ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

yazı çizi atölyesi salı grubu

yazı çizi atölyesi salı grubu

“Benim gibi insanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim. Yeni atölye grubu, nisanda başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca salıları 19.00-21.00 arası sürecek. Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Popular Posts

Tüy kalem

Tüy kalem

Logomda ve kartımda severek kullandığım tüy kalemin tarihçesini az çok biliyordum, ama biraz daha araştırayım dedim. Karşıma bir blog çıktı. Uzun uzun ve keyifle yazmış Merih Sakarya tüy kalemi. En uzun süre (bin yıl) kullanılan bu yazı aracını daha çok sevmemi sağladı. Tüyün yumuşaklığı, edebiyatı anlatışı, uçmaya özlemimi anımsatışı sarmıştı beni. Yazının zihnimdeki resmiydi hep. … Devamı

Kas 23

Epeydir yazmaya çalışıyorum bu kitabı. Zihnimden sayfalar geçiyor, kelimeler kifayetsiz…

Johnny, savaşın anlamsızlığını ve acımasızlığını anlatıyor. Yaşamadan konuşuyoruz ya, askerlik, vicdani ret hakkı, savaş, barış, çatışma… Johnny’yi dinlemeden konuşuyoruz. Onu dinleyip, ölememenin ne olduğunu anlamaya çalışıp bir daha düşünelim. Sonra en baştan konuşalım, en baştan başlayalım.

Ölümün kutsallığı inancını yerle bir ediyor Johnny. Anlatıyor: Gidenin ardından konuşmanın anlamsızlığını, kabul ettiklerimizin açtığı yaraları, sustuğumuzda neler olduğunu, her anın silahla geçtiği o savaş alanlarını… Devamı

Kas 21

Alpar beni aradı, birlikte büyüdüğüm ve çok sevdiğim “kankam”. Facebook’ta Babaolmak.com’dan bahsetmiştim, onu görmüş. Bu ilhamla ona bir baba bloğu yapmaya karar verdik. Böylece ilk yazı çizi yapımı blog, baba kızın seyir defteri oldu. Benim için çok keyifli ve uğurlu bir başlangıç. Bloğun editörlüğünü de üstlenerek yaşamıma, hep sürmesini dilediğim bir renk kattım.

Özgür Poyrazoğlu, Babaolmak.com’la bize öncü oldu. Sağ olsun, hemen yazıp desteğini sundu.

baba kızın seyir defteri, Alpar’ın kızı Ada’yla yolculuğunu taşıyor sayfalarına. Bununla yetinmiyor, annelere ve babalara tavsiyelerini de sunuyor. Yakında konuk babaları ağırlayacak.

Keyifle çevirmeniz dileğiyle, bu seyir defterinin sayfalarını…

Kas 17

Yeni teknolojiler ve sosyal medya hakkında pek çok haber ve veriyle karşılaşıyoruz. Şöyle derli toplu bilgi bulup güncel gelişmeleri takip edebileceğimiz bir kaynak yok mu? Birkaç kolay takip edilebilir kaynak önerebilirim.

M. Serdar Kuzuloğlu: Bloğundan her türlü gelişmeyi takip edebilirsiniz: http://mserdark.com/

Aynı zamanda TRT’de Sosyal Medya Programı’nı yapıyor: http://www.sosyalmedyatv.com/ Devamı

Kas 15

Hep sorulan soru. “Yapalım da ne olacak yani?” Neler olmayacak ki…

Kendini ifade edeceksin. Önce kendin, kişisel tarihin için. Sonra okur için. Seni okuyup feyz almasını, neşelenmesini, seni anlamasını vs. istediğin insanlarla iletişim kurabilmek, etkileşmek için. Devamı

Kas 14

Nelog?

Yazan Editör Kategori her şey

Soruyorlar: “Ne yapıyorsun?”

“Blog editörüyüm.”

“Nelog?”

Yapılan bir araştırmaya göre internet kullanıcılarımızın % 82’si blog okuru. Bana mı denk geliyor bu % 18, yoksa araştırmada mı bir hata var? Gerçi bazı blog okurları, okuduklarının blog olduğunun farkında değil. Bir “site” lafıdır, almış başını gidiyor. Devamı

Kas 03

Değişim

Yazan Editör Kategori her şey

Değişime direnmek anlamlı değil. Çoğu zaman hayallerle gerçekler birbirini tanımıyor. Umutsuzluğa sürüklendiğim anlar olsa da hüznün de değişebileceğini hatırlatıyorum kendime. Her an her şey değişiyor…

Mücadele vazgeçilmez bir ihtiyaç, istek… Mücadeleyle “oldurmaya” çalışmayı karıştırmamak gerekiyor. Bazen ne kadar mücadele etsen de sonuç değişmiyor. Kabullenip yola devam etmeyi öğrenmek zor, ama doğru.

Akışa bırakıp kendini, “an”ları fark etmek, “an”ın içinde yaşamak… “İşte bütün mesele bu.”

Kas 01

Depremden sonra sosyal medyanın etkisi üzerine epeyce yazıldı. Ben son derece etkili olan bir blogdan bahsedeceğim: Yalnız Değilsin Van. Sürekli güncellenen blogda Van için gereken her bilgi var: ihtiyaçlar, yardım toplama noktaları, gönüllü olma yolları, ulaşılamayan köyler, son durumu ortaya koyan haber ve raporlar… Blog sayesinde pek çok insan organize oldu, dayanışma çığ gibi büyüdü. Herkes ne yapacağını bilemezken sorularına yanıt buldu. Hâlen de blog, bu güzel dayanışmaya hizmet ediyor.

Bloğu kuran gönüllülerin amacı Van için koordinasyon desteği sağlamak: http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com/about/ Devamı

yazı çizi