ErtG4tRlazazMr987V1830i

Popular Posts

yazı çizi atölyesi yeni yıl grubu

yazı çizi atölyesi yeni yıl grubu

“Benim gibi insanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim. Yeni atölye grubu, kayıtlar tamamlanınca başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca salı akşamları 19.00-21.20 arası sürecek. Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Popular Posts

Çocuklar Kitap Kapağı Tasarlıyor

Çocuklar Kitap Kapağı Tasarlıyor

Eğlenerek bir kitabın kapağını tasarlamak isteyen 6-10 yaş grubu çocuklara yönelik atölyemizi 22 Aralık Cumartesi günü Altı+Bir’de yaptık. Çizer Gözde Yüksel ile birlikte “Kim Bu Konuşan?”ın ilk öyküsünü seslendirdik. Çocuklar harika resimler yaptılar. Kapağa çizer olarak kendi adlarını yazdılar. Özel olarak hazırlanan çerçevelere koyarak yapıtlarını asabilecekleri hale getirdiler. Atölyenin sonunda her biri için kitabımı imzaladım. Heyecan … Devamı

Popular Posts

Kim Bu Konuşan?

Kim Bu Konuşan?

Heyecan dolu bir sürecin sonunda kitabımı elime aldım. 3 yaşındaki yeğenim, kardeşim ve annem, birlikte okuyup sevdiler. Çok mutlu oldum, yeğenimin tanımıyla “sevgi doldum”…  Umarım her yaştan çocuğa ulaşır ve neşeyle okunur. Kitap Gergedan Yayınları mağazasında, kitap satış sitelerinde ve kitabevlerinde yerini aldı. Bana ilham ve cesaret veren başta çocuklar, ailem, arkadaşlarım, öğrencilerim ve elbette okuduğum … Devamı

Ağu 12

Şu zamanla paralel gitme meselesini çözen var mı? Ben daha çözemedim. Bazen yakalıyorum aynı anda ilerlemeyi, ama bazen. Sistem dizimimde de çıktı. Zaman deli gibi koşuyor. Bense ondan hızlı koşmaya çalışıyorum. (Dizimde “zaman”ı canlandıran arkadaşıma bin selam!)

Ne komik, değil mi? Bize dayatılan bu zamanla yarışmayı nasıl da benimsiyoruz. Her şey, hemen şimdi olsun. Tabii… Oysa şu doğal akışa bir bırakabilsek kendimizi… Bazen bırakabiliyorum, suyla bir olmak, onunla akmak, “damlalarda yüzmek gibisi yok”. (Şebnem Ferah’a da bin selam!) Devamı

Ağu 10

Remzi Ünal

Yazan Editör Kategori okuryatar

“Ah! Ne kadar bedbahtım, bilemezsiniz…” Hülya Koçyiğit edasıyla elim alnımda, perişanım. Remzi Ünal, neredeyse bir yıldır twitter’da ve benim haberim yok! Kınayın beni, kınayın, herkes kınasın! Ben kendimi duvardan duvara vurdum zaten.

Acımı çektikten sonra teselli aramaya başladım, her insan evladı gibi. Geç de olsa keşfettim, hem böylece toptan okuyabiliyorum. Gün gün beklemiyorum… Mevzuya gel, diyorsun, merak ettin tabii. Devamı

Ağu 08

Behzat Ç.’yi seviyorum ama dizi yayınlanmaya başladığından beri değil. Her Temas İz Bırakır: Bir AnKara Polisiyesi çıktığında (2006) keşfetmiştim bu antikahramanı. İki senelik sabırsız bekleyişin ardından Son Hafriyat: Bir AnKara Polisiyesi geldi. Üçüncü romanı bir türlü bitiremedi, diye Emrah Serbes’e kızıp dururken dizi başladı ve beni fethetti. Şimdi devamı için eylülü, filmi için [Behzat Ç: Seni Kalbime Gömdüm (Son Hafriyat’tan uyarlama)] 28 Ekim’i bekliyorum yine sabırsızlıkla.

Argo kullanımı nedeniyle bir sürü eleştiri ve “yüce” RTÜK’ten uyarı alsa da “la”nın “lan”ın kibar hâli olduğunu öğretti bize. Asıl beni yakalayan, dahi anlamındaki –de, -da eklerinin ayrılması meselesiydi. Dizinin o bölümünde, seri katil notlar bırakıyordu cinayet mahallerine: “Buda intihar değil.” Behzat Ç. ve Harun tepki gösterdiler, şöyle bir şeydi: “ ‘Da’yı ayırmamış, mal la bu!” Böylece çoğumuzu delirten bir Türkçe sorununa el attılar. Devamı

Ağu 05

Hüzün

Yazan Editör Kategori her şey

Mutluyken edebiyat yapılamıyor. Nedense bu hüzün duygusu kelimelere biçim veriyor. Kelimeler sevdikleri hâle gelmek için hüznü bekliyor. Hüzün hep saklı yerinde duruyor aslında.

Mutluluk anları, sevinçler, sadece perde çekiyor o odaya. O pencereye. O perde hep rüzgâr alıyor. Rüzgârla açılacakmış gibi oluyor, küçücük bir anda. Ufacık bir bakışta. Hemen havalanıveriyor perde ve işte açılıyor yine. Devamı

Ağu 03

Seray Şahiner, en genç yazarlarımızdan biri, 27 yaşında. Üstelik ilk öykü kitabı, daha 23 yaşındayken yayımlanmış: Gelin BaşıHanımların Dikkatine ikinci öykü kitabı. İlkin adıyla çekti dikkatimi. “Bir başlayayım, bakayım” derken bitiverdi.

Hanımların Dikkatine’yi bir kısa roman gibi okudum. Öykülerin birbirine komşuluğu, roman bölümlerinin komşuluğu gibi. Öykü kitabı olarak farklılığı da burada yatıyor. İster sırayla oku, roman say benim gibi; ister dilediğinden başla, ayrı ayrı oku.

Devamı

yazı çizi