Nis 03

fil-billOnun sesini duyduğumda sevinçten zıplayacaktım. Ancak kendi etrafımda fırıldak gibi dönmekle yetindim. Sanki çok uzaklardan bir arkadaşım gelmiş gibi hissediyordum. Kim olduğuna, onu sevip sevmeyeceğime dair fikrim yoktu aslında. Belki şok halinde gelecek ve tek kelime etmeyecekti. Benim de burada olmamdan rahatsızlık bile duyabilirdi. Kim bilir? Devamı

Şub 06

figuran― Alo Kemal, uyandın mı?

― Sana da günaydın Filiz.

―Hadi kaleye çıkalım. Hem hava almış oluruz hem de ertesini unuturuz pazarın.

― Kim tırmanacak onca yokuşu şimdi?

― Maazallah yağların erir. Hadi giyin. Atalım üstümüzden şu mahmurluğu.

Yüzüne hasret bırakan güneşi görünce buldumcuk delisine dönerim. Kendimi Heidi gibi dağlara vurasım, yedi cüceler gibi ormana atasım gelir. Devamı

Ara 05

jantilere-karsi-kitipiyozlarKafanızın boşaldığını hissettiğiniz anlar oluyordur herhalde? Kocaman, işlenmeyi bekleyen, boş bir levha. Tabula rasa. John Locke denen adam bizim için söylemiş. Bizim! Bana özgü değildir, diye düşünüyorum. “Evet” dediğinizi duyamıyorum. Hass… Size hiç olmuyor mu dostum? Bir daha düşünün:

Peki bir tür avolisyon hali? Hani kolunu kaldıracak enerjin yok. İhtiyacın olan her şeyi, kollarını 180 derece açtığında ulaşabileceğin yerlere yerleştiriyorsun. Devamı

Eki 13

aydinliga-terfiTüm nesneler, doğum ve ölüm arasında yer edinir. Bazen doğuma yakın bazense ölüme… Bıçak mesela. Bir canlının hayatına son vermek için kullanılabilir. Tek bir hamle! Ya da dünyaya gelişiniz için düzenlenmiş bir partide pastayı dilimlere ayırmak için. Birkaç hamle! Kaç kişiye hayatınızdan dilim sunmak isterseniz… Mum mesela. Dinsel bir ayinde ölen kişinin yeni hayatını daha iyi görebilmesi için bir yol belki, ölümün ve ölünün ardından yakılan. Ya da ayaklarınızı uzatmışsınız, elinizde bir kadeh kırmızı şarapla rahatlamak, gevşemek için bir araç. Devamı

Haz 10

balkonYine yalan söylemişti işte!

Heyecanını gizlemeye çalışarak içeri girdi. Onu, benim kadar tanıyan başka kimsenin olmadığını biliyordu. Yine, bile bile lades… Böyle zamanlarda yalan söylemediğini anlamayayım diye gözlerini kaçırmazdı. Ufak bir gülümseme… O güzel dudaklarıyla hiç çıkarmadığı küpeleri arasındaki mesafeyi birkaç milim kısaltacak kadar yalnızca. Devamı

yazı çizi