ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

yazı çizi atölyesi perşembe grubu açılıyor

yazı çizi atölyesi perşembe grubu açılıyor

“Benim gibi insanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim. Yeni atölye grubu, talebe göre belirleyeceğim tarihte başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca perşembe akşamları 19.00-21.20 arası sürecek. Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Popular Posts

Kim Bu Konuşan?

Kim Bu Konuşan?

Heyecan dolu bir sürecin sonunda kitabımı elime aldım. 3 yaşındaki yeğenim, kardeşim ve annem, birlikte okuyup sevdiler. Çok mutlu oldum, yeğenimin tanımıyla “sevgi doldum”…  Umarım her yaştan çocuğa ulaşır ve neşeyle okunur. Kitap Gergedan Yayınları mağazasında, kitap satış sitelerinde ve kitabevlerinde yerini aldı. Bana ilham ve cesaret veren başta çocuklar, ailem, arkadaşlarım, öğrencilerim ve elbette okuduğum … Devamı

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Şub 21

Kolay

Yazan Editör Kategori her şey

Ne kadar kolay şansının farkında olmayıp yitirivermek onu… Bir iki lafla herkesi kandırabileceğini sanmak. İnsanları küçümseyivermek. Hâlâ çıkarına uygun beklentilere kapılmak. Egonun esiri olmak ne kolay…

Sabun sanki, “kalıp haber cümleleri” ile yargılamadan mahkûm edivermek ne kadar kolay. Duyarlılık derken düşünmeden tüketmek…

Her şeye rağmen umuda tutunmak zor mu? O da kolay… Derin bir nefes alıp göğe bakmak, yaşamın bunlardan ibaret olmadığını hatırlamak. Yorulsan da yaşadığını fark etmek. Bakıştığın çam ağacının seni anladığını bilmek…

Şub 20

Atölyede hep konuşuyoruz, yazmanın faydalarını saya saya bitiremiyoruz. Aslında yazmanın tek bir amacı var: Varoluşumuzu yaşamak, belki de gerçeğe aktarmak. Kendimizi sözcük sözcük var etmek, görünür kılmak.

Bedensel olarak görünmeyi istemeyen yazarlar olmuştur hep. Bedenleriyle çıkmak istemezler okurun karşısına. “Somutlaşmamak” için belki. “Sözcük beden”leriyle bilinmek isterler. Şimdi anlıyorum onları, anlayabildiğim kadar…

Şub 20

Ilık kış gününün bulutlu öğle sonrasıydı. Kentin kalabalığında kendi içlerine çekilmiş insanlar hızlı hızlı yürüyordu. Bu kadar çok köpek, gündüz vakti bu sokakta hiç görülmezdi. Tek tek yürüyenler, oturan adamın çevresini sarmış, köpek çetesine meraklı bir bakış atıp kaçar gibi uzaklaşıyordu. Sırtını kitapçıya verip bekleyen gençler, kaçamak gözlerle onlara bakıp kimin ne kadar korktuğunu ölçmeye çalışıyordu.

Derken bir sokak fotoğrafçısı, elindeki makineyi oturan adama doğrultup art arda deklanşöre basınca ortalık birden aydınlanıverdi. Devamı

Şub 19

Bakmayın öyle yüzüme. Ne dememi bekliyorsunuz? Çocuktuk, ne yaptığımızı bilemiyorduk mu demeliyim? Üzgünüm, kendimi kandırmayı bırakalı uzun zaman oluyor, farkında değil miydiniz? Siz zaten hiçbir şeyin farkında değilsiniz ki. Olmadınız hiçbir zaman. Olamadınız. Benimse o günden beri kulaklarım yalnızca bir sözcüğü duyuyor. Neden?

Ne şu ağaçta cilveleşen kuşların ne de rüzgârın sesini duyuyorum. Devamı

Şub 18

Sadece sen ve ben kalalım ne çıkar.

İşimiz gücümüz olmasın, günlük telaşlar yok. Tanıdık insanlar uzak.

Birlikte uyuyup uyanmanın verdiği mutluluk yetmez mi insana?

Kurulan o büyük hayaller yok, zaten gerçekleşmiş ya en büyüğü, kalmışız baş başa bu koca şehirde, daha ne olsun.

Cemal Süreya okuduğun günler olsun, “Kapı aralığında öptüm / Soluğundan öptüm seni”. Devamı

yazı çizi