Nis 27

yazı çizi atölyesinde geçen hafta kısacık öyküler yazıldı:

Allahsız

Dilsiz kulların en dost canlılarını, yanlarına çağırıp, kendilerine kuyruk sallarken iğneyle öldürdüler. Aç olanlarını, zehirli yiyecekler sunarak katlettiler. Sonra namaz kılmaya gittiler.

Ayşe Özkın Gökçeer Devamı

Oca 20

22 yıllık öğretmenliğim var, kardeşim. Moskova’dan Halep’e döndüğümde gazetecilik yapacaktım, idealisttim o zamanlar. Gençlik işte. Gazetemiz kapandı, iyi bir de dayak yedim polisten. Öğretmenlik yaptım. Aslında tam da öğretmen olmak için yaratılmışım. Onu anladım.

Her neyse, eski zamanların faydası yok şimdi. Ne Halep kaldı, ne gençliğim…  Ne şiir defterlerim, ne emekli maaşım… Devamı

Eki 14

İzmir’in kimsesiz bir yerleşim yerine, daha ışıltılı gösteriyorum şimdi kendimi. Ben milyarlarcadan biri… Kim miyim? Anlatayım; o gece oldu Zeus, ölümlü bir kadından doğan oğlu Herakles’i gizlice Hera’nın göğsüne koydu. Bebek Herakles, Hera’nın sütünü içip ölümsüz olacaktı, ama mitos bu ya, Hera gece uyandı ve tanımadığı bir bebeği emzirdiğini görünce Herakles’i fırlatıp attı! İçmesi gereken süt ise gökyüzüne aktı, aktı. Sizse bana “süt yolu” dediniz. Devamı

May 09

Mutfakta nikelajlı yuvarlak taburede oturmuş Ulaş’ı ve üstesinden gelmesi gereken bulaşıkları  seyrediyordu. Kahkahasını “Bir siktir git şurdan” diyen Ulaş’ın yüzüne bakarak daha da yükseltiyordu. Kucağındaki plastik salata kâsesinden aldığı, küçük, yuvarlak taneli üzümünü emerken eline gelen salkımın pörsümüş tanelerini de Ulaş’a atıyordu. Elbette isabet ettiremiyordu. Olsun, vakit geçiyordu işte. Düşünmeyi gerektirmeksizin bildiği bir şey vardı: Hayatındaki her şey gibi bu da rötarlıydı. Ya zamanın gerisinde ya da ilerisinde. Yanlış yaptığı her ne ise sorgulamıyor, değiştirmek için bir çaba da sarf etmiyordu. Böyle iyiydi. Devamı

Nis 11

Dün akşam toplandık, yazdık çizdik, konuştuk. Ne yazıyoruz, yazamıyoruz, nasıl yazıyoruz, bizi zorlayan metinler… Okuduğumuz kitaplar, okuyacaklarımız… Deneyimlerimizi aktardık, isteklerimizi sıraladık.

Böylece keyifle başladık atölyemize. 8 hafta boyunca verimli bir şekilde ilerleyip dilediğimiz gibi yazarak gelişeceğiz.

Devam eden cumartesi grubu yenileniyor. Cumartesileri 16.00-18.00 arası bu keyifli çalışmada yer almak isterseniz buyurunuz.

Mar 25

“Benim gibi yazanlarla buluşsam, yazıp çizsem, konuşsam, ipuçlarını kapıp daha iyi yazsam…” diyorsanız atölyeme beklerim.

Hafta içi grubunu açıyorum. 10 Nisan Çarşamba (19.00-21.00) başlayıp 8 hafta devam edecek. Programı aşağıda görebilirsiniz. İsteğe göre haziranda da sürebilir.

Yerimiz Kızılay Konur Sokak’ta. Kuramsal dersler yok, yazıp çizip okuyarak tartışacağız. İpuçları verip daha iyi yazmanıza destek olacağım.

Katılmayı düşünüyorsanız yazıp çizme maceranızdan bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com Devamı

Şub 13

Kediler şahit olmuştu o gün olanlara. Bahar’ın, çaresizliğine merhem olmasını umduğu Yoldaş ve Ararat… Biri uysal, diğeri hırçın… Kendini ait hissetmediği bu şehre, bu sokağa ve bu eve onu bağlayacak bir şey ararken bulmuştu onları, sokağın köhne bir köşesinde. Sarıp sarmalarsa yaralarını, kendi yaraları da kabuk bağlar diye ummuştu. Gecenin karanlığı belki ona dost olurdu böylece. Bunca zulme ve acımasızlığa rağmen nefes alıyor olmanın keyfine varabilirdi, kediler arsızca oynaşırken ayaklarının dibinde. Devamı

yazı çizi