Eyl 19

Kitap okurken en önemsediğim nokta, kahramanların duygularını bana hissettirmesi. Çoğunlukla bildiğim duyguları hissedip hatırlarım. Bazense yepyeni duyguları…

Katilin Gözyaşları, bilmediğim duyguları yaşattı bana, adları yok, olmasın… Onun adı var yalnız aklımda, Paolo. Katile insan olduğunu hissettiren zayıf çocuk. Berrak zihniyle yanına aldı beni, her şeyi anlattı, belki ilk kez bu kadar anladım birini…

Şili’nin güneyinde, dünyanın sonunda, Paolo sadelikle, yumuşaklıkla, doğallıkla anlattı. O kadar olduğu gibiydi ki… Devamı

Eyl 17

James Joyce da çocuklar için bir kitap yazmış, bir “mektup masal”, pek de eğlenceli! Edebiyat Haber’de yazdım, buyurunuz.

Eyl 12

Haydi bakalım, anlatılması ve anlaşılması zor iki kavram. Günışığı Kitaplığı “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisinin 21. kitabı Aşk ve Dostluk. Her yaştan çocuk ve “büyük” için harika bir hazine.

Aşkı ve dostluğu eğlenceli hikâyeler ve karikatürlerle anlatıyor kitap. Böylece bizi kurtarıyor kem küm etmekten, anlatmaya uğraşmaktan. İçten davranışların dostluğu ve sevgiyi ortaya koyduğunu, en önemli gösterge olduğunu hatırlatıyor.

Peki ya aşk? Onun gerçek olup olmadığından nasıl emin olacağız? “Gerçek dostluklar ve gerçek aşklar bize kötü değil, iyi gelir.” Kendimizi kandıramayacağız artık, ne güzel!

Kitabı dizininin diğer kitapları gibi Brigitte Labbé ve Michel Puech hazırlamış. Azade Aslan’ın duru çevirisi rahatça okumamızı sağlıyor. Jacques Azam’ın çizgilerine diyecek yok.

Dizinin tüm kitaplarını okuyup başucu kitabı yapın. Emin olun, iyi gelecek.

Eyl 11

Bu ara hızla okuyorum. Okuduğum kitapları bir toparlayayım dedim, her yerden çıktılar. Kitaplığın değişik raflarından, sehpalardan, masalardan, köşelerden… Hepsini de keyifle okudum.

Sebahattin Ali, benim için bambaşka. O kadar açık sözlü olmasına rağmen naif… Tanıyıp kaybettiğim bir dostum gibi hissederim onu. İçimizdeki Şeytan, “içimizle” yüzleşmemizi sağlıyor. Hodbinliğin (bencilliğin) ne olduğunu, nasıl işlediğini görüyoruz. Onun güzel kalemiyle bakın içinize, yüzleşmek kaçmaktan daha rahatlatıcı, inanın…

Lizbon’a Gece Treni beni alıp götürdü. Nerelere derseniz okuryatar‘da yazdım. Devamı

Ağu 27

Ah Gregorius ah! Sen de gittin. Hem benimlesin hem yok… Bitmeseydi bu kitap!

Aniden çıkıp gittiğinde yüreğimi çaldın, “İşte cesaret!” dedim. Birlikte kitapçıya gittik, yola çıktık, şiir gibi sözleriyle bizi çeken Prado’nun izinde. “Sözlerin kuyumcusu”…

İçimizde olanın ancak küçük bir kısmını yaşayabiliyorsak gerisine ne oluyor?

Prado… Sözleriyle büyüledi bizi, neler yaşamıştı ki bunları yazmıştı? Prado’yu anlamak mıydı amacımız, yoksa kendi dehlizlerimize inmek mi onun mum ışığında? Devamı

yazı çizi