ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

Kim Bu Konuşan?

Kim Bu Konuşan?

Heyecan dolu bir sürecin sonunda kitabımı elime aldım. 3 yaşındaki yeğenim, kardeşim ve annem, birlikte okuyup sevdiler. Çok mutlu oldum, yeğenimin tanımıyla “sevgi doldum”…  Umarım her yaştan çocuğa ulaşır ve neşeyle okunur. Kitap Gergedan Yayınları mağazasında, kitap satış sitelerinde ve kitabevlerinde yerini aldı. Bana ilham ve cesaret veren başta çocuklar, ailem, arkadaşlarım, öğrencilerim ve elbette okuduğum … Devamı

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Popular Posts

Tüy kalem

Tüy kalem

Logomda ve kartımda severek kullandığım tüy kalemin tarihçesini az çok biliyordum, ama biraz daha araştırayım dedim. Karşıma bir blog çıktı. Uzun uzun ve keyifle yazmış Merih Sakarya tüy kalemi. En uzun süre (bin yıl) kullanılan bu yazı aracını daha çok sevmemi sağladı. Tüyün yumuşaklığı, edebiyatı anlatışı, uçmaya özlemimi anımsatışı sarmıştı beni. Yazının zihnimdeki resmiydi hep. … Devamı

Şub 18

Sadece sen ve ben kalalım ne çıkar.

İşimiz gücümüz olmasın, günlük telaşlar yok. Tanıdık insanlar uzak.

Birlikte uyuyup uyanmanın verdiği mutluluk yetmez mi insana?

Kurulan o büyük hayaller yok, zaten gerçekleşmiş ya en büyüğü, kalmışız baş başa bu koca şehirde, daha ne olsun.

Cemal Süreya okuduğun günler olsun, “Kapı aralığında öptüm / Soluğundan öptüm seni”. Devamı

Şub 15

Küçücük minicik Zeyno’suydu onun.

Daha 18’indeydi.

Onlarınki eski, çok eski hikâyeydi.

Top oynayarak büyümüşler,

Bisiklete binerek âşık olmuşlardı.

Herkes bunu bilirdi.

Ali’yle Zeynep’ti onlar.

Zeynep’le Ali… Devamı

Şub 14

Sabahın ilk ışıkları gökyüzüne yeni umutlar dağıtana kadar içti. Müdavimi olduğu meyhaneden yalpalayarak çıktı. Meyhaneci Agop geçmiş yılların hatırına onu beklemiş, dinlemişti. Sessiz çığlıklarından yine hiçbir şey anlamamıştı. Arkasından bağırdı. “Remzi kardeş, bir taksi tut, bu hâlinle tomofil kullanmayasin, bak doğri olmasss.” Elini güçlükle onaylar gibi salladı, köşeyi döndü; düştü. Başı sonsuz bir vida… Birden midesi bulandı, doğruldu; kustu. Kusmuk kokusu genzini yakmış, söyleniyordu annesi… “Geberesice, seni doğuracağıma taş doğursaymışım. 13 yıllık kocam bana bu eziyeti çektirmedi. Şu hâle bak, her yer kusmuk içinde…” Kocası babalıktı. Devamı

Şub 13

Kediler şahit olmuştu o gün olanlara. Bahar’ın, çaresizliğine merhem olmasını umduğu Yoldaş ve Ararat… Biri uysal, diğeri hırçın… Kendini ait hissetmediği bu şehre, bu sokağa ve bu eve onu bağlayacak bir şey ararken bulmuştu onları, sokağın köhne bir köşesinde. Sarıp sarmalarsa yaralarını, kendi yaraları da kabuk bağlar diye ummuştu. Gecenin karanlığı belki ona dost olurdu böylece. Bunca zulme ve acımasızlığa rağmen nefes alıyor olmanın keyfine varabilirdi, kediler arsızca oynaşırken ayaklarının dibinde. Devamı

Şub 12

Atölyemiz heyecan ve neşeyle devam ediyor. Yeni katılımlarla zenginleşiyor. Siz de bizimle olmak isterseniz beklerim. Devamı

yazı çizi