May 07

Cumartesi günü Farabi Sahnesinde ikinci grubumuzla buluştuk. Çocuklarla eğlenerek yazmaya başladık.

Tanıştık, kaynaştık, oyunlar oynadık. Nasıl karakter oluşturabileceğimizi keşfettik. İyi ve kötü karakterleri çizdik, boyadık. Onlara isim koyduk, özelliklerini belirledik.

Kalpleri sevgiyle dolduran, insanları iyileştiren, barıştıran bir iyi karakterimiz; sakar, kokoş, kendini beğenmiş, çikolatalı balık seven bir de kötü karakterimiz oldu.

Mar 28

4 Mart’ta Farabi Sahnesinde çocuklarla eğlenerek yazıp çizmeye başlamıştık. Cumartesi günü atölye öykülerini tamamladık. Atölye kitabı hazırlanmaya başlandı.

Atölye boyunca kaynaştık, oyunlar oynadık. Karakter oluşturmayı, zaman ve mekânı hayal etmeyi, olayları birbirine bağlamayı keşfettik. Böylece öyküler ortaya çıktı.

Atölye kayıtlarımız başladı, yeni grup 6 Mayıs’ta açılacak.

Atölyeye katılmayı istiyorsanız Farabi Sahnesini arayıp kayıt yaptırabilirsiniz: 468 00 58

Mar 06

Cumartesi günü Farabi Sahnesinde yeni grubumuzla ilk kez buluştuk. Çocuklarla eğlenerek yazıp çizmeye başladık.

Tanıştık, kaynaştık, oyunlar oynadık. Nasıl karakter oluşturabileceğimizi keşfettik. İyi ve kötü karakterleri çizdik, boyadık. Onlara isim koyduk, özelliklerini belirledik.

Domates yiyince garip rüyalar gören, arıya alerjisi olan, sakar, cesur bir iyi karakterimiz; cesur görünümlü korkak, zorba, eşyaların içinden geçebilen ama belki de sonradan iyiye dönüşebilecek bir de kötü karakterimiz oldu. Devamı

Nis 26

cocuklarla-eglenceli-yazi-cizi-atolyesi-basladiÇocuklarla Eğlenceli Yazı Çizi Atölyesi dün başladı. İlk grubumuzda birbirinden hevesli ve yaratıcı çocuklarla buluştuk.

Oyunlar oynayarak birbirimizi tanıdık. Kahramanlarımızı oluşturmak için hem oynadık hem de çizdik. Böylece ilk kahramanlarımız ortaya çıktı. Keyfimize diyecek yoktu…

Önümüzdeki cumartesiyi iple çekiyoruz. Yeni grup için bilgi>>>

Devamı

Şub 13

Kediler şahit olmuştu o gün olanlara. Bahar’ın, çaresizliğine merhem olmasını umduğu Yoldaş ve Ararat… Biri uysal, diğeri hırçın… Kendini ait hissetmediği bu şehre, bu sokağa ve bu eve onu bağlayacak bir şey ararken bulmuştu onları, sokağın köhne bir köşesinde. Sarıp sarmalarsa yaralarını, kendi yaraları da kabuk bağlar diye ummuştu. Gecenin karanlığı belki ona dost olurdu böylece. Bunca zulme ve acımasızlığa rağmen nefes alıyor olmanın keyfine varabilirdi, kediler arsızca oynaşırken ayaklarının dibinde. Devamı

yazı çizi