Kas 24

Aslı Eti’nin ilk çocuk-gençlik romanı Unutma Beni, en sevdiğim kitaplar arasına girmişti. Değer verdiklerime hediye ettiğim nadir kitaplardan oldu. İkinci romanını heyecanla bekledim ve Dünya’nın On Dört Günü geçenlerde yayımlandı.

“Giriş” bölümü, “Bu kitabı elinde tutman ne şans ne de tesadüf…” diye başlıyor ve “Dünya’nın öyküsü, aslında senin öykün” diyor. Sayfalar ilerledikçe ne demek istediğini anlıyorsun.

Kahramanımız Dünya, köyün en küçüğü ama adı kadar büyük bir anlamı göğüslüyor. Köyünün başına gelenleri anlamaya ve değiştirmeye çalışıyor. Bir dileği var: “Her şeyin değişmesini diliyorum. Hem de hemen, mümkünse yarın.” Bu kalpten gelen sözler boşa gitmiyor. Devamı

Mar 02

Kanatlı Denizatının Peşinde, “Yedi Denizlerde” dizisinin ilk kitabı. Dizinin iki kitabı daha var: İskelet Sahili’ndeki Sır ve Kükreyen Kırklar. Onları da merak ediyorum, tez zamanda okuyacağım.

Başkahramanımız Renda, babasının kaptanı olduğu Shonga adlı gemide yaşıyor. İkinci kaptanın çocukları Palu ve Solin gemi yaşamına katılınca neşeli bir üçlü oluyorlar.

Yazar Delal Arya, tıpkı Renda gibi çocukluğunu kaptan babasıyla birlikte okyanuslarda geçirmiş. Belki de bu nedenle roman gerçek kadar inandırıcı. Devamı

Oca 18

dagin-tepesine-dogru-oyDağın Tepesine Doğru, Arne Dahl’ın yazdığı bir İsveç polisiyesi. “Intercrime” serisinin Ölümün Sesi ve Kötü Kan‘dan sonra gelen üçüncü kitabı. Karakterleri tanımak açısından önce ilk ikisini okumakta yarar var.

Yazar, polisiye alanında aldığı pek çok ödülü hak etmiş. Karakterler ve olay örgüsü son derece başarılı.

Anlatıcı, olayları Paul Hjelm’i odağa koyarak aktarıyor. Roman, Hjelm’in içinde yer aldığı ve ülkenin çeşitli yerlerinden gelen polislerin oluşturduğu A Takımı’nın bir seri katili yakalamaya çalışmasını anlatıyor. Devamı

Haz 29

unutma-beni-ycUnutma Beni, mutlulukla okuduğum bir çocuk-gençlik romanı. Yetişkinlerin de kaçırmaması gereken bir kitap. Özellikle hayal etmeyi unutmuş olanların…

Aslı Eti, bu ilk kitabında hayal etmenin insanı nerelere vardırabileceğini gösteriyor. “Hayal etmezsen eğer, hiçbir şey olmaz.” Bu sözü, kahramanı İda’ya zaman zaman hatırlatıyor.

İda’nın kar lalesiyle karşılaşmasıyla başlıyor yolculuk. Macera, heyecan, iyilik, güzellik, korku, mücadele, sevgi, hüzün, neşe dolu bu yolculuk. Devamı

Nis 27

cadibostani-cinayetiEsra Türkekul, ilk polisiye romanı Kapalıçarşı Cinayeti ile farklı bir kahraman yaratmıştı. Turist rehberi Berna, boşanmış, depresif, kaygılı, takıntılı bir kadındı. Rehberliğini yaptığı turistin Kapalıçarşı’da öldürülmesi nedeniyle polise yardım etmek zorunda kalıyordu.

Cadıbostanı Cinayeti, Berna’nın yeni macerası. İki yıldır heyecanla beklememe değdi. Romanı ortaladığımda öncekinde olduğu gibi bitecek diye dertlenmeye başladım. Devamı

Kas 16

en-cok-onu-sevdimEn Çok Onu Sevdim, öykülerini severek okuduğum Gamze Güller’in ilk romanı. Kısa ve çarpıcı bir roman.

Hangisini tercih edersiniz? Yepyeni beton kulelerde üst kat dairelerden birini mi, kendine özgü kokuları olan, balkonlu eski bir evi mi?

“… Mutfak yeni pişmiş ekmek gibi kokuyordu. Tazelik, sıcaklık, sevecenlik doluydu. Salonda yoğun bir ahşap ve eskimişlik kokusu vardı. Eskiliğin gücünü seviyordu Asuman. Yaşlanmak binaları insanlara sevdiriyor, ait olma hissiyatını kuvvetlendiriyordu.” Devamı

Tem 13

iyi-uykular-dedektifSilvia Roncaglia’nın –her yaştaki− çocuklar için yazdığı “İyi Uykular Dedektif” Günışığı Kitaplığı’nın yayımladığı en güzel kitaplardan biri.

Polisiye desen var, mizah desen onda, ilginç karakterler, acayip olaylar, merak, eğlence, coşku… Bu sıralar, okurken en çok eğlendiğim kitap bu oldu.

Özel dedektifimiz Pippo Merlo’nun garip bir hastalığı var. Heyecanlanınca, korkunca, şaşırınca, pat diye uykuya dalıyor. Bir dedektif için pek de kolaylaştırıcı değil bu durum. En önemli anları kaçırmasına neden olabiliyor. Renkli karakterine de yeni bir renk katıyor. Devamı

yazı çizi