May 16

Neredeyse yarım saattir durakta bekliyordum. Elimde tuttuğum otobüs kartına baka baka ezberlemiş, şehrin saat kulesinin resmini gözlerimle defalarca çizmiş, zihnimde yeni bir kule inşa etmiştim. Kartın diğer yüzünde kentimizin logosu olan sevimli bir tavşan resmi vardı. Kulaklarına dokundum, bıyıklarını kımıldatarak karşılık verdi ya da bana öyle gelmiş, beklemek hayal gücümü harekete geçirmişti. Boşuna beklemeyin otobüs gelmeyecek, dedi yanımızdan koşarak geçen adam nefes nefese: Devamı

May 15

Küçük kız buklelerini sallaya sallaya koşarak arkadaşının yanına geldi; tam karşısında durdu. Nefes nefese sordu:

“Dün gece konuştuklarımızı hatırlıyor musun?”

Mehmet hiçbir şey söylemedi. Bir anlam bulmaya çalışır gibi yüzüne baktı Hülya’nın.

“Hatırlamıyorsun işte! Hani söz vermiştin? Hani bugün, dün gece birbirimize anlattığımız sırlardan konuşacaktık?” Devamı

May 05

Uyku | C.

Yazan Editör Kategori atölyeden

Ayın parlak ışığı bir hayalet gibi pencereden içeri süzüldü, kederli bir loşluk içeri yayıldı. Odanın bir köşesinde geceden açık kalmış televizyonun parlaklığı içeri sevimsiz bir grilik yayıyordu. Pencereleri kapalı evde perdeler bir matem havasında asılıydılar. Açık kalan kapıdan karşıdaki odada Sezai Bey’in yatağında uyuduğu görülüyordu. Devamı

May 04

Yağmur yağıyordu, sırılsıklam açtım. Evlerin ışıkları yanıyor, bacalarından kesif duman çıkıyordu. Sokağa burnunu uzatan, dünya yerinde duruyor mu diye merak eden bir Allah’ın kulu yoktu. İnsanlar koltuklarına mıhlanmıştı.

Kapı önlerine bırakılmış torbaları koklayarak ilerliyordum sokakta. İyi insanlar bırakmıştı bu torbaları, içlerinde yağlı ve baharatlı yemek artıkları, tavuk kemikleri ve kürdanlar, küf ve deterjan kokusu; sırtı pek mahalle sakininin aklının ucundan bile geçmeyecek tuzaklar… Devamı

May 03

“Sevgili çocuğum, elinde tuttuğun mektup inanması güç ama gelecekteki senden yine sana yazılmış bir mektuptur. Hayır, bu bir eşek şakası değil, hayır, bu yanlışlıkla birinin cebinden düşmüş ve şans eseri senin bulduğun bir mektup da değil. Görüyorsun ya, mektubu eline alır almaz aklından geçenleri tahmin etmekte ne kadar mahirim, umarım çekincelerin yerini itimada bırakıyordur yavaş yavaş, çünkü otobüse bindiğinden beri inmen gereken durağa yaklaşıyorsun. Devamı

May 02

Gözü kilitli sandığa takıldı. Bir süre izledikten sonra hızlıca geri dönüp bahçeye doğru koşmaya başladı. Bahçenin ortasına geldiğinde birden durdu. Yavaşça başını kaldırarak eskiden kendisine çok büyük gözüken evi, sanki ilk kez görüyormuşçasına incelemeye koyuldu.

Çocukluğunda epey görkemli olan bu ev, şimdilerde ailesine değil, terk edilmişliğin dünyasına aitti. Solgun, ne ayakta ne de yıkılmış… Devamı

Nis 28

Uzun boyu, irice vücudu, kırlaşmış sakal ve bıyığı gözlerindeki keskinliği ortaya çıkarıyordu. Hafif kalkık, uzaklara bakan kalın, dağınık kaşlarının biriyle farkına varılamayan bir iklimi solukluyordu. “Cigaramın dumanı, yoktur aman bu yarimin imanı” diyerek az sonra yakacağı sigarası, dudaklarının arasında ha düştü ha düşecek eğreti duruyordu.

“Yüz, ruhun yansımasıdır” demiş Çiçero, 2000 yıl önce. Devamı

yazı çizi