ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

Kim Bu Konuşan?

Kim Bu Konuşan?

Heyecan dolu bir sürecin sonunda kitabımı elime aldım. 3 yaşındaki yeğenim, kardeşim ve annem, birlikte okuyup sevdiler. Çok mutlu oldum, yeğenimin tanımıyla “sevgi doldum”…  Umarım her yaştan çocuğa ulaşır ve neşeyle okunur. Kitap satış sitelerinde (en sevdiğim Kitap Kolala) ve kitabevlerinde yerini aldı. Bana ilham ve cesaret veren başta çocuklar, ailem, arkadaşlarım, öğrencilerim ve elbette okuduğum … Devamı

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Popular Posts

Tüy kalem

Tüy kalem

Logomda ve kartımda severek kullandığım tüy kalemin tarihçesini az çok biliyordum, ama biraz daha araştırayım dedim. Karşıma bir blog çıktı. Uzun uzun ve keyifle yazmış Merih Sakarya tüy kalemi. En uzun süre (bin yıl) kullanılan bu yazı aracını daha çok sevmemi sağladı. Tüyün yumuşaklığı, edebiyatı anlatışı, uçmaya özlemimi anımsatışı sarmıştı beni. Yazının zihnimdeki resmiydi hep. … Devamı

Nis 14

Komiser İsmet olay mahalline gelene kadar ortalık durulmuştu. Ancak sedyelerle ambulansa taşınanların durumuna bakılırsa az önce kan gövdeyi götürmüş olmalıydı. İçeride her yan cam kırıklarıyla doluydu. Barın arkasındaki camekanda dizili şişelerin çoğu parçalanarak yerlere saçılmıştı. Komiser camlara basmamak için sekerek girdi bara.

İçeride eteğinin yırtmacı jartiyerine dek açılmış, saçı başı dağınık, perişan halde bir kadın yere çökmüş, karşısındaki duvara boş gözlerle bakıyordu. Olayın şokunu henüz üzerinden atamamış kadınla şu an konuşmanın faydası yoktu.

Devamı

Nis 13

Ah, ah be canım… İlk gördüğümde âşık olmuştum sana. İşte bu peri kızı benim sevgilim, canım, doyunağım, demiştim. Çok uğraştırmıştın beni, ne çok koştum peşinden… Şiirler, şarkılar, mektuplar yazdım, sonunda açtın bana kalbini. Bizim aşkımız kara sevdaya düşenlerin hayal bile edemediği kavuşmaydı. Sen de sevdin beni, sevdin biliyorum ama benim kadar değil…  Devamı

Nis 10

Önceki yazılarımda epey resimli kitaptan bahsetmiştim. Çocuklarla birlikte okuyabileceğimiz resimli öyküler önermeye devam ediyorum.

Bir Armadillo Hikâyesi

Gözde Aral Ocak’ın yazdığı, Paraşüt Kitap’ın yayımladığı eğlenceli bir çocuk kitabı. Ceyhun Şen’in pastel renklerle bezeli resimleri, beni hikâyenin geçtiği yağmur ormanına götürdü.

Kahramanımız Armin, minik armadillo olarak anılmaktan sıkılıyor. Boyundan büyük işler peşinde… Karşısına çıkan Pohpoh kuşunun övgüleri ona istediğini verebilecek mi? Büyümek, kocaman olmak iyi bir şey mi?

Devamı

Nis 07

Judith Malika Liberman’ın masalları her zaman beni iyileştirir. Hele bugünlerde ilaç gibi geliyor. Gece bir iki masalını okuyunca şifalı bir uykuya kavuşuyorum.

Judith yetişkinlere iki kitap yayımlamıştı. Son olarak çocuklara “Önce Hayal”i yazdı.

Doğan Novus’tan çıkan “Masal Terapi”yi geçen yıl keşfettim. Hep kitap etiketli “Masallarla Yola Çık”ı da bu yıl. Her masal bana yeni sorular sordurdu. O anda yanıtlayamasam da attım gökyüzüne, kendi zamanında cevaplar geldi. Bilinçaltı iyi çalışıyor, ne ekersen onu biçiyorsun. Masallardaki neşe, huzur, merak yerini buluyor.

Her masalın sonunda yorumlar ve öneriler yer alıyor. Özellikle yazma çalışmaları ilgimi çekti. Epeydir kafamda dönen, bir türlü kâğıda dökülmeyen öykü aldığım ilhamla ortaya çıktı. Devamı

Nis 03

Burası ormanın ortasında bir sahil. Daha önce geldim, bildiğim bir yer. Yıllardır giydiğim camgöbeği mayom üstümde. Bu yaşıma kadar hiç aşina olmadığım rahatlık duygusu, ince hafifçecik bir şal gibi tüm bedenimi sarmış. Ne göbeğimin yayıklığı ne memelerimin sarkıklığı umurumda. Kendimi ilk defa olduğum gibi, olduğum kadar insan hissediyorum.

Gözlerimi açmaya çalıştığımda güneş ışıklarının arsız dansına maruz kalıyorum. Asla gölgede değilim, hiç gölge yok. İyot kokusu diyorlar ya, denizin ruhu genzimden vücuduma yayılıyor. Devamı

yazı çizi