Eki 02

Çevrimiçi yazı çizi atölyesinin sonbahar grubu oluşuyor. “Benim gibi insanlarla buluşsam, kalemimi geliştirsem” diyorsanız beklerim.

9 yılda, beşi çevrimiçi olmak üzere 27 grupla çalıştık.

Yeni grup ekimde başlayacak ve 8 hafta boyunca cumartesileri 12.30-14.40 arasında sürecek.

Atölye tamamen uygulamaya dayalı, kuramsal dersler yok. Her hafta bir öykü yazacaksınız, okuyarak grupça tartışacağız. İpuçları verip daha iyi yazmanıza destek olacağım.

Katılmayı istiyorsanız bana yazın: gaye@yazicizi.com

Program ve atölye öyküleri için>>>

Nis 03

“Gözlerime inanamıyorum. Rüya gibi!” dediğimde arkamdan, sakin ve kalın bir ses “Eh, rüya sayılır” dedi ve sanki uçup gitti. Öyle kalabalık bir yerdeydim ki göremedim sesin sahibini. Boş verdim. Zaten söylediklerinin hiçbir önemi yoktu. Ne insan seliydi ama… Alıp götürdü beni hayallerime.

Devamı
Mar 25

Tanımadığım sokaklarda dolaşırken, çok sevdiğim Fransız fonetiği kulaklarıma çalınıyordu. Ne dediklerini fazla anlamasam da hep romantik şeyler söylüyorlarmış gibi gelir bana. Bu Fransızcaya çektiğim bir kıyak sanırım. O güzel croissant’ları, caddeye bakan kafeleri ve var olmanın dayanılmaz hafifliğini hissettiren chanson’ları. O piknik yapmaya doyamayacağın güzelim parkları da unutmamak lazım.

Devamı
Mar 09

“Bu ağaçları tanıyor musun?” diye sordu yürürken.

O zaman baktım çevreme. Ne çok ağaç vardı. Çiçeğe durmuş hepsi. Koyu pembe mi desem mor mu desem, ikisinin arasında bir renk işte.

“Sana soruyorum, hişşşt, daldın yine…”

Evet dalmıştım. O dikkatimi çekene kadar çevremde rengârenk ağaçlar olduğunu, renklerinin nasıl da büyüleyici olduğunu fark etmemiştim.

Devamı
Şub 05

Adamın günlerdir gözüne uyku girmemişti. Bir derdi de yoktu aslında. Sadece sıkılıyordu. Peki neden? Evi ve ayağı sıcak, işi de, kafası da rahattı. Evet, yalnızdı ama bu onun kendi tercihiydi. Kimseye muhtaç değildi. Zaten arkadaşı falan da yoktu. İnsanları pek sevmezdi. Hele çocukları hiç! Sıkış tıkış otobüslerde gide gele, hepsinden nefret etmişti. Kimseye bulaşmadan yaşadığı sessiz, sakin bir hayatı vardı. Eee? Nerden çıktı şimdi bu uykusuzluk?

Devamı
yazı çizi