Eki 28

Anası öldüğünde on iki yaşındaydı, istemeye ilk geldiklerinde on beş, evlere temizliğe gitmeye başladığında henüz on yediye basmamıştı Safiye.

Sabah yedide evden çıkarsa Çayyolu, sekizde çıkarsa Kurtuluş, yedi buçuksa saat Bahçeli’deki eve gidiyor demekti. Otobüste kafasını cama yaslayıp yol boyu hayaller kurardı. Halıları süpürürken, camları silerken, eğilirken, doğrulurken, bezleri sıkarken… “Güle güle kirletin abla.” deyip çıktığı her evden sonra bir adım daha yaklaşıyordu hayallerine.

“Al kızım, ben bu ayakkabıları artık giymiyorum.” diyen hanımının verdiği ayakkabı kutusu, hayal kumbarası olmuştu. Koynundan çıkardığı parayı, kuruşuna dokunmadan atardı. Ara sıra önünden geçtiği vitrinlere gözü takılsa da “Dön kız önüne, sağa sola fazla bakma!” diyerek hırsla başını öbür tarafa çeviriyordu. Devamı

Mar 08

Öykü yayımlayan e-dergilerden dikkatimi çekenleri sıraladım. Öykülerinize yer bulmak için yararlanabilirsiniz. Bolca öykü okumak isteyenlere de öneririm.

Edebiyat Haber

Kil Tablet

Kayıp Rıhtım

Devamı

Şub 14

Son günlerinde babalarının yanında olmak için eve gelmişlerdi. İkiz kardeşlerin birbirlerinden bu kadar farklı olmaları hayret vericiydi. Aslında çocukluklarında böyle değillerdi. Zeynep ne kadar huzurlu, sevgi dolu, üretkense, Eda kontrolcü, içine dönük ve tüketendi. İkisi de kendi düzenlerini kurmuş çoluğa çocuğa karışmışlardı. Seçtikleri hayatı yaşıyorlardı. İşlerini de ellerine almışlardı. Eda kaymakam, Zeynep origami sanatçısı olmuştu. Devamı

Şub 01

Suriye’den geldiğimizde on beş yaşımdaydım. Neredeyse bütün mahalle göç etmiştik. Yaşlıların bazıları topraklarında ölmeyi tercih etti. Onları geride bırakan aileler çocuklarının gelecekleri için geçmişlerinden vazgeçtiler. Yürüdüğümüz yollar boyunca hep arkalarına baktılar. Sanki Allah gökten mucize indirecek ve geçmişlerini bir anda peşlerinde bitiriverecekmiş gibi. Döndüler baktılar. Uzaklaştılar.

Birkaç yıl orada burada çalıştım, kâğıt topladım, bulaşık yıkadım, azarlandım, hırpalandım, pislendim, acıktım. Oysa evimizdeyken babam çiftçilik yapardı. Kardeşlerim ve ben okula giderdik. Devamı

Oca 23

Renklerin tonu ruhunu yansıtıyordu. Askılardaki kıyafetlere teker teker bakıyor, dikkatini çekenleri alıp, evire çevire inceliyordu.

Tahminime göre en az yetmiş beş yaşında vardı. Hemen çaprazımdaki yazlık elbise ve eteklerin olduğu bölümde, elindeki beyaz emprime kumaş üzerine mor çiçekli, askılı elbiseye bakıyordu. Sarıya boyalı saçlarına, minik taşlı kelebekler iliştirmişti. Boncuk gibi pırıl pırıl mavi gözleri rimelliydi. Kırmızı oje sürülmüş uzun tırnaklı elleri, zarif hareketlerle giysiler üzerinde geziniyordu. Devamı

yazı çizi