sonsuz olsalardı. Belki de yaşıyorlardır Evren’in bir yerinde…

Eyvallah gibi, mana gibi bir sözcük kadim de. Şöyle derin nefes alıp düşünüyorum. Ne tahayyül edilemez şey, öncesizlik… Belki bu da unuttuğumuz bilgilerden biridir. Öncesiz ve sonrasızsak eğer…

Oca 17

Günlük tutmak deyince, “Sevgili Günlük” diye başlayan sayfalar gelir akla. İlkokul yıllarında kalmış, komik bir etkinlik diye düşünülür. Tıpkı Erdal Bakkal’ın “Sevgili Veresiye Defteri” gibi.

Günlüğe yazarken, insanların ne düşüneceğini hesaplamak gerekmez. Sadece kendinle hesaplaşırsın, kendini anlatırsın, anlamaya çalışırsın. Devamı

Ara 22

Bir yabancılaşmadır gidiyor. Memleketimde kendimi “yabancı” gibi hissediyorum. Niye mi? Türkçe konuşuyorum da ondan!

Hele İstanbul, hele de iş dünyasının durumu pek fena, affedersiniz “terrible” diyecektim. E-postalarda şöyle bir kısaltma görüyorsunuz örneğin: ASAP. “Bu da ne?” diye Google’a sorunca anlıyorsunuz ki İngilizce “As Soon As Possible” sözünün kısaltmasıymış. Türkçe mealine gelince: Mümkün olan en kısa sürede.  Ne oldu bizim “İnşallah tez zamanda” deyişimize? Kullansak mı “ASAP”? Devamı

Ara 15

–de ve –da eklerinin ayrı ve bitişik yazımları sıkça karıştırılıyor. Behzat Ç. ile Türkçe adlı yazımda bahsettiğim gibi bu konuyu çok önemsiyorum.

Söyleyişten ayırt etmek en kolay yöntem. Aşağıdaki örnekleri sesli okursanız daha iyi anlayacaksınız.

Ayrı yazılan –de ve –da eklerini ayrı bir sözcükmüş gibi vurguluyoruz söylerken: Devamı

yazı çizi