ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

yazı çizi atölyesi perşembe grubu açılıyor

yazı çizi atölyesi perşembe grubu açılıyor

“Benim gibi insanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim. Yeni atölye grubu, talebe göre belirleyeceğim tarihte başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca perşembe akşamları 19.00-21.20 arası sürecek. Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Popular Posts

Kim Bu Konuşan?

Kim Bu Konuşan?

Heyecan dolu bir sürecin sonunda kitabımı elime aldım. 3 yaşındaki yeğenim, kardeşim ve annem, birlikte okuyup sevdiler. Çok mutlu oldum, yeğenimin tanımıyla “sevgi doldum”…  Umarım her yaştan çocuğa ulaşır ve neşeyle okunur. Kitap Gergedan Yayınları mağazasında, kitap satış sitelerinde ve kitabevlerinde yerini aldı. Bana ilham ve cesaret veren başta çocuklar, ailem, arkadaşlarım, öğrencilerim ve elbette okuduğum … Devamı

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Nis 05

Demetevler’deki Fehmi Efendi Cami’sinde onu bekliyorum. Namaz bitti. Karga hâlâ ortada yok. Camiden çıkan siyah ceketli yaşlı amcaya baktım. Yanımdan geçip gitti. Beklemek yormaya başladı. Ayaklarım soğuktan uyuştu. Ellerim nerelere kaçtı bilemiyorum. Görevin neden burada verileceğini ve uygun olup olmadığını düşündüm. Dağıtılan çorba gözüme çarptı. Bu ayazın azılı düşmanı sıcacık çorba, bana ne iyi gelecekti. Sıraya girdim. Çorba kazanına yaklaştıkça ne kadar üşüdüğümü anladım. Devamı

Nis 04

Geçmiş halayın başına iki ayak ileri, tek ayak geri gidiyor, gururla sallıyordu mendilini Afşin Ağa.  Nasıl gururlanmasındı ki? Üç hanımdan olma yedi kızdan sonra nihayet Allah yüzüne bakmış, soyunun devamı İbrahim’i vermişti ona. En sonunda bir evladı olmuştu.  O evlat ki o gün erkek olmuştu.

Köy halkı onca yaptığı dedikoduyu unutmuş, biricik oğlunun sünnet düğününde ağalarının yanında saf tutmuştu. Vur patlasın, çal oynasın derken saat ilerlemiş, kalabalık azalacağına artmıştı. Köylüsü yemeye içmeye, Afşin Ağa ise oynamaya doyamamıştı o gece. Diz büküp gerdan kırarken tüm gözler onun üzerinde, o ise bambaşka hayallerdeydi…

Ağa oğlu büyüyecek, evlenecek, onun da bir ağa oğlu olacak. O geçecek bu halayın başına, o sallayacak mendili gururla. At alacak oğluna, araba alacak, toprak alacak. İstediği kızı bile alacak. Babası ona almamıştı ama o alacak, ne isterse yapacaktı… Devamı

Mar 27

İlya, yatağının gün ışığı masajıyla uyandı. Lavaboya doğru ilerlerken göz bebeği hareketlerini algılayan kahve makinası devreye girdi.  15 dakika sonrasına programlanmış olan zaman yolundaki ziyaretini gerçekleştirdikten sonra kahvesinden bir yudum aldı. Yaşadığı yüzyıl çok şey getirmişti. Sadece şu tuvalet olayını hallederken neden hâlâ bir zaman yoluna ihtiyaçları olduğunu bir türlü çözemiyordu. Bundan 127 yıl önce bağırsaklara ikinci beyin dendiğini duymuştu. Devamı

Mar 23

Bir gün duvarın ötesine geçmek istedim. Öteden evvel beridekini bilmen şart, dedi duvar. Sorup soruşturmaya başladım.

İnsan kimlere güvenebilir beridekinin selameti evvelken? Hele benim içinde bulunduğum gibi dar soluk alan bir çevrede, kanaatkâr yaşamlara sahip bedenlerin heveslere düşman olduğu zihinlerin dibinde.

En güvenebileceğim kişilerden birine gittim sonra. Tahsili benden yüksek olduğundan ona açılmayı seçtim. Mahallenin sağlık ocağındaki hemşir’anım. Devamı

Mar 22

Merhaba… Bendeniz Zuhal efendim. Namıdiğer Parizyen Zuhal! Gerçi siz beni eskiden beri bilirsiniz. Saklı kalamamış bedenimin bin bir haline şahitlik ettiniz. Sahi! En son ne zaman mesut gördünüz beni. Hiç mi? İnanın ben de hatırlamıyorum. En son hangi yastıkta huzurla uyudum bilmiyorum. Selasız sabahlara uyandı yüzlerce kez öldürülmüş bedenim. Çelimsiz, ziyan ruhumu da almış yanına… Kalıbına uymayan sahte sahiplikler peşinde. Yüzüm yerine gecelere yaptım onca makyajı karşınızda, bitkince. Devamı

yazı çizi