ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

Kim Bu Konuşan?

Kim Bu Konuşan?

Heyecan dolu bir sürecin sonunda kitabımı elime aldım. 3 yaşındaki yeğenim, kardeşim ve annem, birlikte okuyup sevdiler. Çok mutlu oldum, yeğenimin tanımıyla “sevgi doldum”…  Umarım her yaştan çocuğa ulaşır ve neşeyle okunur. Kitap, kitap satış sitelerinde yerini aldı. Yakında kitabevlerine ulaşacak. Bana ilham ve cesaret veren başta çocuklar, ailem, arkadaşlarım ve öğrencilerim sağ olsunlar. Her aşamada fikrimi … Devamı

Popular Posts

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Daha iyi yazmak istiyorsanız

Siz de benim gibi yazıp çizmeye meraklıysanız, “Acaba iyi yazıyor muyum? Daha iyi yazmak için ne yapmalıyım?” sorularını soruyorsanız birlikte çalışabiliriz. Neler yapacağız? Yazışacağız. Yazınızı bana göndereceksiniz. Size önerilerimi ve bazı ipuçlarını sunacağım. Yazınızı bu öneriler doğrultusunda yeniden düzenleyip istediğiniz yerde yayımlayacaksınız ya da biriktireceksiniz. Karar sizin… Devamı…  

Popular Posts

Tüy kalem

Tüy kalem

Logomda ve kartımda severek kullandığım tüy kalemin tarihçesini az çok biliyordum, ama biraz daha araştırayım dedim. Karşıma bir blog çıktı. Uzun uzun ve keyifle yazmış Merih Sakarya tüy kalemi. En uzun süre (bin yıl) kullanılan bu yazı aracını daha çok sevmemi sağladı. Tüyün yumuşaklığı, edebiyatı anlatışı, uçmaya özlemimi anımsatışı sarmıştı beni. Yazının zihnimdeki resmiydi hep. … Devamı

Ağu 22

okuryatar

Yazan Editör Kategori her şey

okuryatar,* çok yazarlı ve etkileşimli kitap bloğumuz. Hep hayalimdi böyle bir blog kurmak. Bir gün Nilay (Dalyan) gelip fikrini ortaya atınca hayal gerçeğe yol aldı. Nasıl yaparız, derken oluverdi. Adını bulmak en zoruydu, onu da Demet (Uyar) buldu. Daha doğrusu Hakan Yaman bulmuştu, Demet onun sesi oldu. Buralarda olmasa da bize göz kırptı Hakan Yaman.

Ardından gelsin yazarlar, kurulsun sayfalar… Devamı

Ağu 19

Afili Filintalar, en sevdiğim bloglardan biri. Hepsi de afili otuzdan fazla yazar bir arada. En sevdiğim yazarlardan bazıları da bu adreste: Aslı Tohumcu, Murat Menteş, Alper Canıgüz, Murat Uyurkulak, Şafak Altun, Emrah Serbes… Yazıları blogda, kitaplarını bulmak size kalıyor. Aramaya ve okumaya değer, emin olun.

Afili Filintalar, kendi yazılarını kendileri yayınlıyorlar. Murat Menteş’in söylediği gibi, “Burada yönetici, müdür, patron yok. Herkes, bireysel niteliklerini öne çıkarmakta, istediğini yazmakta özgür.”

Peki, kim bunlar? Devamı

Ağu 17

İyi yazmak için okuyalım. Tamam da ne okuyalım? Tabii ki edebiyat. Roman, öykü, şiir, günce, deneme…

Neden edebiyat?

Sözcük dağarcığını beslemek için: Gündelik hayatta o kadar az sözcük kullanıyoruz ki…

Farklı üslupları tatmak için: Kendimizi anlatmanın o kadar fazla yolu var ki…

Duyguları ortaya koyabilmek için: O kadar az bahsediyoruz ki duygularımızdan. Devamını siz getirin… Devamı

Ağu 15

Sabah işe gidiyorum, henüz burada değilim. Gecenin rüyalı karanlığında yüzüyorum. Birileri hep yürüyor, koşuyor. Hüzünlü, şaşkın, bezgin ya da enerjik. Birinin peşine takılıp başının üstündeki balonu takip edebilsem. Yanındakiyle konuşurken, dinliyormuş gibi yaparken sorguladıklarını görebilsem. Kendi filmimi çeksem, her karede başka bir görüntünün peşine takılabilsem. Başka bir hayatın izini sürebilsem.

Bazen de kendimin peşinden giderim, yüklediğim anlamlara yeni anlamlar yüklerim. İnsanlara hikâyeler yazarım anlık, kendime hikâyeler yazarım. Devamı

Ağu 12

Şu zamanla paralel gitme meselesini çözen var mı? Ben daha çözemedim. Bazen yakalıyorum aynı anda ilerlemeyi, ama bazen. Sistem dizimimde de çıktı. Zaman deli gibi koşuyor. Bense ondan hızlı koşmaya çalışıyorum. (Dizimde “zaman”ı canlandıran arkadaşıma bin selam!)

Ne komik, değil mi? Bize dayatılan bu zamanla yarışmayı nasıl da benimsiyoruz. Her şey, hemen şimdi olsun. Tabii… Oysa şu doğal akışa bir bırakabilsek kendimizi… Bazen bırakabiliyorum, suyla bir olmak, onunla akmak, “damlalarda yüzmek gibisi yok”. (Şebnem Ferah’a da bin selam!) Devamı

Ağu 10

Remzi Ünal

Yazan Editör Kategori okuryatar

“Ah! Ne kadar bedbahtım, bilemezsiniz…” Hülya Koçyiğit edasıyla elim alnımda, perişanım. Remzi Ünal, neredeyse bir yıldır twitter’da ve benim haberim yok! Kınayın beni, kınayın, herkes kınasın! Ben kendimi duvardan duvara vurdum zaten.

Acımı çektikten sonra teselli aramaya başladım, her insan evladı gibi. Geç de olsa keşfettim, hem böylece toptan okuyabiliyorum. Gün gün beklemiyorum… Mevzuya gel, diyorsun, merak ettin tabii. Devamı

Ağu 08

Behzat Ç.’yi seviyorum ama dizi yayınlanmaya başladığından beri değil. Her Temas İz Bırakır: Bir AnKara Polisiyesi çıktığında (2006) keşfetmiştim bu antikahramanı. İki senelik sabırsız bekleyişin ardından Son Hafriyat: Bir AnKara Polisiyesi geldi. Üçüncü romanı bir türlü bitiremedi, diye Emrah Serbes’e kızıp dururken dizi başladı ve beni fethetti. Şimdi devamı için eylülü, filmi için [Behzat Ç: Seni Kalbime Gömdüm (Son Hafriyat’tan uyarlama)] 28 Ekim’i bekliyorum yine sabırsızlıkla.

Argo kullanımı nedeniyle bir sürü eleştiri ve “yüce” RTÜK’ten uyarı alsa da “la”nın “lan”ın kibar hâli olduğunu öğretti bize. Asıl beni yakalayan, dahi anlamındaki –de, -da eklerinin ayrılması meselesiydi. Dizinin o bölümünde, seri katil notlar bırakıyordu cinayet mahallerine: “Buda intihar değil.” Behzat Ç. ve Harun tepki gösterdiler, şöyle bir şeydi: “ ‘Da’yı ayırmamış, mal la bu!” Böylece çoğumuzu delirten bir Türkçe sorununa el attılar. Devamı

yazı çizi