Haz 13

Demir Taht

Yazan Editör Kategori okuryatar

demir-tahtDemir Taht, Nesrin Baytok’un ilk kitabı. Hititler dönemindeki “demir taht” çekişmesini anlatan roman, Hititleri ele almasıyla tarihi romanlar arasında öne çıkıyor. Osmanlı ve Avrupa entrikalarına, Muhteşem Yüzyıl ve Game of Thrones dizilerine aşina olanlar için farklı bir alternatif.

Kitabın başında yer alan açıklamalara göre Hititler, dört bin yıl kadar önce Anadolu’ya yerleşmiş. Tabletlere yazdıkları anlaşmalar vb. sayesinde sırları çözülmeye başlanmış. Devamı

May 21

“Kesin şu alkışları, müziği duymak istiyorum.”

Latin müziğinin ritmine kaptırmış, gözleri kapalı dans edercesine sallanan kız, kafasından böyle bağırmayı geçiriyordu.

“Bizim memleketimizde alkışlamazlar. Oturup sessizce dinleriz biz. Ne o öyle, kendinden geçmiş çılgınca alkışlıyor. ‘Kesin!’ dedim duymadınız mı?

Ha şöyle… Bırakın dinleyelim.”

Sesi çıkamadı. Müzikle salınırken düşünmeyi sürdürdü. Devamı

May 02

– Bak aşkım, şu iki çiçeği görüyor musun, biri senin, biri benim. Şimdi ikisi gökyüzünde uzun bir seyahate çıkıyor, beş yüz yıl sonra dönecekler. Biz de bu ağacın altında yatıp yine böyle konuşacağız.

– Sevgilim, ne güzel anlatıyorsun. Yine böyle bahar mı olacak?

– Yine bu mevsimde olacağız yakışıklım, ama o zaman üzerimizde teknolojik giysiler olacak.

– Nasıl giysiler sevgilim? Devamı

Nis 24

O kadar kar yağmış, o kadar soğuk olmuştu ki artık herkes aynı fikirdeydi:

“Şimdiye kadar hiç böylesini görmedik”.

Küçük kızın küfürbaz babası, akşamları sobanın başında, sıcacık odada kardeşleriyle toplandıklarında söylenirdi: “Lanet olsun, kırk yıldır Berlin’de böyle kar, böyle soğuk görmedim”. Arkasından yine küfrederdi. Erimeyen karlara, buzlu kaldırımlara, çatılardan sivri sivri uzanan buz sarkaçlarına, hepsine küfrü basardı. Devamı

Nis 12

“Şehrin kalabalığı ve insanlar üstümüze üstümüze geliyor. Şunlara bakın: Boylu poslu adamlarla kadınlar ‘Buraların hâkimi biziz’ dermiş gibi dolanıyor. Kendileri yetmez, yüksek binalar egemenliklerinin sembolü sanki. ‘Bu gezegen bizim’ havasındalar.

Şu garip köpeklere yaşayabilecekleri bir köşe kalmazsa olacak budur. Ben de köpeklerimle kenti basarım.”

Şehrin göbeğinde, bankın etrafında on kadar köpek, tehditkâr bakışlarla bankta oturan önderlerini korumaya almıştı. Adam düşünmeye devam ediyordu. Devamı

yazı çizi