Kas 22

“Benim gibi insanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim.

Yeni atölye grubu, kayıtlar tamamlanınca başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca salı akşamları 19.00-21.20 arası sürecek.

Katılmayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Atölyeyi, Ankara Tunalı Hilmi’de düzenliyorum. Atölye tamamen uygulamaya dayalı, kuramsal dersler yok, yazıp okuyarak tartışacağız. İpuçları verip daha iyi yazmanıza destek olacağım. Devamı

Kas 01

6. sokaktaki evimiz, diğerlerinin zenginliklerini her daim fark etmeleri için oraya kudretli, başı sonu olmayan bir el tarafından yerleştirilmiş gibiydi. Mutaf Apartmanı 56/6. Birbirini sevmeyen altı aile. Sakinlerinin çocukları da birbirleri ile hiç anlaşamazdı. Sokaktaki diğerleriyle muhabbetleri ise ancak sobalı evleri merak eden zengin çocukların girişimleri ile mümkün kılınıyordu. En alt katta bir numarada oturan Şahin, bu muhabbetlere pas vermemeyi, şov yapmak için gündüz vakti yaktığı soba ve harcadığı çıralar yüzünden yediği dayaktan sonra öğrenmişti. Pek konuşmazdı ama bir gün bana dudak uçuklatan arkadaşlarından bahsetti. Fareler.

Şahin farelere hikâyeler anlatır, onlarla ödevlerini yapar, oyunlar oynar, herkesten gizlerdi dostlarını. Mutaf Apartmanı’nın çocukları bir tuhaflık olduğunu anlamış ve tabii ki peşine düşmüşlerdi. Devamı

Eki 21

Göz göze geldiler ve gülmeye başladılar. Aynı topraklarda, benzer kültürlerle büyümüş olmanın faydasıydı bu. Hani bazen hiç tanımadığınız, hatta hayatınızda ilk kez gördüğünüz bir insanla ilk karşılaşmanızda ortak bir nokta bulursunuz ya, onlarınki de böyleydi işte. Birbirlerini tanımasalar da bir sarhoşun keyifle söylediği türkünün yavaşça uzaklaşan sesi ikisinde de benzer hisler uyandırmıştı. Devamı

Nis 27

yazı çizi atölyesinde geçen hafta kısacık öyküler yazıldı:

Allahsız

Dilsiz kulların en dost canlılarını, yanlarına çağırıp, kendilerine kuyruk sallarken iğneyle öldürdüler. Aç olanlarını, zehirli yiyecekler sunarak katlettiler. Sonra namaz kılmaya gittiler.

Ayşe Özkın Gökçeer Devamı

Kas 23

Kısa öykü ilginç bir tür. Öyle hızla okuyamıyorsun. Konsantre meyve suyu gibi, hemen yutulmaz, duygularla seyreltmek lazım, yoksa daha da mı yoğunlaştırmak? Mevzu derin…

Zeynep Sönmez sayesinde ilgimi çekmişti kısa öykü, Kalbin Evi’ni okuyunca sevdiğimi fark etmiştim. Bu kez de Onur Çalı çıktı karşıma Eksik Yıl’la.

Neden Eksik Yıl acaba? Çoğu kitaptaki gibi öykülerden birinin adı değil. Hayal gücünüze kalmış. Yaşamı eksiklere teslim ettiğimiz bu yıllardan biri belki de… Devamı

yazı çizi