Nis 05

Denizin koynunda salınan kayık sarsıldı. Balıkçı gözlerini kırparak açtı, ovuşturdu. Kayığın kıçında zehir yeşili kafa dikeliyor, yılansı boyunları kıvrılıyordu. Müstehzi bakışlarını balıkçıya dikmişti. Çirkindi – ihtiyar balıkçı öyle düşündü. Köşeye çöreklenmiş gibi görünse de bedeninin gerisi denizin koyu derinliklerine uzanıyordu. Burunlarından tıslamalı sesler çıkarıyordu. İhtiyar adam, yüreğinin bu manzaraya dayanmasına şaşırdı.

Devamı
Mar 02

Gecenin her yerden uzak bir vaktinde uyandı. Ellerini yüzüne kapadı ve ağlamaya başladı, neye uğradığını bile anlayamadan.

Kâbus görmüş olmalı. “Ne kadar tenhayım,” diye düşündü, alabildiğine geniş yatağın kenarına ilişerek. “Hayata ilişmek, evet benim varlığım bundan ibaret.”

Silkelendi hafiften, saatini arandı – saatin butonuna tıkladığında, günlük  egzersiz hedeflerine ulaşamadığını gördü. Son nabız ölçümü sıfırdı.

Devamı
Şub 23

Dedektifler kapımı çaldıklarında, güneş batalı çok olmuş, yeni ay ufuk çizgisinden görünmüştü.

Genç bir kadın ve kafası karışık genç bir adam. Kadının giysileri çok daha erkekçe; döpiyes ve gömlek, düz tabanlı şık ayakkabılar. Pembe ipek bir şal dolamıştı boynuna, aplikten düşen ışığın altında pırıltılar geziniyor; ceketin lacivertiyle uyumlu.

Devamı
Şub 17

Kumsalda uzanmış, kitap okuyorlar. Hep kısa gelen bir tatilin sonu. Nazım’ın kafasındaki kalabalık azalacağına artmış. Yanıbaşında uzanan Serkan’a bakıyor gözlüklerinin altından. Onun kaygısızlığına, bunca yıl sonra umursamazlığına ifrit oluyor. Oysa tatile kafasında fazlalık yapan nesneleri ayıklamak, sabrını genişletmek için gelmişti.

Devamı
Oca 19

Israrla beni çağırmakta olan davete gidiyorum nihayet  – yıllarca geciktirdiğim, hep bahaneler bulup geri çevirdiğim, kaçındığım icabet etmekten.

Kapıyı bana o açıyor. Yerindeymiş tedirginliğim; her çağrı tesadüfleri davet eder. Sorsalar kimden kaçıyorsun, kiminle karşılaşmaktan, onun bütün isimleri gelirdi aklıma elbet. Bunu bilmiyordum kapıyı çalarken.

Devamı
yazı çizi