Kas 06

Az, çok az kaldı. Kafamı kaldırınca görebiliyorum artık. Kaç adım attım buraya gelebilmek için, kaç gündür yürüyorum bilmiyorum. Gerçi buna yürümek denemez, ellerim de ayaklarım kadar sorumlu ağırlığımı taşımaktan. Epeydir toprağın kokusu burnuma daha bir yakından geliyor. Ne zaman düştüm de geri kalkacak gücü bulamadım, aklımdan silinmiş. Ormanı arkamda bıraktığımdan beri yemek, su önemini yitirdi. Yerdeki kuru otlar karnımı doyuramaz, kanını içebileceğim etine dolgun hayvanlar yok. Oraya, eve ulaşmak dahi eskisi kadar mühim görünmüyor gözüme. Yaşamaya devam etmemi sağlayan tek bir gayem var: ilerlemek. Devamı

Eki 21

Göz göze geldiler ve gülmeye başladılar. Aynı topraklarda, benzer kültürlerle büyümüş olmanın faydasıydı bu. Hani bazen hiç tanımadığınız, hatta hayatınızda ilk kez gördüğünüz bir insanla ilk karşılaşmanızda ortak bir nokta bulursunuz ya, onlarınki de böyleydi işte. Birbirlerini tanımasalar da bir sarhoşun keyifle söylediği türkünün yavaşça uzaklaşan sesi ikisinde de benzer hisler uyandırmıştı. Devamı

yazı çizi