Kas 06

Az, çok az kaldı. Kafamı kaldırınca görebiliyorum artık. Kaç adım attım buraya gelebilmek için, kaç gündür yürüyorum bilmiyorum. Gerçi buna yürümek denemez, ellerim de ayaklarım kadar sorumlu ağırlığımı taşımaktan. Epeydir toprağın kokusu burnuma daha bir yakından geliyor. Ne zaman düştüm de geri kalkacak gücü bulamadım, aklımdan silinmiş. Ormanı arkamda bıraktığımdan beri yemek, su önemini yitirdi. Yerdeki kuru otlar karnımı doyuramaz, kanını içebileceğim etine dolgun hayvanlar yok. Oraya, eve ulaşmak dahi eskisi kadar mühim görünmüyor gözüme. Yaşamaya devam etmemi sağlayan tek bir gayem var: ilerlemek. Devamı

May 08

Evin duvarları yeni sıvanmış, pencereler henüz boyanmıştı. Mustafa Efendi, en büyük oğlu İbrahim’i evlendirmeye karar verdiğinde yaptırmıştı burayı. Aynı evde yaşayacaklar, aynı kapıdan geçeceklerdi. Yeme içme de bir olacaktı, yatmak için pabuçlarını giyip on adımda hayattan geçerek odalarına girecekler; sadece yatağa girdiklerinde yalnız kalacaklardı. Toprağa verdiklerini topraktan alacaklar, bugüne kadar nasıl yaşadılarsa öyle yaşayacaklardı. Ne istediklerine göre değil, ne elde edeceklerine göre… Devamı

yazı çizi