Ara 23

Bugün kapıyı açıp onu karşımda görünce çok şaşırdım. Hemen içeri davet ettim. Pencerenin önündeki mor koltuklara oturduk. Sessizlik bozulsun diye yanı başımda duran radyoyu açtım. “Kahve ister misin?” diye sordum, “Sade olsun” dedi.

On sene önce de sade içerdi kahvesini. Yetişmesi gereken bir yer varmış gibi acele acele yudumlar, son yudumun bitmesini beklemeden hızlıca uzaklaşırdı. Yarım kalırdı cümleler. Devamı

Ara 19

“Yorgun fincanı koydum masaya.” Aman ne güzel yaptın. Yorgun fincanmış. Laflara bak laflara. Fincanın yorgunu mu olurmuş? Desenlisi olur, varaklısı olur, kulplusu, kulpsuzu, Paşabahçe’si, Kütahya’sı olur, yorgunu ne alla sen? Ne yazmış başka? “Bazen çoklukta boğuluyorsun, basit yokluk oluyor.” Allah kimseye yokluk vermesin. Âmin. Harçlığı mı yok bu kızın? Yokluk mu çekiyor da söyleyemiyor? Boğuluyorum falan demiş. “Perdeleri hiç açmadım o sabah.”  Pencereyi de açmamışsın. Ben açayım da hava girsin biraz. Ha şöyle. Devamı

Ara 16

Perdeleri hiç açmadım o sabah. Kara delik gibi ikimizi de yutan gece devam etsin istedim. Kırık dökük halim ortalığı daha fazla dağıtmasın, o erkenden uyanmasın, aklım ve kalbim bana bu oyunu daha fazla oynamasın istedim.

Odanın bir köşesine pusup uyumakla dün geceyi yok sayamaz. Beni uçurumdan aşağı atıp sırıtarak seyretmekten farklı değildi yaptığı. Onca yıllık arkadaşlık, emek, bir gecede, gecenin karasıyla kirlenebiliyormuş demek ki. Hayret. Devamı

Ara 06

Ben gelemem bugün. Kar yağıyor, baksana! Nefret ederim kardan ve ensemdeki soğuk soluklarından. Bana göre kar, bir iki saatlik görsel şölenden ibaret; o da gök kubbeden yavaş yavaş, döne döne süzülürse. Şölenden kalan ise yerdeki sulu kar ve çamur karışımı, ağır çekime alınmış mecburi yürüyüşler, buz faktöründen dolayı incinen popolar ve kar yığınının erirken iliklerimizden zorla çekerek aldığı ısı. Lunapark stili olmayan çarpışan arabalar da onun şaheseri. Devamı

Ara 04

Bu sefer çekip çıkmadım kapıyı. Çarpıp çıktım. Tüm sığınaklarım, düşman tarafından bulunmuşçasına, kaçar gibi. Elimde bir çanta. Siyah ve küçük. Hani deprem anında yatağınızın yanında, yanı başınızda bulunması gerekenlerden. Şiddetle sarsılırken, aklınıza ilk gelmesi gerektiği söylenenlerden. Hangi insan öyle bir zamanda çantayı düşünür ki? Onu bırak, gerçekten var mıdır böyle bir çanta? Dizilerde, filmlerde yolunda gitmeyen bir şey olduğunda, kadının hemen doldurduğu valizlerden olmadı hiç hayatımda. Devamı

yazı çizi