May 20

Gamze Güller, “Beşinci Köşe ve İçimdeki Kalabalık” öykü kitaplarından sonra “En Çok Onu Sevdim” kısa romanıyla beni sarmıştı. Taze çıkan “Durmuş Saatler Dükkânı”nı da büyülenerek okudum.

Okurken mekânlar gözümde canlandı: Belalı gemi, hastane koğuşu, lunapark, buzdan şehir, duran nehir, kalabalık sokaklar, ışıklı evler, acayip dükkân…

Sadece mekânlar değil karakterlerin iç dünyaları, kendi yerleri de. Çizip içine sığındıkları…

Tatlar, kokular sardı etrafımı. Betimlemeler içlerine girip yaşamamı sağladı. Bir örnek: Kalabalığı, sesleri, kokuları yararak ilerliyoruz. Etrafta birbirini bastıran onlarca şekerli, kıvamlı koku var. Neredeyse elle tutulacak kadar yoğun kokular. Isırsam çenemden aşağı akacak. Ağzımın içi yapış yapış oluyor. (“Post Mortem”) Devamı

Kas 16

en-cok-onu-sevdimEn Çok Onu Sevdim, öykülerini severek okuduğum Gamze Güller’in ilk romanı. Kısa ve çarpıcı bir roman.

Hangisini tercih edersiniz? Yepyeni beton kulelerde üst kat dairelerden birini mi, kendine özgü kokuları olan, balkonlu eski bir evi mi?

“… Mutfak yeni pişmiş ekmek gibi kokuyordu. Tazelik, sıcaklık, sevecenlik doluydu. Salonda yoğun bir ahşap ve eskimişlik kokusu vardı. Eskiliğin gücünü seviyordu Asuman. Yaşlanmak binaları insanlara sevdiriyor, ait olma hissiyatını kuvvetlendiriyordu.” Devamı

yazı çizi