ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

yazı çizi atölyesi sonbahar grubu

yazı çizi atölyesi sonbahar grubu

Çevrimiçi yazı çizi atölyesinin sonbahar grubu oluşuyor. “Benim gibi insanlarla buluşsam, kalemimi geliştirsem” diyorsanız beklerim. 9 yılda, beşi çevrimiçi olmak üzere 27 grupla çalıştık. Yeni grup ekimde başlayacak ve 8 hafta boyunca cumartesileri 12.30-14.40 arasında sürecek. Atölye tamamen uygulamaya dayalı, kuramsal dersler yok. Her hafta bir öykü yazacaksınız, okuyarak grupça tartışacağız. İpuçları verip daha iyi … Devamı

Popular Posts

Öykü Kahramanları Ülkesi’nde

Öykü Kahramanları Ülkesi’nde

İkinci kitabım “Öykü Kahramanları Ülkesi’nde” yayımlandı. Epeydir bekliyordum, elime alınca heyecanla doldum. Yeğenimle birlikte neşeyle okuduk. En önemlisi onun sevmesi! Gergedan Yayınlarının şahane ekibi sağ olsun. Editörüm Şehnaz Helvacılar, yayınevi kurucusu Şehnur Helvacılar, tasarım desteği veren Mediacholic var olun. Çizerim Özlem Arslanoğlu Sağol, hayalimin ötesine geçti rengârenk resimleriyle. Sağ olsun. Beni güçlendiren, hayal gücümün sınırlarını … Devamı

Popular Posts

Kim Bu Konuşan?

Kim Bu Konuşan?

Heyecan dolu bir sürecin sonunda kitabımı elime aldım. 3 yaşındaki yeğenim, kardeşim ve annem, birlikte okuyup sevdiler. Çok mutlu oldum, yeğenimin tanımıyla “sevgi doldum”…  Umarım her yaştan çocuğa ulaşır ve neşeyle okunur. Yayınevinin sitesinde (Gergedan Kitap), diğer kitap satış sitelerinde (en sevdiğim Kitap Kolala) ve kitabevlerinde yerini aldı. Bana ilham ve cesaret veren başta çocuklar, ailem, … Devamı

Ara 11

Günlerdir yanıma bile uğramadı. Çok sevdiği kupası da masada kalmış. “Ne çaydan ne senden vazgeçerim” der saatlerce yazardı:

İçi kelimelerle dolu bir iksirdir çay, karşılıklı konuşmaya başlamadan demleriz… İçip yazarken demleniriz.

İçini kâğıtlara dökerdi. Beni eline aldığında, sohbete başlamadan önce koyulan çay gibi kendimi hazırlardım. Elinin sıcaklığıyla mürekkebim daha hızlı akar, kelimeler kâğıt üzerinde kayarak iz bırakırdı. Kurudum. Onun boğazında düğümlenenler benim de içimde dondu kaldı. Çok yazık, ne kendime faydam var ne de ona. Beni eline bir alsa…

Ama o annesi! Kuruyan mürekkebimden de kara, katı yürekli kadın… Her şeyi mahvetti yine. Gözlerimin önünde Gülce’nin günlüğünü okudu! Beni sürekli akşamdan kalan çay lekeli kupanın içine, masadaki ıvır zıvırla birlikte tıkıştırdığı gibi, kızını da kurtulmak için çabaladığı çukura geri tepti. Oysa yazdıkça rahatlamış, kelimelerden ördüğü basamakları tek tek çıkmaya başlamıştı.

Devamı
Kas 25

Neşeniz bol olsunmuş. Kim bu yahu? Ona ne ki bizim neşemizden. Bak sus pus olduk. Herhalde maşallah dediği 15 dakika yaşamayan tiplerden bu adam. Sevim de şaşırdı. O bana baktı ben ona. Deli mi ne. İnsan tanımadığı kişilerin konuşmasına böyle damdan düşer gibi dalar mı?  Manyak. Ah ne güzel şu yaz gününün keyfini çıkarıyorduk. Çay da pek güzeldi. Olmasa ne yazar, vapurda çay içmeden olmaz. İsterse bulaşık suyu gibi olsun. Sabah olsaydı simit de alırdık ama şimdi karnım tıka basa dolu. Çok yedik çok. Lafa daldık, tabakları yalamadığımız kaldı bir tek. Oh sefam olsun, sanki her zaman yapıyoruz da.

Devamı
Kas 06

Severek okuduğum resimli kitaplardan bahsetmeye devam ediyorum.

Dodi Dişdostu

5 yaşındaki yeğenimin deyimiyle “10 numara 5 yıldız”!

“En çok ineği beğendim. Ot yerken dişleri de temizleniyor. Oh ne güzel.
Aslanın kemik yerken dişinin kırılmaması mucize! Maymun dişetini kanatmadan nasıl temizliyor çam dalıyla. Harika valla. Ya fil? Kum kazıyor kocaman dişleriyle.” diye anlattı bana kitabı. Kitap gününde okula götürüp arkadaşlarına da anlatmış.

Devamı
Eki 26

Severek okuduğum resimli öykülerden bahsetmeye devam ediyorum.

En Havalı Kaka Benimki

Kaka ne faydalıymış! Çok da havalı. 5,5 yaşındaki yeğenimle eğlenerek ve şaşırarak okuduk.

Hangi hayvanın kakasının ne işe yaradığını öğrendik. Pengueni boşuna sevmiyorum! Papağan balığı da muhteşemmiş.

Başkahraman Profesör Bokaka’nın kim olduğunu öğrenince gözlerimiz yerinden fırladı:)

Yazarın imzalarken yazdıklarına bayıldık. “Gerçekten de bir tutam neşe aldık Gaye” dedi lokumum. Bravo Elif Yonat Toğay.

Devamı
Eki 02

Bu defa çok iyi gizlendim. Burada beni kimse bulamaz, biraz soluklanmak istiyorum. Ama fazla kalamam, benim de birkaç kişiyi avlamam gerek. Yoksa buradan çıkmam mümkün değil.

Gözümü uzattığım delikten hızla koşan bir adam görüyorum, silahını düşürmüş. Süratle uzaklaşıyor ve aşağıdaki ağacın arkasında kayboluyor. Silahlardan ürkütücü sesler çıkıyor. Bağıranlar var ortalıkta.

Devamı
yazı çizi