ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

Öykü Kahramanları Ülkesi’nde

Öykü Kahramanları Ülkesi’nde

İkinci kitabım “Öykü Kahramanları Ülkesi’nde” yayımlandı. Epeydir bekliyordum, elime alınca heyecanla doldum. Yeğenimle birlikte neşeyle okuduk. En önemlisi onun sevmesi! Gergedan Yayınlarının şahane ekibi sağ olsun. Editörüm Şehnaz Helvacılar, yayınevi kurucusu Şehnur Helvacılar, tasarım desteği veren Mediacholic var olun. Çizerim Özlem Arslanoğlu Sağol, hayalimin ötesine geçti rengârenk resimleriyle. Sağ olsun. Beni güçlendiren, hayal gücümün sınırlarını … Devamı

Popular Posts

Kim Bu Konuşan?

Kim Bu Konuşan?

Heyecan dolu bir sürecin sonunda kitabımı elime aldım. 3 yaşındaki yeğenim, kardeşim ve annem, birlikte okuyup sevdiler. Çok mutlu oldum, yeğenimin tanımıyla “sevgi doldum”…  Umarım her yaştan çocuğa ulaşır ve neşeyle okunur. Yayınevinin sitesinde (Gergedan Kitap), diğer kitap satış sitelerinde (en sevdiğim Kitap Kolala) ve kitabevlerinde yerini aldı. Bana ilham ve cesaret veren başta çocuklar, ailem, … Devamı

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Oca 02

Bu çevrimiçi atölyede çocuklar “Kim Bu Konuşan?” kitabımın kapağını tasarladılar. Birbirinden renkli çizimler çıktı ortaya.

Birlikte heyecanlandık, güldük, meraklandık. Şahane kapakları alkışladık.

Var olun çocuklar!

Oca 02
Resim: Derya Beyoğlu

“Ayna benim en iyi arkadaşım,

çünkü ağladığımda asla gülmez.”

Charlie Chaplin

Eve kadar kendini zor tutmuştu. Anahtarı kilitte döndürdüğü an sicim gibi göz yaşları yanaklarından süzülmeye başladı. İçeri girdi, topuğuyla kapıyı arkasından kapattı. Soğuk çeliğe sırtını yaslamasa düşecekti. Bacaklarının gövdesini taşıyacak gücü kalmamıştı. Boğazından yukarı çıkmaya çalışan hıçkırıkları artık engelleyemiyordu. Askısı, göğüs kafesinin içine geçmişçesine çöken omuzlarından kayan çanta, zemine çarptı; içindekileri kusar gibi yere boşalttı.

Devamı
Ara 11

Selçuk Cumhuriyet İlkokulu 2-D sınıfı öğrencileri ve öğretmenleri Emine Bulut ile ekranda buluştuk. Etkinliği kütüphaneci Emine Bekdemir düzenledi. Sağ olsunlar.

Çocuklar kitabım “Kim Bu Konuşan?”a dair sorularıyla şaşırttı beni. Hiç düşünmediklerimi düşündürdüler. Kitabı sevmişler ve dikkatle okumuşlar.

Bu meraklı çocuklarla buluşmak harikaydı. Çok iyi geldi. Özellikle bu günlerde… Var olun çocuklar!

Ara 11

Günlerdir yanıma bile uğramadı. Çok sevdiği kupası da masada kalmış. “Ne çaydan ne senden vazgeçerim” der saatlerce yazardı:

İçi kelimelerle dolu bir iksirdir çay, karşılıklı konuşmaya başlamadan demleriz… İçip yazarken demleniriz.

İçini kâğıtlara dökerdi. Beni eline aldığında, sohbete başlamadan önce koyulan çay gibi kendimi hazırlardım. Elinin sıcaklığıyla mürekkebim daha hızlı akar, kelimeler kâğıt üzerinde kayarak iz bırakırdı. Kurudum. Onun boğazında düğümlenenler benim de içimde dondu kaldı. Çok yazık, ne kendime faydam var ne de ona. Beni eline bir alsa…

Ama o annesi! Kuruyan mürekkebimden de kara, katı yürekli kadın… Her şeyi mahvetti yine. Gözlerimin önünde Gülce’nin günlüğünü okudu! Beni sürekli akşamdan kalan çay lekeli kupanın içine, masadaki ıvır zıvırla birlikte tıkıştırdığı gibi, kızını da kurtulmak için çabaladığı çukura geri tepti. Oysa yazdıkça rahatlamış, kelimelerden ördüğü basamakları tek tek çıkmaya başlamıştı.

Devamı
Kas 25

Neşeniz bol olsunmuş. Kim bu yahu? Ona ne ki bizim neşemizden. Bak sus pus olduk. Herhalde maşallah dediği 15 dakika yaşamayan tiplerden bu adam. Sevim de şaşırdı. O bana baktı ben ona. Deli mi ne. İnsan tanımadığı kişilerin konuşmasına böyle damdan düşer gibi dalar mı?  Manyak. Ah ne güzel şu yaz gününün keyfini çıkarıyorduk. Çay da pek güzeldi. Olmasa ne yazar, vapurda çay içmeden olmaz. İsterse bulaşık suyu gibi olsun. Sabah olsaydı simit de alırdık ama şimdi karnım tıka basa dolu. Çok yedik çok. Lafa daldık, tabakları yalamadığımız kaldı bir tek. Oh sefam olsun, sanki her zaman yapıyoruz da.

Devamı
yazı çizi