Ara 04

“Benim gibi insanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim.

Yeni atölye grubu, 2019 Ocak ayında başlayacak ve bu programla 8 hafta boyunca salı akşamları 19.00-21.20 arası sürecek.

Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Devamı

Kas 30

Araba Ulus Hali’nin girişinde durdu. Deniz kapıyı kapatırken eğilip “Yarın kaleye keşkül yemeğe gidelim” dedi. Arabadaki olur anlamında başını salladı. İş arkadaşı Ayşe ile haftanın iki günü gittikleri, tren garına yakın spor merkezinden dönüyorlardı. Bütün gün işte yorulduktan sonra bir de spor yapmak akıl karı değilse de 8 senedir bundan vazgeçemiyorlardı. Yürüme bandına çıktıktan sonra, salgılanan mutluluk hormonundan dolayı, insan kendini alakasız bir sürü şey üzerine umut etmeye, birçok şeyi yapabilecekmiş gibi hissetmeye başlıyordu. Devamı

Kas 20

Ünlü bir tur şirketi ile Kapadokya’ya gidecektik. Taşlardan örülü bu tarihi mekân oldum olası gizemli gelmiştir bana. Grupta sevmediğim kişiler olsa da bahara orada “merhaba” diyecek olmak içimi titretmeye yetmişti.

Hafta sonu olduğu için kendime rahat birkaç kıyafet aldım. Küçük not defterleri, renkli fularlar, iyi çekim yapabileceğim bir fotoğraf makinesi ve güzel iç çamaşırları… Evet, artık hazırdım. Kapadokya yolcusu kalmasın! Devamı

Haz 12

— Şu dergideki yazıya bak Öykü, Allah aşkına: “İnsanlar ürüyorlar. Mütemadiyen, istemenin spiral yamaçlarından coşku içinde kaya kıvrıla çoğalıyorlar hem de.” Lafügüzaf! Bu insanlar uçmuş.

— Nesi garip bunun Selim? Sen ki çoğu zaman yargısız yaklaşırsın! Birden tepki verdiğine bakılırsa kendince bir analizin oluşmasına bile olanak vermiyorsun. Bu seni sığlaştırıyor. Haklı tarafları olabilir elbet.

Belli ki çocuk sahibi olma/olmama çekişmemiz onu yıpratıyor. Hazır değilim. Ne desem suç! Devamı

Haz 08

Ciro tutturamama stresi üzerimdeyken, gene Handan teyze reyonda belirdi. Armağan oğlum seni çok özledim, diye bana sarıldı. O zamanlar anlam veremiyordum neden bana Armağan dediğine. Reyonda çalışan personel bana gülümsemeler ve şakalaşmalarla Armağan şef diye hitap etmeye başlamışlardı. Tabiri caizse adım Armağan’a çıkmıştı.

Handan teyze iki sene önce bizden mutfak seramikleri almış, özellikle benim onunla ilgilenmemi istemişti. Dikkatimi çeken bana hasret ve özlemle bakışıydı. Alışveriş yapsa da yapmasa da beni ziyaret edip hediyeler veriyordu. Devamı

yazı çizi