Ara 31

Kapalıçarşı Cinayeti, Esra Türkekul’un ilk romanı. Üstelik benim sevdiğim türde, polisiye.

Kahramanımız Berna, kendisi anlatıyor olanları. Berna, bize dayatılan her şeye inat şişman, depresif, kaygılı, takıntılı, boşanmış bir kadın. Gerçek bir kadın. Derdini çok iyi anlatıyor, mizahi tarafı da güçlü. Kahkaha attığım anlar oldu.

Kitabın ortasına geldiğimde “Bu da bitecek” hüznü basmaya başladı; o kadar sevdim, o kadar sardı beni. Devamı

Ara 20

Venüs

Yazan Editör Kategori okuryatar

Venüs: Bir Aile Tarihçesi, Bir Yaşamöyküsü, Şebnem İşigüzel’in yeni kitabı. Yaşamöyküsünün ötesine geçen bir masal. Binbir Gece Masalları‘nın ilk cildini okuduğumda kapıldığım büyüye benzer bir kozayla sardı beni.

Kahramanın yaşamında ileri geri yüzerken, birlikte yaşadığı kadınların, göremediği annesinin, bir acayip babasının da yaşamlarını izliyoruz. Boğazın sularında başlayan yaşam boğazın çevresinde sürüyor. İstanbul Boğazı hep belirleyici oluyor. Devamı

Ağu 21

Anansi Çocukları, Neil Gaiman’ın son romanı, benimse onu ilk keşfedişim. Fantastik kurgu seven bir okur olarak geç de olsa onunla tanıştım.

Kıvrak bir dili, insanı kavrayan bir üslubu var yazarın. Hiç duraksamadan okuyup düşüncelerinizin hızıyla onun hızını dengeleyebiliyorsunuz. Hiç anlaşılmadığını biliyorum, okursanız göreceksiniz.

Kitapla ve yazarla ilgili tüm düşüncelerimi Edebiyat Haber‘de yazdım.

 

Ağu 19

Barış Müstecaplıoğlu, fantastik kurgu yazan az sayıdaki yazarımızdan biri, geç de olsa keşfedip okudum.

Dört kitaplık Perg Efsaneleri, ilk Türkçe fantastik kurgu serisi olarak kabul ediliyor. Etkileyici karakterleri, çarpıcı olaylarıyla akıp gitti. Dört kitap nasıl bitti anlamadım: Korkak ve Canavar, Merderan’ın Sırrı, Bataklık Ülke, Tanrıların Alfabesi.

Başkahramanlarımız birbirinden ilginç: Leofold, Guorin, Geryan, Nume ve Nela. Leofold bir “canavar”, Guorin sıradan bir köylü, Geryan güçlü bir büyücü, Nume bir prom savaşçıcı, Nela da kendine özgü güçleri olan bir büyücü. Pek çok renkli karakter daha yer alıyor kitaplarda. Yazarın başarısı, bu karakterleri duygularıyla, hatalarıyla, çabaları ve hayalleriyle anlatması. Devamı

Tem 19

Yazdıklarımızı kaç kez okumalıyız? Defalarca okuyup yabancılaşan insanlara rastlıyorum. Çok okumak yoruyor yazanı. Yazdıktan bir süre sonra, yeterince dinlenince, başka bir gözle okuyup düzeltmek iyi bir yöntem. İçinize sinmeyen bir şeyler varsa bir süre daha bırakın kendi haline. Unuttuğunuzda yeniden okuyup düzenleyin.

Sesli okumak, özellikle tekrarları önlemek için yararlı oluyor. Atölyede her katılımcı kendi yazdıklarını sesli okuyor. Böylece hepimiz görmenin yanı sıra duyarak da fark ediyoruz çarpıcı cümleleri ve kısaltılması, düzeltilmesi gereken yerleri. Bilgisayarda yazıyorsanız çıktı alın, okurken kendi sesinizden dinleyin yazdıklarınızı, bir yandan da işaretleyin.

Yazmanın keyfine varmanız dileğiyle.

yazı çizi