Ara 06

Geçen gece rüyamda Ahmet Ümit’i gördüm. Sultanı Öldürmek‘i çok uzun yazdığı için kızıyordum ona. “Tarihi roman yazacaksan orada anlat fethi methi, polisiyeyi polisiye gibi yaz!” O her zamanki sakinliğiyle açıklıyordu fethin de önemli olduğunu, romanı uzun tutması gerektiğini falan. İkna olmadım tabii, ne de olsa hayal kırıklığına saplanmış bir okuruydum.

Nasıl takılmışsa bu mesele kafama, bilinçaltımın nerelerine atmışsam çıkıverdi işte. Yazayım da bir daha uğraşmayayım, dedim. Sevip her kitabını heyecanla beklediğiniz yazarın bu kadar yorucu hale gelmesi üzüyor insanı. Üstelik fazla sözcükler konusunda takıntılıyım ben. Bu romanınsa yarısı fazlalık, anlayın halimi!

Umarım yeni romanlarında polisiye yazarına dönüşür Ahmet Ümit. Bir ümit…

 

Eyl 24

Günışığı Kitaplığı’nın yayımladığı Satılan Gülüş‘ü, Edebiyat Haber’de yazdım.

Neşesiz bir hayat… Mümkün mü? Gülmek özgürlüktür! Buyurun okuyun.

Ağu 04

Bazen yeni kitaplara başlamak güç geliyor. Eski bir dosta sığınmak istiyorum, çoğunlukla da Bern oluyor bu eski dost. Bu kez Kendini Humprey Bogart Sanan Hırsız adlı macerasına döndüm. Bern’le dertleştik, acı çektik, hüzünlendik, güldük, cinayetleri çözdük. Yine çok iyi geldi bana.

Yeni kitaplara kavuşma zamanı. Kendimi Dost Kitabevi‘ne attım. Polisiyeden şiire, öyküden romana, felsefeden denemeye tam 9 kitap almışım. Seçmek çok zor, hepsini birden okumak istiyorum, ama polisiye ağırlığını koydu. Yaşasın kitaplar!

 

Ara 27

“Vaktim yok, fazla okuyamıyorum” ya da “Romana başlıyorum, zamansızlıktan okuyamıyorum, ne olduğunu unutuyorum” diyenler için bir kitap listesi yaptım. Öykü, kısa roman ve deneme kitaplarından oluşuyor liste:

Tem 25

Sevin Okyay’ı büyüklüğünden tanırım. Film eleştirilerini keyifle okurum. Pek çok çocuk kitabını dilimize kazandırdığı için de takdir ederim.

İlk Romanım adlı kitabında çocuk Sevin’le tanıştım: “Dün iki haneli ilk yaşıma girdim; yani 10. Çok güzel bir defterim var. Hatıra defteri gibi değil, biraz daha değişik, kilidi yok ama kalın. Üstü ekoseli. Daha önce hiç ekoseli defterim olmamıştı. Babam dışarıdan getirdi. Hediye”.

Sevin, annesi kadar büyük olmasa da, yaşı onun gibi iki haneli olduğu için büyüdüğüne karar veriyor. Bu “özel” deftere ilk romanını yazıyor. İlk üç yaşını hatırlamasa da anlatacak yedi yılı var. Az zaman değil. Devamı

yazı çizi