Mar 25

“Benim gibi yazanlarla buluşsam, yazıp çizsem, konuşsam, ipuçlarını kapıp daha iyi yazsam…” diyorsanız atölyeme beklerim.

Hafta içi grubunu açıyorum. 10 Nisan Çarşamba (19.00-21.00) başlayıp 8 hafta devam edecek. Programı aşağıda görebilirsiniz. İsteğe göre haziranda da sürebilir.

Yerimiz Kızılay Konur Sokak’ta. Kuramsal dersler yok, yazıp çizip okuyarak tartışacağız. İpuçları verip daha iyi yazmanıza destek olacağım.

Katılmayı düşünüyorsanız yazıp çizme maceranızdan bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com Devamı

Mar 14

Sabah gün doğmadan uyandı. Yataktan kalkmaya mecali yoktu. Şu an tatilde olmak isterdi. Bayram namazı için abdest aldı. Babası mutfakta onu bekliyordu. Allah’tan daha çok babasından korkardı. “Allah çocukları sever” derdi annesi, babası sever miydi sevmez miydi bilinmez. Hiç öpmezdi Ömer’i. Sena’yı da öptüğünü hiç görmemişti. Babasıyla annesinin elini öptü, bayramlaşıp çıktılar. Ahmet Bey önde Ömer arkada, üst sokaktaki camiye doğru yürüdüler. Bakkal Mehmet amca temizlik yapıyordu. Ömer’e göz kırptı, dönüşte uğramadan geçme, der gibiydi. Çok güzel toplar gelmişti dükkânın önüne renk renk. Karpuz diye kesip yiyesi geliyordu insanın. Devamı

Mar 12

Salihli Ticaret Lisesi’ni bitirip Ankara’daki Manisa Kız Yurdu’na yerleşince babama verdiğim sözü tutmuş, bir yıl kadar kimseyle samimi olmamıştım. Kasabanın boğucu havası ancak hazırlık sınıfından sonra dağılmaya başlamıştı.  Artık odayı paylaştığım dört arkadaşın yanı sıra şehirde doğup büyümüş, rahat,  gözü pek birçok arkadaşım vardı.

Akşam yemekleri sonrası çekildiğimiz odalarda en çok konuşulup tartışılan konu erkekler oluyor,  peş peşe yakılan sigaralara bazen gizlice içeri sokulan kutu biralar eşlik ediyordu. Devamı

Mar 11

Bu dinozorları çok sevdim, tek tek anlattım. Altı kitaptan oluşan bu eğlenceli dizinin yazarı İlkay Marangoz ve resimleyeni Serap Ergel, birlikte muhteşem bir sonuca ulaşmışlar. Dinozorları anlatan yazımı Edebiyat Haber‘de okuyabilirsiniz.

Şub 19

Bakmayın öyle yüzüme. Ne dememi bekliyorsunuz? Çocuktuk, ne yaptığımızı bilemiyorduk mu demeliyim? Üzgünüm, kendimi kandırmayı bırakalı uzun zaman oluyor, farkında değil miydiniz? Siz zaten hiçbir şeyin farkında değilsiniz ki. Olmadınız hiçbir zaman. Olamadınız. Benimse o günden beri kulaklarım yalnızca bir sözcüğü duyuyor. Neden?

Ne şu ağaçta cilveleşen kuşların ne de rüzgârın sesini duyuyorum. Devamı

Şub 18

Sadece sen ve ben kalalım ne çıkar.

İşimiz gücümüz olmasın, günlük telaşlar yok. Tanıdık insanlar uzak.

Birlikte uyuyup uyanmanın verdiği mutluluk yetmez mi insana?

Kurulan o büyük hayaller yok, zaten gerçekleşmiş ya en büyüğü, kalmışız baş başa bu koca şehirde, daha ne olsun.

Cemal Süreya okuduğun günler olsun, “Kapı aralığında öptüm / Soluğundan öptüm seni”. Devamı

Şub 08

Menekşeler soldu. O gideli on gün oldu. Gitmeye karar vereli on ay. Saksılara baktı. Gözleri doldu. Tam düşerken sağ gözünden damlacık, Cin kucağına zıpladı. Dikkati dağıldı. Tonik dizlerine sürtünmeye başladı. Hep Cin’i kıskanırdı. İkisini de kucağına alıp okşadı. Eli, sesi, ruhu titriyor, içi kanıyordu. Kanadı. Kediler şahidi oldu.

Kadife koltukta uyuyakaldı. “O”nun koltuğunda. Devamı

yazı çizi