Eki 10

Kepçee!

Yazan Editör Kategori her şey

Çocukken zar zor elde edebildiğim bir plastik arabam vardı. Üstüne bağlı teliyle yürütürdüm onu. O zaman böyle arabalar, kepçeler, kamyonlar pek yoktu.  Hele de kızların öyle oyuncakları olmazdı. Artık bir kepçem var. Sarı ve turuncu, çok güzel bir oyuncak!

İçimde kalmış, her gördüğüm yerde “Kepçee!” diye bağırırım. Ne kadar çok istemişim ki şimdi bahçede çalışıyor. Ne müthiş bir araç! Budanmış dalları kavrayıp kaldırışı ve kenara bırakışı, toprakta bıraktığı iz… O ne güç! O ne ihtişam! Yaşamın bütün anlamını bir kepçeye yükledim. Ne yapayım, seviyorum!

Hayatımın en neşeli günlerinden biriydi, iş makineleri fuarına gitmiştim. Boynum tutuldu o vinç gibi göğü delen kepçelere bakmaktan. Birine bindim, direksiyonunu tutmak anlatılmaz bir duyguydu. Kendimi çok iyi hissettim, çok çok iyi.

Hele o kamyon! Turuncu, yeşil çimento kamyonu. Ona binip yollarda süzülebilsem sessiz bir gürültüyle…

Cesaretimi toplayıp büyük olana binmek istediğimi söylesem operatöre. Hani önündeki, kocaman! Arkasındaki küçük kepçe de çok güzel, kaldırınca göğe savrulan, ne heyecan!

Belki bir gün bunu da yaparım, kepçe operatörü olup her yeri kazarım, düzeltirim, taşırım taşı toprağı oradan oraya… O kadar sabrı biriktirebilirsem tabii, anlamı biriktirdiğim gibi.

Yorumlar beslemesi .

2 Yorumlar



yazı çizi  
Facebook Twitter More...