ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

yeni yazı çizi atölyesi grubu

yeni yazı çizi atölyesi grubu

“Benim gibi insanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim. Yeni atölye grubu, kayıtlar tamamlanınca başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca salı akşamları 19.00-21.20 arası sürecek. Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Popular Posts

Kim Bu Konuşan?

Kim Bu Konuşan?

Heyecan dolu bir sürecin sonunda kitabımı elime aldım. 3 yaşındaki yeğenim, kardeşim ve annem, birlikte okuyup sevdiler. Çok mutlu oldum, yeğenimin tanımıyla “sevgi doldum”…  Umarım her yaştan çocuğa ulaşır ve neşeyle okunur. Kitap Media Cholic mağazasında, kitap satış sitelerinde ve kitabevlerinde yerini aldı. Bana ilham ve cesaret veren başta çocuklar, ailem, arkadaşlarım, öğrencilerim ve elbette okuduğum … Devamı

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Şub 01

Suriye’den geldiğimizde on beş yaşımdaydım. Neredeyse bütün mahalle göç etmiştik. Yaşlıların bazıları topraklarında ölmeyi tercih etti. Onları geride bırakan aileler çocuklarının gelecekleri için geçmişlerinden vazgeçtiler. Yürüdüğümüz yollar boyunca hep arkalarına baktılar. Sanki Allah gökten mucize indirecek ve geçmişlerini bir anda peşlerinde bitiriverecekmiş gibi. Döndüler baktılar. Uzaklaştılar.

Birkaç yıl orada burada çalıştım, kâğıt topladım, bulaşık yıkadım, azarlandım, hırpalandım, pislendim, acıktım. Oysa evimizdeyken babam çiftçilik yapardı. Kardeşlerim ve ben okula giderdik. Devamı

Oca 23

Renklerin tonu ruhunu yansıtıyordu. Askılardaki kıyafetlere teker teker bakıyor, dikkatini çekenleri alıp, evire çevire inceliyordu.

Tahminime göre en az yetmiş beş yaşında vardı. Hemen çaprazımdaki yazlık elbise ve eteklerin olduğu bölümde, elindeki beyaz emprime kumaş üzerine mor çiçekli, askılı elbiseye bakıyordu. Sarıya boyalı saçlarına, minik taşlı kelebekler iliştirmişti. Boncuk gibi pırıl pırıl mavi gözleri rimelliydi. Kırmızı oje sürülmüş uzun tırnaklı elleri, zarif hareketlerle giysiler üzerinde geziniyordu. Devamı

Oca 22

Yaşlı adam, pencereden eşsiz şehir manzarasına düşünceli ve kararsız bir şekilde bakarken, en iyisi kızımı aramak, diye geçirdi içinden. Karısının sağlığı yine endişelendirmişti. Sadece üç dört dakika sürmüştü öpüşüp okşamaları birbirlerini, daha fazlası beklenemezdi. Onu çok özlemişti, bu kadar da olsundu. Şimdi içerdeki koltukta oturmuş, beş dakikada bir ismini yüksek sesle tekrarlıyordu. Yine beyin devrelerindeki sinyal akışı zorlanıyordu. Devamı

Oca 21

“Melahat! Hayatım yeter artık, dudaklarını kemirmeyi bırak. Tırnaklarından sonra sıra dudaklarına mı geldi? Zaten bütün gece yatakta dönüp durdun, uyutmadın beni.”

Kemirmeyi bırakıp öfkeyle kocasına döndü.

“Pes! Vallahi pes Mustafa! Ne gamsız adamsın. Bir gece uyumadın diye ölmezsin.” Devamı

Oca 07

Vapura bindiğimizde söze dökülmese de bakışlarımızla ayrılmıştık bile. Yine de yılların arkadaşlığı vardı işte, az mı kahır çekmiştik, az badire mi atlatmıştık, hastalıklar, ilaçlar, birlikte ağırlanan arkadaşlar, yemek yarıştırmalar, kadeh tokuşturmalar…  Şimdi vapura binerken bir çırpıda düşünülüveren nice ayrıntı belki de birkaç fotoğrafa sığışıp kalakaldılar.

Kendimize hava da güzel olduğu için dışarıdan bir yer bulduk, gelsin çaylar gitsin simitler… Acımızı alır belki ha, ne dersin? Devamı

yazı çizi