ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

Çocuklarla Eğlenceli Yazarlık Atölyesi

Çocuklarla Eğlenceli Yazarlık Atölyesi

Kitap okumayı seviyorsan, yazmaya hevesliysen ve 8-12 yaş grubundaysan 2 Aralık’ta başlayacak Çocuklarla Eğlenceli Yazarlık Atölyesi’ne katılabilirsin. Yazma Eğitmeni Gaye Dinçel ve Psikolog Ernur Yanbastıoğlu‘nun yürüteceği, oyunlar oynayarak yazmak isteyen çocuklara yönelik atölyemize bekliyoruz. Balık tutmuyoruz. Balık tutmayı öğretmiyoruz. Hep beraber edebiyat denizine dalıyoruz.

Popular Posts

yazı çizi atölyesi kasım grubu açılıyor

yazı çizi atölyesi kasım grubu açılıyor

“Benim gibi yazanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim. 20. atölye grubu, kayıtlar tamamlanırsa 30 Kasım’da başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca perşembeleri 19.00-21.00 arası sürecek. Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Eyl 19

Behiç Ak’ı Cumhuriyet gazetesindeki karikatürlerinden tanıyorum. Kaleminin kuvvetli olduğunu biliyordum. Bu kitabıyla neşeli dilini ve çizimlerini yeniden keşfetmek çok güzel. Üstelik on iki kitabı daha var. Daha önce Pat Karikatür Okulu’nu okumuş, onu da çok sevmiştim. Sırada diğer kitapları var.

Galata’yı görmediyseniz bile bildiğinizi düşüneceksiniz. Bu güzel kulenin çevresinde birbirinden renkli insanlar ve kuşlar yaşıyormuş meğer. Fizikçi Rafet Bey, hayvanlarla anlaşabilen Hülya, teknoloji canavarı Emre, veteriner Sevgi Hanım, esrarengiz tuhaf adam, neşeli Oktay Bey, tembel martı Murteza, ebabiller, ilginç masallarıyla Melahat Hanım… Devamı

Eyl 16

Ah Şiir Ah!

Yazan Editör Kategori her şey

Anneannem gibi konuşacağım. “Bizim zamanımızda şiir değerliydi.” Şimdi neden uzak geliyor insanlara? Neden bu kadar az basılıyor şiir kitapları?

Yaşamın şiir olduğunu anlamak bu kadar zor mu? Şiir bize yabancı sanki…

Oysa varoluşumuzun en sağlam göstergesi şiir. “Sözleri böylesine dizebiliyoruz demek…” Bunu yapabiliyorsak “varız” demek. Devamı

Eyl 14

Önce S*ktir Et çıktı, listelere yerleşti, sonra da Alışveriş ve S*kiş.

İlkine, tam ısınacakken vazgeçip, aynen yazarın önerdiği gibi “S*ktir eeet!” diye bağırarak rahatlıyoruz.

Alışveriş ve S*kiş bambaşka. Okuru rahatlatmak için değil, rahatsız etmek için yazmış Mark Ravenhill. Arka kapak yazısı kitabın özünü yansıtıyor. Aynen şöyle yazılmış:

İNSAN BAĞIMLIDIR: Devamı

Eyl 09

En sevdiğim kelimelerden biri “eyvallah”. Ne kadar çok anlamı barındırıyor içinde. Geçen gün, yürekten “Eyvallah” dediğimde konuştuk, pek güzel diye. Ona buradan “Eyvallah!” diyorum bana hatırlattığı için bu güzelliği.

Eyvallah, her şeye kadir. Sağ el bağırda söylenirse daha içten olur. Yüreğine bastırırsın çünkü söylerken, yüreğinden bastırırsın. Başını da hafifçe öne eğdin mi açılır gönül kapıları. Üstada saygıdır, söze saygıdır, yüreğe saygıdır. Devamı

Eyl 07

Sonunda bu da gerçek oldu. Sevdiğim yazarlardan biri kitabını bana ithaf etti. Celil Oker, Yenik ve Yalnız’ın ilk sayfasına yazmış: Sevgili okuruma… Beni gerçekten seven ve okuyana demek istiyor. Teşekkürler C.O. Ben uydurmadım, kitabın Sonsöz’üne geldiğimde gördüm C.O. imzasını.

Yenik ve Yalnız, bir Remzi Ünal polisiyesi. C.O., Remzi Ünal’ın son macerasını anlatıyor. Okudukça kendimi Remzi Ünal sanıyorum. Tüm maceralarını, yaşamındaki dönüm noktalarını okuyarak gözlediğim, iyi tanıdığım kahramanım. Bu son (Sakın son olmasın!) macerasında tamamen özdeşleştim onunla. Yaşıyor ve C.O. da onun gölgesi sanki. Her anını yazıyor. Devamı

Eyl 05

İnsan, hayalle gerçek arasında ne kadar salınabilir? Birine doğru yaklaşır mı zamanla? Uzaklaşır mı? Hangisine yaklaşmak acı verir, hayale mi gerçeğe mi? Hangisi rahatlatır?

Hayaller denizinin derinlik sarhoşluğunda ilerlerken… Yarım cümleleri tamamlamaya çalışıp vazgeçerken… Anladığını sanıp anlamazken… Anlamadığını sanıp anlarken… Devamı

Eyl 02

Kara İstanbul, benim gibi polisiyeyaşarlar (uyduruverdim, kahramanla özdeşleşen deli manasında) için biçilmiş kaftan. On altı
yazardan, İstanbul’un değişik yerlerinde geçen on altı öykü. Tanıdık yazarlara da rastladım, yeni yazarlar da keşfettim. Kitabı bitirmiş değilim, bitmesin diye dolmuşta birer birer okuyorum öyküleri, hatta bazen yarımşar.

Bu kadar birbirine benzemeyen katili bir arada bulmanız zor. Her öyküde hayrete düşüyorum, ilk kez polisiye okuyan bir çömezim sanki. Devamı

yazı çizi