ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

yazı çizi atölyesi ekim grubu açılıyor

yazı çizi atölyesi ekim grubu açılıyor

“Benim gibi insanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim. Yeni atölye grubu, ekim ayında başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca salı akşamları 19.00-21.00 arası sürecek. Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Popular Posts

Kim Bu Konuşan?

Kim Bu Konuşan?

Heyecan dolu bir sürecin sonunda kitabımı elime aldım. 3 yaşındaki yeğenim, kardeşim ve annem, birlikte okuyup sevdiler. Çok mutlu oldum, yeğenimin tanımıyla “sevgi doldum”…  Umarım her yaştan çocuğa ulaşır ve neşeyle okunur. Kitap Gergedan Yayınları mağazasında, kitap satış sitelerinde ve kitabevlerinde yerini aldı. Bana ilham ve cesaret veren başta çocuklar, ailem, arkadaşlarım, öğrencilerim ve elbette okuduğum … Devamı

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Ara 20

Sevim Ak’ın yazdığı bu şahane kitabı Edebiyat Haber‘de anlattım. Okuyun, özgürlüğün tadına varın.

Ara 18

Yoga

Yazan Editör Kategori her şey

Aslı sağ olsun, yogaya başladık küçük bir grup olarak. Zamanını bekliyordu, karşıma çıkıyordu epeydir.

Yoga deyip geçmeyin. Sadece fiziksel değil, zihinsel, ruhsal dengeyi de sağlıyor. Yaşamla uyumunuzu artırıyor, negatif etkilerden arındırıyor, huzura vardırıyor.

Son çalışmamızda kök çakramızı açtık ve mumla meditasyon yaptık. Aslı, aura renklerimizi gördü. Ben yeşil ve maviymişim. Yeşil şifa, uyum, merhamet (kalp çakrası), mavi de iletişim (boğaz çakrası) demekmiş. Oh ne güzel!

Derin nefes alıp yaşamı içinize çekmeyi hep hatırlayın. Yüreğinizden geçirin yogayı, onunla karşılaşacak ve çok mutlu olacaksınız.

Ara 09

Gazeteci Seda Akgül’ü severim, benim kafadan, harbi kadın. Aklına geleni söyler, sakınmaz. Kalemi de aynı sözü gibi, doğru ve duru.

Dişilik mi Kişilik mi? her kadına lazım. Ne kadar gençken okunursa o kadar yararlı. Erken okursan, benim gibi yaptığın yanlışların listesine göz atıyormuş gibi hissetmezsin. Bu listeyi sunduğu için Seda’ya sonsuz teşekkürler. Bir daha “Ben nere(ler)de yanlış yaptım?” dememeyi umuyorum.

Erkek tiplerini anlatışına bayıldım, bu kadar acıklı bir mevzuyu böyle güldürerek anlatmak büyük beceri! Kadın tipleri de son derece aydınlatıcı, hem kendini tanıyorsun hem de diğer kadınları. Devamı

Ara 07

Kutular

Yazan Editör Kategori okuryatar

okuryatar yazarı Aylin Saraç’ın da rol aldığı, Tiyatro 1112 Garaj tarafından sergilenen Kutular, çarpıcı bir oyun. Yaşamın yüzümüze çarptığı ama bizim görmekten kaçındığımız anlar var bu oyunda. Yüzleşmeyi göze alanlar için birebir!

Oyun bir saat sürüyor, çok hareketli, bir an bile sahneden ayıramıyorsunuz gözünüzü. Ben böyle oyunları seviyorum, temposu yüksek ve akılda kalıcı. Daha doğrusu ruhta iz yapıcı. İzlere bürünsün ki ruh, kendi haritasını görebilsin.

Oyunun iki de ödülü var. “Canlandırma Bütünlük” ve “En İyi Erkek Oyuncu” (Hakan Salınmış). Fazlasıyla hak edilmiş ödüller. Devamı

Ara 06

Okuru Yormak

Yazan Editör Kategori okuryatar

Geçen gece rüyamda Ahmet Ümit’i gördüm. Sultanı Öldürmek‘i çok uzun yazdığı için kızıyordum ona. “Tarihi roman yazacaksan orada anlat fethi methi, polisiyeyi polisiye gibi yaz!” O her zamanki sakinliğiyle açıklıyordu fethin de önemli olduğunu, romanı uzun tutması gerektiğini falan. İkna olmadım tabii, ne de olsa hayal kırıklığına saplanmış bir okuruydum.

Nasıl takılmışsa bu mesele kafama, bilinçaltımın nerelerine atmışsam çıkıverdi işte. Yazayım da bir daha uğraşmayayım, dedim. Sevip her kitabını heyecanla beklediğiniz yazarın bu kadar yorucu hale gelmesi üzüyor insanı. Üstelik fazla sözcükler konusunda takıntılıyım ben. Bu romanınsa yarısı fazlalık, anlayın halimi!

Umarım yeni romanlarında polisiye yazarına dönüşür Ahmet Ümit. Bir ümit…

 

yazı çizi