Haz 12

— Şu dergideki yazıya bak Öykü, Allah aşkına: “İnsanlar ürüyorlar. Mütemadiyen, istemenin spiral yamaçlarından coşku içinde kaya kıvrıla çoğalıyorlar hem de.” Lafügüzaf! Bu insanlar uçmuş.

— Nesi garip bunun Selim? Sen ki çoğu zaman yargısız yaklaşırsın! Birden tepki verdiğine bakılırsa kendince bir analizin oluşmasına bile olanak vermiyorsun. Bu seni sığlaştırıyor. Haklı tarafları olabilir elbet.

Belli ki çocuk sahibi olma/olmama çekişmemiz onu yıpratıyor. Hazır değilim. Ne desem suç! Devamı

Haz 05

Uzun zaman oldu görüşmeyeli.  Öyle uzun ki Dudu kuşu çoktan susmuş.

Bir davet aldım sonra, düştüm peşine, hem davetin öngördüğümü sandığım ışıltısı hem de merakı var içimde. Siyahlar içinde buldum seni kocaman bir sahnede; başın göğe gururla ererken, ellerin toprağa kök salarcasına dirayetli, iki yanda. Tanrı-insan hükmediyor ışıklar altında. Sesin gür, coşkun, cesur, varlığımdan duygulanımsız hareketlerin…  Önünde insandan kalabalık. Devamı

May 29

Bir düşü var adamın. Ve o düşünde bir kadın. Düşten damıtılmış, sahiciymişçesine sarhoş edici.

Feracesinde saklı kıvrımlı hatlarından süzülen birçok hikâyenin içinde hikâyesiz bir kadın. Gönüllere tüy hafifliğinde dokunup gözlere yumuşacık değen, dudaklardan coşkulu kıpırtı ve diri arzular ile dökülen…

Bir düş kadın, ele avuca gelmeyen.

Her sabah güle hasret bülbülleri kendinde yuvalamaya davet edercesine topladığı saçları, Uzakdoğu motifli saten sabahlığı ile oturuyor ceviz masasının başına Mihri Hatun. Dokunuyor ilkin. Değmeyi seviyor. Kahvenin son demlerini oyalayıp damağında tam yutkunduktan sonra, deri kaplı defterini okşuyor gözleri kapalı. Devamı

Mar 23

Bir gün duvarın ötesine geçmek istedim. Öteden evvel beridekini bilmen şart, dedi duvar. Sorup soruşturmaya başladım.

İnsan kimlere güvenebilir beridekinin selameti evvelken? Hele benim içinde bulunduğum gibi dar soluk alan bir çevrede, kanaatkâr yaşamlara sahip bedenlerin heveslere düşman olduğu zihinlerin dibinde.

En güvenebileceğim kişilerden birine gittim sonra. Tahsili benden yüksek olduğundan ona açılmayı seçtim. Mahallenin sağlık ocağındaki hemşir’anım. Devamı

Şub 26

Dışarısı puslu, içerisi tüm rehaveti ve bunalımı ile adeta kanıyor. Gözler bir balığın ölü halini resmediyor her çehrede. Dudaklar mühürlü. Ruhlar, gün boyunca bu koca salonda en olmaz yerlerinden yaralanacağa benziyor.

Dava dilekçesi okunuyor. Davalının gözleri, yerdeki taşın üzerindeki yaşanmışlık belirten yönsüz çiziklerde. Kim bilir kaç göz, kaç taban, kaç his değdi geçti. Çok acıtıyor, farkında. Devamı

Kas 23

Güneş solarken sakilliğini gizleyerek daha da uzayan bina. Ardı arkası çorak arazi, her an her şeye dönüştürülebilir. Girişi toprak yol, çamurun daha çamur hali. Uzayan bina bakımsız. Sardalya kutuları misali üst üste dizildikleri katlarda insanların, hayaller bile bitişik, sıkışık nizam. Telaşlar üst üste, yorgunluklar eskimiş; dip dibe, kendinden bir hayli uzak yaşamlar. Hayat kavgaları ekmeğin peşi sıra gitmekten öteye uzanamıyor. Yaşamlar solgun. Yakınlarda bir mezarlık var. Devamı

Eki 31

Yahu hep güleceğim gelir, şu İshak beye akıl sır erdiremezdim. Sen git o güzelim işinden ayrıl, bu geçim derdinde o yüklü maaşı bırak, o pek bereketli makamı tep; kuzu derisi bavulunu al, düş paytak paytak kıt aklının yoluna.

Sabah kahvaltını önüne koyan mı yoktu, akşam kahveni köpürten mi? Hayır, iki oğluna örnek oldun ya, mahalleden hiç kimse kızlarını vermez bundan böyle. Karın daha genç, saçının dip boyası kolay kolay gelmez. Yazık değil mi? Devamı

yazı çizi