Ara 05

jantilere-karsi-kitipiyozlarKafanızın boşaldığını hissettiğiniz anlar oluyordur herhalde? Kocaman, işlenmeyi bekleyen, boş bir levha. Tabula rasa. John Locke denen adam bizim için söylemiş. Bizim! Bana özgü değildir, diye düşünüyorum. “Evet” dediğinizi duyamıyorum. Hass… Size hiç olmuyor mu dostum? Bir daha düşünün:

Peki bir tür avolisyon hali? Hani kolunu kaldıracak enerjin yok. İhtiyacın olan her şeyi, kollarını 180 derece açtığında ulaşabileceğin yerlere yerleştiriyorsun. Devamı

Kas 12

Shopping basket filled with fresh fruit and vegetables− Bu kasa açık mı?

− Evet, buyurun yardımcı olayım.

Sepet ağzına kadar doluydu. Severdi böyle sepetleri, belki boş kalmaktan hoşlanmadığı için, belki de satın alınanlar kasaya okutulurken çıkan sesi sevdiğinden. Çoğu insan rahatsız olurdu bu sesten, ama o bayılırdı, müzik gibi gelirdi. Bir de fal bakardı kendi kendine, böyle tıka basa dolu sepetlerde. Kasa falı, kendi bulduğu ve adını uydurduğu bir oyundu onun için. Devamı

Kas 07

siseÇıkmadan önce baktığımda saat üçü geçiyordu. “Sabahın okunmasına var daha” diye geçirdim içimden. Dut gibiydim. Yolda içerim diye zuladan yürüttüğüm şişe de kabanımın içinde. Ama cila atmak şurada dursun, eli cepten çıkarmaya büzük ister. Hava buz… Köpekler bile fertiği çekmiş. Bir kenara ilişip nefeslenmek geçti içimden. Nefes bahane tabii. Sızasım var. Adamın yürürken gözü mü kapanır? İskelede içerim artık. Balıkçılar yakmıştır sobayı. Devamı

Eki 22

renkperest-gecislerOn çocuklu Zahide Kadın’ın yedinci harikasıydım ben. Adımı Nefise koymuşlardı. Bozkırın sarı topraklarında, köyün E5 yol şeridiyle sınırlı bir rüyaya ekilmişti ömrüm.  Kaderleri yolun ötesine geçebilmekle değişen insanlarımla serpildim.  Çorak topraklardaki cahil uğultulardan sıkılıp kafamı kaldırdığımda tanıştım mavilerimle. Cümbüşü sadece ablalarının bayramlık fistanlarında gören bir çocuğun, hayallerinin gök rengi olması pek de şaşırtıcı değildi. Devamı

Eki 16

cekceksiz-ask− Yine tam zamanında geldin. Otursana. Aslı böyledir işte. İki senedir arkadaşız, hiçbir buluşmasına geç kaldığını görmedim.

Kaldım oysa. Gecikmişliğimle baş başa.

“Ben de bir erkeğin önünde durmuş, ondan beni sevmesini isteyen sıradan bir kızım.” diyor ya Notting Hill’de, Anna sevdiği adama. Öyle sıradandım işte âşıkken sana. Devamı

yazı çizi