Kas 07

siseÇıkmadan önce baktığımda saat üçü geçiyordu. “Sabahın okunmasına var daha” diye geçirdim içimden. Dut gibiydim. Yolda içerim diye zuladan yürüttüğüm şişe de kabanımın içinde. Ama cila atmak şurada dursun, eli cepten çıkarmaya büzük ister. Hava buz… Köpekler bile fertiği çekmiş. Bir kenara ilişip nefeslenmek geçti içimden. Nefes bahane tabii. Sızasım var. Adamın yürürken gözü mü kapanır? İskelede içerim artık. Balıkçılar yakmıştır sobayı. Devamı

Eki 22

renkperest-gecislerOn çocuklu Zahide Kadın’ın yedinci harikasıydım ben. Adımı Nefise koymuşlardı. Bozkırın sarı topraklarında, köyün E5 yol şeridiyle sınırlı bir rüyaya ekilmişti ömrüm.  Kaderleri yolun ötesine geçebilmekle değişen insanlarımla serpildim.  Çorak topraklardaki cahil uğultulardan sıkılıp kafamı kaldırdığımda tanıştım mavilerimle. Cümbüşü sadece ablalarının bayramlık fistanlarında gören bir çocuğun, hayallerinin gök rengi olması pek de şaşırtıcı değildi. Devamı

Eki 16

cekceksiz-ask− Yine tam zamanında geldin. Otursana. Aslı böyledir işte. İki senedir arkadaşız, hiçbir buluşmasına geç kaldığını görmedim.

Kaldım oysa. Gecikmişliğimle baş başa.

“Ben de bir erkeğin önünde durmuş, ondan beni sevmesini isteyen sıradan bir kızım.” diyor ya Notting Hill’de, Anna sevdiği adama. Öyle sıradandım işte âşıkken sana. Devamı

Eki 13

aydinliga-terfiTüm nesneler, doğum ve ölüm arasında yer edinir. Bazen doğuma yakın bazense ölüme… Bıçak mesela. Bir canlının hayatına son vermek için kullanılabilir. Tek bir hamle! Ya da dünyaya gelişiniz için düzenlenmiş bir partide pastayı dilimlere ayırmak için. Birkaç hamle! Kaç kişiye hayatınızdan dilim sunmak isterseniz… Mum mesela. Dinsel bir ayinde ölen kişinin yeni hayatını daha iyi görebilmesi için bir yol belki, ölümün ve ölünün ardından yakılan. Ya da ayaklarınızı uzatmışsınız, elinizde bir kadeh kırmızı şarapla rahatlamak, gevşemek için bir araç. Devamı

Eki 08

kirmiziAnnesinin sesiyle uyandı.

“Hadi Didem geç kalıyoruz, anneannen bekliyor biliyorsun.”

“Annemin emrivakileri” diye söylenerek kalktı yataktan. Sabahları biraz çekilmez olurdu. Alelacele giyindi. Ayna karşısında saçlarını düzeltirken “Anneannemdeki yaşama hevesinden bana da ver lütfen Tanrım” dedi. Devamı

yazı çizi