Şub 12

Kaynaşma / İrfan Akalp

Yazan Editör Kategori atölyeden

Dünyanın müziği denince Havana gelir akıllara… Bütün dünyada bilinir eşsiz Küba ritimleri. İnsanlığın karma mirası olup uyum içinde tınlayan bu hoş ezgiler, Afrika davuluyla İspanyol gitarının büyük aşkı değil midir?

Kendimizi ritmine kaptırdığımız salsalar, bangolar gibi, hemen her şey bir karışım değil midir Havana’da? Köle sahiplerinin konakları Hıristiyan-Müslüman geleneğiyle harmanlanıp adanın eşsiz mimarisini yaratmamış mıdır? Eski Havana sokaklarında yorulup Katedral meydanında oturulan masalarda garsona sorulan yemekler, Afrika’yla İspanyol mutfaklarının kaynaşması değil midir?

Güçlü davullar, egzotik danslarla Afro-Küba rumbası dinlenirken adanın içkisi rom, buz katmadan içilebilir mi hiç!  Hemingway, bununla da yetinmezmiş; Misket limonuyla taze nane de katarmış mojitosuna.

Avrupa’nın cazıyla mambonun bileşimi cha-cha-cha da bütün dünyaya buradan yayılmamış mıdır? Uyum içinde ne de güzel tınlar ahşap çubuklarla su kabağından yapılma çalgılar…  Afrika çölüne gidip İspanyol meyhanesinde oturursunuz. Bu yüzden büyülenir insanlar hep Havana’ya…

Adanın tipik Küba grupları, dört mevsim, yedi gece her köşede Latin çalgılarıyla karşınıza çıkarlar üçerli beşerli, kızlı erkekli… Bu sebeptendir ki hiçbir canlı müzik mekânı aranmaz koca şehirde… Kediler her gün şahit olup yorgun düşer bu bitmeyen yaşam enerjisine…

Potasında insanlığı eritip kaynaştıran dost canlısı bu büyüleyici âlemde İspanyolca bilmenize de hiç gerek yoktur…  Ayaklarınızı vurup eşlik edersiniz şarkının evrensel sözlerine ve daha nicelerine… Dört bir yandan gelen salsa ritimlerine, timballere…

Mojitolar yudumlanırken vazgeçilmez meze havana purosu tüttürülmeden olur mu hiç? Değişik yapraklardan sarılıp sarmalanmamış mıdır sıkı sıkı, adanın müziği gibi…

Hantal Amerikan arabalarıyla soğuk Sovyet taksilerinin koalisyonunun resmi olmayan geçit törenini izlersiniz, okyanus kıyısının geniş bulvarlarında…  Harman yeridir Havana. Çin mahallesini gezmeyi sakın unutma!

Devrim müzesini sorarsınız yolda birine… Diktatörün sarayını gösterir eliyle size… Devrilen Batista’nın avizeli salonunda sergilenir devirenlerin yeşil kürklü parkaları… Che’nin kalemleri, gözlükleri… Fidel’in yazıları…

Akşam Hemingway’in barına gider, yer bulamazsınız oracıkta… Onun favori içkisi romlu daiguri yudumlar, dünyanın dört yanından gelenler.  Bir mutlu göçmen görürsünüz davulla gitarın arasında… İki aşığı görüp geri dönememiş, gönüllü sürgünlerden Havana âşığı, Amerikan kontrbasıdır o…

Gaye’nin notu: yazı çizi atölyesi ürünlerinden olan bu yazı, Mambozart adlı yapıttan esinlenilerek yazılmıştır.

Yorumlar beslemesi .

yazı çizi  
Facebook Twitter More...