ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

Yeni yazı çizi atölyesi grubu

Yeni yazı çizi atölyesi grubu

“Benim gibi yazanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim. Yeni atölye grubu, ocak ayında başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca perşembeleri 19.00-21.00 arası sürecek. Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Popular Posts

Tüy kalem

Tüy kalem

Logomda ve kartımda severek kullandığım tüy kalemin tarihçesini az çok biliyordum, ama biraz daha araştırayım dedim. Karşıma bir blog çıktı. Uzun uzun ve keyifle yazmış Merih Sakarya tüy kalemi. En uzun süre (bin yıl) kullanılan bu yazı aracını daha çok sevmemi sağladı. Tüyün yumuşaklığı, edebiyatı anlatışı, uçmaya özlemimi anımsatışı sarmıştı beni. Yazının zihnimdeki resmiydi hep. … Devamı

Ağu 26

Dedem Bir Kiraz Ağacı… Kitabın tanıtım bültenini gördüğümde bu isim beni çok etkiledi. Bir sürü şeyi birden düşündüm, hissettim. Kitabın elime gelmesini sabırsızlıkla bekledim. Okurken sakinleştiğimi ve kafamdaki karmaşanın çözülmeye başladığını fark ettim. Bana iyi geldi Tonino, dedesi, kiraz ağacı Felice, kazlar, annesi, anneannesi…

Benim hiç dedem olmadı. İki dedem de ben doğduğumda dünyada değildi. Onlar, benim için bana anlatılan “an”lardan ibaretti. İnsanın gerçek bir dedesi olmasının güzelliğini ve onunla vakit geçirmenin başkalığını Tonino’dan dinledim.

Devamı

Ağu 24

Neredesin Firuze filmini izlemiş miydiniz? İzleyin, izleyin, izlediyseniz de bir daha izleyin. Genç yeteneklerin Firuze’yi araması gibi ben de İlhami’yi arıyorum bazen. Sonra birden fark ediyorum ki İlhami (İlhame de olur) yok aslında, ben yaratıyorum onu kafamda. Gelmiş, buyurmuş sayıyorum o zaman. Az önce de böyle oldu. “Ah, ah, ah! Yazmam lazım, ne yazsam, İlhami de yok ortalarda!” derken eğitimlerde katılımcılara söylediğim cümle geldi aklıma: “İlham gelmesini beklemeyin.” Vurdum kendimi tuşlara! Devamı

Ağu 22

okuryatar

Yazan Editör Kategori her şey

okuryatar,* çok yazarlı ve etkileşimli kitap bloğumuz. Hep hayalimdi böyle bir blog kurmak. Bir gün Nilay (Dalyan) gelip fikrini ortaya atınca hayal gerçeğe yol aldı. Nasıl yaparız, derken oluverdi. Adını bulmak en zoruydu, onu da Demet (Uyar) buldu. Daha doğrusu Hakan Yaman bulmuştu, Demet onun sesi oldu. Buralarda olmasa da bize göz kırptı Hakan Yaman.

Ardından gelsin yazarlar, kurulsun sayfalar… Devamı

Ağu 19

Afili Filintalar, en sevdiğim bloglardan biri. Hepsi de afili otuzdan fazla yazar bir arada. En sevdiğim yazarlardan bazıları da bu adreste: Aslı Tohumcu, Murat Menteş, Alper Canıgüz, Murat Uyurkulak, Şafak Altun, Emrah Serbes… Yazıları blogda, kitaplarını bulmak size kalıyor. Aramaya ve okumaya değer, emin olun.

Afili Filintalar, kendi yazılarını kendileri yayınlıyorlar. Murat Menteş’in söylediği gibi, “Burada yönetici, müdür, patron yok. Herkes, bireysel niteliklerini öne çıkarmakta, istediğini yazmakta özgür.”

Peki, kim bunlar? Devamı

Ağu 17

İyi yazmak için okuyalım. Tamam da ne okuyalım? Tabii ki edebiyat. Roman, öykü, şiir, günce, deneme…

Neden edebiyat?

Sözcük dağarcığını beslemek için: Gündelik hayatta o kadar az sözcük kullanıyoruz ki…

Farklı üslupları tatmak için: Kendimizi anlatmanın o kadar fazla yolu var ki…

Duyguları ortaya koyabilmek için: O kadar az bahsediyoruz ki duygularımızdan. Devamını siz getirin… Devamı

Ağu 15

Sabah işe gidiyorum, henüz burada değilim. Gecenin rüyalı karanlığında yüzüyorum. Birileri hep yürüyor, koşuyor. Hüzünlü, şaşkın, bezgin ya da enerjik. Birinin peşine takılıp başının üstündeki balonu takip edebilsem. Yanındakiyle konuşurken, dinliyormuş gibi yaparken sorguladıklarını görebilsem. Kendi filmimi çeksem, her karede başka bir görüntünün peşine takılabilsem. Başka bir hayatın izini sürebilsem.

Bazen de kendimin peşinden giderim, yüklediğim anlamlara yeni anlamlar yüklerim. İnsanlara hikâyeler yazarım anlık, kendime hikâyeler yazarım. Devamı

Ağu 12

Şu zamanla paralel gitme meselesini çözen var mı? Ben daha çözemedim. Bazen yakalıyorum aynı anda ilerlemeyi, ama bazen. Sistem dizimimde de çıktı. Zaman deli gibi koşuyor. Bense ondan hızlı koşmaya çalışıyorum. (Dizimde “zaman”ı canlandıran arkadaşıma bin selam!)

Ne komik, değil mi? Bize dayatılan bu zamanla yarışmayı nasıl da benimsiyoruz. Her şey, hemen şimdi olsun. Tabii… Oysa şu doğal akışa bir bırakabilsek kendimizi… Bazen bırakabiliyorum, suyla bir olmak, onunla akmak, “damlalarda yüzmek gibisi yok”. (Şebnem Ferah’a da bin selam!) Devamı

yazı çizi